• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

İyiliğe Sahip Çıkmak Veya Taraf Olmak

12 Ocak 2016
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

“Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değildir”.

“Velev ki sahibiz, o vakit; ya aldığımız nefesi vermemek için tutalım yahut verdiğimiz nefesi geri istemeyip reddedelim”.

İşte biz insanoğlu bu kadar aciz ve zavallıyız aslında.

Mesela bir saniyeliğine aklımız gitse veya nefes alıp veremezsek, kısacası hayati fonksiyonlarımızı yitirsek, acaba o bir saniye içerisinden bizi hangi güç çıkarabilir?

Hiçbir güç, hiçbir imkân ve hiçbir insan, o bir saniyede yaşadıklarımızı telafi edecek ve satın alabilecek donanımda değildir.

Sözlerim kendime ve bizim olduğunu zannettiğimiz ama sahip olamadığımız nefeslerimizin “emanet” olduğunu bilen amentüsü sağlam kişileredir.

Sözü buradan yürütürsek, esas anlatmak istediğim; “iyiliğe sahip çıkmak veya taraf olmak” başlığının maksadına ulaşamayız.

¥

Malum aklıselim sahibi insanların bildiği gibi Türkiye, dünya ülkeleri içerisinde mazlumlara sahip çıkan en güçlü devlettir.

Dünyanın neresinde bir mazlum varsa; umudu milletimiz, hükümetimiz ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dır. En çok mazlum insan da Suriye’dendir.

Şimdi anlatacağım hadise de yine Suriyeli bir ailenin, son anda sefaletten ve ölümden döndürülme hikâyesidir.

¥

Esed canisinin zulmünden canlarını kurtarıp, Libya’ya kaçabilen beş kişilik bir aile, geçen hafta Libya’dan sınır dışı edilir ve İstanbul havaalanına gelirler.

Ailenin pasaportlarında herhangi bir problem yoktur, baba ve iki büyük çocuk Türkiye’ye giriş yaparlar fakat anne ile dört aylık bebeğini almazlar.

Gerekçe şudur; annenin pasaportunda bebeğin kaydı vardır ama fotoğrafı yoktur. Anne ile bebeğin Türkiye’ye girişi için günlerce uğraşılır lakin bürokratik engeller aşılamaz.

Ailenin yarısı iç hatlarda, yarısı dış hatlarda günlerdir bekleşip durmakta iken, Deniz Feneri’nden Ali Karayılan ve İbrahim Altan devreye girerler.

Onlar da yetkililer nezdinde epeyce uğraşırlar ve tam çözüleceği sırada bu sefer de tarih 8 Ocak olur.

8 Ocak 2015’ten itibaren üçüncü dünya ülkelerinden gelen Suriyelilere, Türkiye’nin vize uygulaması başlar.

Haliyle anne ve bebek vize engeline takılır. Daha anlamsız bazı detayları, fitneci münafıklara malzeme olmasın diye es geçiyorum.

¥

Uzatmayalım, nihayet Ankara’ya ulaşılır, izahı olmayan engellemelerin önüne geçilir ve Başbakan Davutoğlu’nun, göçlerden sorumlu danışmanı eski Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş tarafından mesele çözüme kavuşturulur.

Beş gündür gözyaşları içerisinde bekleşen aile, nihayet önceki gün gece 03.00 sıralarında bir araya getirilir.

Gecenin 03’ü nereye gidecek bu insanlar? Deniz Feneri yine imdada yetişir.

Derneğin Genel Müdürü Ali Karayılan aileyi evine getirerek misafir eder, sabahında da ailenin Hatay Kırıkhan’daki kamplarda bulunan akrabalarının yanına gidebilmeleri için otobüs biletlerini alıp yolcu eder.

¥

Bütün mesele iyiliğe sahip çıkmak veya taraf olmaktır.  

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23