• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Dün zamana göre farklı aktörlerle bugüne uyarlanıyor

10 Şubat 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Dün zamana göre farklı aktörlerle bugüne uyarlanıyor

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Devletlerin ve milletlerin tarihinde; “Dün, dünde kaldı, bugüne bakmak lazım” diye bir anlayış ve kararlılık olamaz.

Devletlerin ve milletlerin tarihinde, istiklalleri ve bağımsızlıkları için dün ile bugün arasında daima irtibat kurulmalı ve dün unutulmadan bugün imar edilmelidir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yönetimindeki ülkemizin, içte ve dışta bütün engellere rağmen istikrara yürümesi, uzun ve yakın tarihimiz ile bugün arasında sürekli irtibat kurulması sebebiyledir.


Dünyada bizdeki gibi devletlerin ve milletlerin tarihinde ayrımcılık yapan başka bir millet ve devlet yoktur. Hepsinin devamlılığı esastır ve devlet-millet birliği o esasa göre sağlanır.

Biz de ise tam tersi CHP zihniyetli tüm kesimler; Selçuklu, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi arasındaki tarihi bağların koparılması için mücadele vermektedir.


Bu topraklarda bin yıldır Müslüman bir millet yaşıyor. Bin yıldır ezanlar okunuyor, bin yıldır, topraklarımızın her metrekaresi şehitlerin mezarlarıyla tapulanıyor.


Bu mezarlar üzerinde tepinen siyaset, sanat, tarih çevreleri; beslendikleri sofralara ihanet ederek, geçmişten kurtulmak istiyor, bunu da her türlü inkârla halkın gözünün içine soka soka yapıyorlar.

Son yüzyılda, Cennet mekân 2. Abdulhamid’den sonra en çok bağımsızlık ve istiklal mücadelesi veren lider elbette Erdoğan’dır. Bu hususta tarihten bir örnek verelim:



Önce bugün 10 Şubat 1918, 2. Abdulhamid Han’ın vefatının 108. seneyi devriyesidir. Ruhu şerifi için el-Fatiha.

Sultan Abdülaziz’in, hâlâ sebebi çözülememiş esrarengiz ölümünden ve V. Murad’ın iki ay kadar süren kargaşa yüklü tahtta kalmasından sonra 2. Abdulhamid, 31 Ağustos 1876 yılında devletin başına geçmişti.

Öyle bir devirde geçmişti ki, dün ve daha ötesinden kalma ne kadar ihanet senaryosu varsa sahneye konmuş, içeride ve dışarıda Osmanlı Devleti’ni yıkmak isteyen tüm şer cepheleri, bugünkü gibi içten, dıştan, sağda, soldan malum her cepheden saldırmaktaydılar.


Bu noktada bir hatırlatma yaparak hafızalarımıza müracaat edelim. Yedi düvelle çarpışan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a yine içten ve dıştan düşmanlık besleyen ve bu hislerini harekete geçirmek için her türlü yola başvuranlar ile Abdulhamid’i tahttan uzaklaştıranlar aynı zihniyetin bugünkü figüranlarıdır. Geçelim.

Evet, Cennet mekân Abdulhamid, sadece kendinden önceki dönemlerden intikal eden Batı yamağı ittihatçılarla değil; aynı zamanda, Doksan Üç Harbinin ortaya çıkardığı dış baskıyla da karşı karşıya kalmıştı.


Ve ehli insaf sahipleriyle günümüze bakalım.


Haçlı Batı tarafından dünden ne kadar mesele kalmışsa, bugün de farklı aktörler, benzeri hadiselerle Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan ile mücadele etmiyor mu?


Ezcümle:

Sultan Abdulhamid ile R. Tayyip Erdoğan’a, aynı güruhların neden düşmanlık beslediklerini anlamak zor olmasa gerek.

Görüldüğü gibi dün, zamana göre farklı aktörlerle bugüne uyarlanıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23