Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur
Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bu hafta tanıtacağımız eser, Pınar Yayınlarından çıkan “Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur” isimli kitap.
Yazarı ise dünyayı da ülkemizi de tanıyan, tanımakla kalmayıp, hiçbir çekincesi olmadan, kimseye yamanmadan ve yaslanmadan hakikatleri dile getiren münevverlerimizden merhum Alev Alatlı.
Alatlı bu eserinde de dünyadaki gayri insani çelişkileri bilmeyenlerin, dünyanın maskarası olacağını, Türkiye’yi öteleyip, dünyayı önceleyenlerin nasıl maskara olduklarını kayıt altına almış.
Siyasi hırs ve kinleri sebebiyle kötümserliğe yol veren ve kötümserliği kendilerine meslek edinmiş siyasetçi, sanat kamuflajı altında her türlü melaneti işleyen aklı zayilerle, ekonomik olarak ülkenin geleceğine kötülükler edip engellemeye çalışarak, beslendikleri sofraya ihanet eden herkese bu kitapta cevaplar var.
Bu ve benzeri kötümserliğe itiraz eden Alatlı, 21. yüzyıla, kaos teorisine, saçaklı mantığa, entelektüellere, yeni dünya düzenine, küreselleşmeye, Avrupa’ya, eğitime, şehirleşmeye, ekonomiye, kültürel muhalefete, paçozluğa, özgürlüğe, sanatçılara, Nobel’e, Hollywood’a ve liyakate uzanan düşüncelerini okurun ilgisine sunmuş.
……………
Eserdeki ilk makalenin başlığı “Kadim Değerler: Akıl, Ahlak, Adalet, Adap, Aşk” başlığını taşıyor.
Aklın bekçisi ahlaktır düsturundan yola çıkarak, “Ahlakın denetiminde olmayan aklın şerir olacağını” dile getirerek şöyle diyor:
“Ahlaki değerleri reddeden bilim, zehirli bir yılan gibi şerir olur. Oysa bilim ve din, hakikate giden yolun ikiyüzüdür”.
Elbet çok haklı! Günümüzde bilim adına ahlaki değerleri çarkından kopararak işlemez haline getiren çevrelere bakılırsa, bilim yerine din ile uğraşarak paçozluk etmektedirler.
Bu konuda kitaptan bir örnek verelim:
“Ukrayna’dan beş bin bilim adamı kopartıldı. ABD ve İsrail’e yerleştirildi. Amerika bu operasyon için İsrail’e verdiği paranın 25 milyar dolar olduğu söyleniyor. Ukrayna, birkaç yıl içinde bir Üçüncü Dünya ülkesi haline getirildi. İşte size şer odakları!
………………
“Türkiye nereye ait? Doğu’ya mı, Batı’ya mı” sorusuna ise şu cevabı veriyor:
“Türkiye kadim değerlerine ait olması gereken bir ülkedir. Allah korkusunu her şeye rağmen unutmamış bir toplumdur; helal kavramını atamamış bir toplumdur. Bence bu keyfiyeti ile gezegenimizin ve insanlığın emniyet supabı olabilecek bir toplumdur”.
Üst paragraftaki soruya başka bir yazısında ise şöyle cevap veriyor Alatlı:
“Kendi insanımızın önündeki yolları açalım. Eşitlik havalarını da bir tarafa koyup; şu kardeşlik işini götürelim adam gibi. Eşitlik; unutmayın ki, bir noktada karşı tarafa, ‘Ne halin varsa gör’ demektir.
İnsanlar malul olur; kimi fiziki, kimi zihni, kimi eğitim, kimi görgü özürlü olur. Bu noktada eşitlemeye kalkmak demek, “Ne haliniz varsa görün” demekle eşdeğerdir.
Âlemin sloganları ile işi götüremeyiz. Bu olacağına kardeşlik olsun. Ama buna karar verdiğimizde de bunun etrafını güçlendirelim”.
Kitap hakkında: 0212-520 98 90
www.pinaryayinlari.com