Hangi Kıbrıs (5) ve Suat Günsel Camii
İslam medeniyetinde vatan edilen toprakların ilk bekçileri ve tapuları camiler, mescitler, tekkeler ve zaviyelerdir.
Kıbrıs’ın bütünde ise 1878 tarihli kayıtlara göre 450 civarında cami, mescit varmış. Günümüz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ise vakıf eseri olarak eski camilerin yanı sıra yeni camiler de inşa edilmekte ve 200’ü aşkın cami bulunmaktadır.
İşte bu camilerden birisi de Yakındoğu Üniversitesi’nin kurucu rektörü Dr. Suat Günsel’in ailesi adına yaptırdığı camiidir.
Altı minareli Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin harmanlandığı ve 10 bin kişinin ibadet edebileceği camiinin açılışına Kıbrıslılar büyük ilgi gösterdiler.
Türkiye’den Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş katıldı.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel’in yanı sıra Türkiye’den bazı üniversitelerin rektörleri vardı.
•
Cumhurbaşkanı Yardımcımız açılışta geçmişte Kıbrıs Türklerinin yaşadığı zalimlikleri yıllardır Filistin halkının da yaşadığını ifade ederek şunları söyledi:
“Lafa gelince; barış-demokrasi-insan hakları-ahlak-moral değerler-modern dünya-çağdaşlık, ne ararsanız var ama gerçeğe baktığınız zaman, çocukların üstüne son teknoloji uçaklarla bombalar yağdırılmaktadır.
Bu realiteyi, bu hakikati görmemiz lazım. Lafa değil, eyleme bakmamız lazım. Şunu hep birlikte bir kez daha gördük ki bu dünyada başkalarının merhametine güvenerek yolunuza devam edemezsiniz. Güçlü olmamız lazım. Birlik ve beraberlik içinde olmamız lazım ve hukukumuzu korumamız lazım.
Burada da iki devlet var. İki egemen-bağımsız devlet! Bundan sonra konuşulacak her şey, bu iki devlet arasında konuşulmak ve üzerinde müzakere edilmek durumunda.
Çözüm aranıyorsa çözüm budur. Realiteye bakıp hareket edilecekse realite budur. Yıllarca denenip sonuç alınmamış yöntemleri tekrar tekrar deneyip enerji kaybetmenin bir anlamı yoktur”.
•
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da yaptığı konuşmada; KKTC’nin İslam âleminin bir parçası olduğunu, bu caminin, KKTC’nin kökleşmesine, kurumsal yapısına, Kıbrıs Türk halkının imanına ve haklı davasına büyük bir katkı sunarak dünyaya bir mesaj verdiğini belirterek şunları söyledi:
“Kıbrıs Türk halkının her türlü saldırı karşısında yüreğiyle, diniyle, imanıyla ve Anavatanı Türkiye’nin desteğiyle verdiği varoluş mücadelesi ve çektiği cefayla yazdığı destanı unutmamak gerekir”.
•
Evet, açılış sonrası aklımdan şunlar geçmişti:
Kuzey Kıbrıs’a kumar, alkol ve eğlence sektöründen bakılınca tam bir eğlence adası görülmektedir. Gelin siz bir de onu Kıbrıslılara sorun.
Kıbrıslı Müslüman Türkler, İngilizler başta olmak üzere Yunanlılara ve Rumlara karşı 146 yıldır İstiklal ve istikbal mücadelesi vermekteler.
Dinini-dilini-bayrağını-vatanını, akla hayale gelmedik katliamlara rağmen savunan bir milletin zaviyesinden Kıbrıs’a bakmak lazım.
Yalnız bu zaviyeden bakmak için önce insan olmak lazım.