• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

İkilik tuzağına düşmemek

24 Nisan 2024
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

“İkilikten geçmeyince vahdete ermez gönül

Kâl ü kıylden geçmeyince vahdete ermez gönül”. Vahib-i Ümmî Hz.leri.

İslam âleminin en büyük ve amansız problemi, maalesef tüm ilahi düsturlara rağmen, ikilik tuzağına düşmektir.

Batılıların tuzağına düşerek, kendi içlerinde ve içimizdeki Haçlı zihniyetliler, kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaktadır. Bu hakikati görmek böylesine zor olmamalıdır.

Gerçekten birlik ve dirlik isteyenler, “Allah’tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed O’nun elçisidir” senedi çerçevesinde birleşseler ve ayrılıklara düşmeseler, İslâm âlemi böyle paramparça olmaz!

İslam dünyasının derdi büyük. Kendi içimize döndüğümüzde ya bizdeki perişanlığa ne demeli. Dün de hatırlatmıştım. “Benzemeyin” ikazına rağmen, her türlü benzeme yarışından bir türlü geri adım atamıyoruz.

Düne kadar “Batıl” olan bugün “Hak” gösteriliyor. Düne kadar dine ve Müslümanlara eziyet eden şahıslar, bugün kutsanıyorsa, hangi erdemli bir kimse böylelerine “makul” bakabilir.

Vahdet bilincinin insanları aynı inanç, aynı çaba, aynı amaç, aynı hedef, aynı ülkü etrafında nasıl bir araya getirmeyi başarabildiği; bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak uzun çağlar boyunca pek çok medeniyete beşiklik etmiş Anadolu coğrafyasında, İslam’ın ve tasavvufun girişinden itibaren nasıl bir kardeşlik, dayanışma ve birliktelik inşa ettiği ortadadır.

Bugün aklı erenler şu soruyu soruyor:

“Her şey ve herkes, Yüce Rabbimizin mahlûkatı dairesine dâhil olduğuna göre, her şey ve herkes, kendi üslubunca ve tarzınca, O’na doğru seyir halinde olduğuna göre, bu ikilik, bu ayrılıklar ve dahi anlamsız düşmanlıklar neyin nesi”?

Elbet böyle bir soruya herkesin kendi zaviyesinden vereceği bir cevabı vardır. Esas olan verilecek cevapların nefisten mi imandan mı olduğu önemlidir.

İkilik tuzağına düşmemek için buyurun “birlik” üzerine ameli olanların şu ifadelerine bakalım ve bu hali yaşamamak için eksiğimizin neler olduğuna bakalım.

Birlik vahdetinin temel unsurlarından birisi, imanın kalp dünyasında oluşturduğu; sevgi, saygı, sadakat, samimiyet, müsamaha, diğergamlık ve fedakârlık gibi kalbi hasletlerdir.

Bundan dolayı Peygamberimiz (s.a.v.):

-“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” demektedir.

Haydi, hep beraber şapkamızı önümüze koyalım ve kendimizi bu hadisin karşısında bir imtihana tabi tutalım. Açık söyleyeyim şahsım kaybeder. Allah muhafaza eylesin.

Seçim süresince, sonrasında ve halen yaşananlara, söylenenlere, iftiraları, yalanları, yayanlara ve inanılması için ise elinden gelen her türlü desteği veren kimselere baktığımızda, bu hadisin hakiki manada anlaşılmadığı aşikâr değil mi?

Ezcümle:

Hastalık belli. “Benlik”. “Ben” demekten vazgeçemediğimiz için daha doğrusu vazgeçmek istemediğimiz için “Ben’den” “Bir’e” varamıyoruz.

Bu sebeple de sırt sırta vermemiz gerekirken, birbirimizi sırtımızdan vuruyoruz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah

iranla birleştirmeye çalışıyorsun.

hesap

hocam lütfen şu ikilik çıkaranları kim onlar hangi taraf örneğin bence laik yobazlar çağdaşım diyen küffarlar kemalistim atatürkçüyüm diyen islam ve müslüman düşmanı batı ya uşaklık yapanlar evet ikilik yapanlar nesnel tanıtın ki havanda su dövmeyelim örneğin fetöcü munafıklar süleymancı denen siyonist uşakları
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23