• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
02 Temmuz 2020

Eğitimimizi inkılap kurbanlığından kurtaramıyoruz

İnkılapların baskı ve şiddetle uygulanmaya başladığı 1930’lardan bu yana, nice nesillerimiz eğitim zayiatı olarak yaşadı ve göçtü.

Bir önceki ve bizim nesil de bu zayiatın en büyüğünü yaşadı. Şimdiki neslin çektiği ise bu nesilden kalanların ürünleri olarak eğitim zayiatı olmaya devam etmekte.

İşte son örneğini ÖSYM’de gördük. Keşke ellerinde, on öğrenciden birisinin sınavdaki sorulardan ve sürelerden şikâyetçi olmadığını gösteren şahitleri olsa! Mümkün değil.

Evlatları üniversite imtihanına girmeyenler için söylenenler bir şey ifade etmeyebilir ama yıllarca üniversite imtihanına girmek için emek harcayan öğrenciler ve veliler açısından mesele sıradanmış gibi kabul edilir değil.

Salı günkü; “Sayın ÖSYM’ciler Başka Soru Kalmadı mı”? Başlıklı yazıdan sonra tanıdık, tanımadık nice anne-babalardan; “çıkmayan sesimiz oldunuz, duyulmayan sözümüz oldunuz, inşallah duyarlar” diye mesajlar geldi.

Bütün dünya devletleri ve milletleri kendi değerlerini koruyarak değişime ayak uydururken, bizim eğitim sistemimiz hâlâ 1930’ların zihin yapısıyla hareket etmektedir.

Eğer muhtevayı dağıtmış olmasam veya dağıtsam da mazur göreceğiniz bir anekdotu anlatarak meramımı ifade etmeye çalışayım.

İkinci MC hükümeti koalisyon görüşmeleri sırasındaydı. Henüz çiçeği burnunda bir muhabirdim ve MSP genel merkezinden koalisyon görüşmelerini takip ediyor, toplantılar sonunda yapılan istişareleri de izliyordum.

Allah rahmet eylesin MSP Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan çok değil, dört bakanlık istiyordu.

Bakanlıkların başında Milli Eğitim Bakanlığı geliyordu. Sonrasında Kültür, İçişleri ve Adalet Bakanlığını istiyordu.

Uzatmayalım. Koalisyonun başı Süleyman Demirel’in bu istek karşısında Erbakan hocaya şöyle söylediği aktarılmıştı:

“-Hoca sen istediğini biliyor musun? Hükümeti kurmadan darbe mi olsun istiyorsun. Sadece Milli Eğitim Bakanlığını bile size vermemiz darbe sebebidir”.

Evet, ne yazık ki Milli Eğitim doksan yıldır bir türlü ne millete ne milli eğitime şöyle eli ayağı düzgün şekilde layık olacak hale gelememiştir.

Hele hele dilimiz konusunda bırakın yerli ve milli olmayı, gittikçe daha da bozulmaktadır.

Mesela Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı ve üyelerinden rica edelim ve ÖSYM’de sorulan Türkçe/dilbilgisi sorularını okusunlar ve sonra:

- “Evet, bu sorular dilimize çok uygundur hemen her lise talebesi bunları bilir ve yapar” desinler, gönderecekleri açıklamayı 365 gün köşemin bir yerinde yayınlayacağım.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere aklıselim sahibi devlet erkânı, yaptıkları konuşmalarında, yerli ve milli kalkınmadan, kültürden söz ederken, tam aksine işlerin yapılmasını anlamak gerçekten çok güç.

Ezcümle Nuri Pakdil’den:

“1923 devriminden beri, boynumuz ağrıdı Batı’ya bakmaktan. Çağ bizi, birlik olmaya çağırıyor. Çağ kültür girişimleri yapmaya, tarihsel çizgide kişiliğimizi bulmaya bizi zorluyor”.

Gelin şu büyük ustayı anlayalım.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa Biçer

Hüseyin abi. Allah razı olsun siz imanlı yazar abilerimiz kaç keredir yazıyorsunuz Milli eğitim sisteminin bu bozukluğunu, gerçekten de sizin yazılarınıza bir göz atmıyor mu başkan? Sayın Reisimizi de yıllardır bizim gibi imanlı milletimiz başa getiriyor ve hiçbir lidere Reise verilen destek verilmedi. Niçin (limaza) ıslah edemedi bu eğitim sistemini, ciddiye almıyor mu yoksa?
  • Yanıtla

Yasemin

ALLAH a binlerce şükürler olsun ki okul sıralarında KUR AN AZİMUSSAN okutuluyor hafız yetiştiriliyor türban yasağı kalktı. Recep Tayyip Erdoğan sayesinde oldu.Bunlar bu devlette kolay olacak şeyler değil katkı sunan az eleştiren çok
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı