• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Cahiliye dönemine hızlı gidiş

07 Nisan 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Cahiliye dönemine hızlı gidiş

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Modernite, çağdaşlaşma, özgürlük, gelişme ile tekniğin ve teknolojinin verdiği anlık haz adına, insanlık âlemi olarak cahiliye dönemine seyir halindeyiz. 

Dünyanın her yerinde bu vaziyet zaten hâkim bir şekilde görülmekteydi ama onların önemli kısmının zaten hayatları cahiliye devrinden farklı değil.

Yalnız Müslüman memleket ve milletlerdeki cahiliye adetleri, onların halini geçmekte. Hele biz de durum daha da vahim.

Türkiye olarak dünyadaki sağlam Müslüman ülke sayılırız. Bizde de maalesef hem de kendi ellerimiz ve dillerimizle, cahiliye adetlerine özenmekteyiz.


Bilirsiniz cahiliye döneminde meşru hiçbir iş yoktu. Her şey gayrimeşru idi ve hayvanları utandıracak işler görülürdü. Bu yüzden kavimler helak olmuştu.


Helak olan kavimlere benzemeye ramak kaldı. O devirlerde ne tür gayri meşru işler varsa biz de artık apaçık şekillerde görülmeye devam ediyor.

Malum belediyeler ve zihniyetlerde olup bitenlere bakıldığında, onları savunan ve destekleyenlere bakıldığında, oy vererek iş başına gelmelerini sağlayanlara bakıldığında insanın içinin kararmaması mümkün değil.


“İnsanlar yüzleri ve dilleriyle şer dağıtır” denilir. Şer dağıtanların haklı, şerlere dur diyenlerin haksız olduğu bir vaziyete gelindi.


Biliyorsunuz cahiliyede kız çocukları diri diri mezara gömülüyordu. Şimdi durum çok mu farklı?

O devirde diri diri toprağa gömülmüyorsa da günümüzde de nice hayatlar diri diri söndürülüyor, aileler darmadağın ediliyor.

Devletin ve milletin imkânları; zevk ve sefalarda, mal edinmelerde kullanılıyor.


Belki cahiliye dönemi, o günler için normal sayılırdı. Hiç olmazsa onlara Peygamber gelmemişti ve eğri nedir, doğru nedir söylenmemişti.

Peygamberler geldikten sonra iman edenler kurtulmuştu ve hayat belli bir düzene girmişti. Cahiliye hareketlerinin pek çoğu bitmişti.


Yine cahiliye devrinde meydana gelen vakıalar mahallinde kalıyordu. Şimdi aynı cahiliye adetleri, bütün bir dünyada cahiliye aparatları tarafından yayılmakta!


Cahiliye döneminin en belirgin özelliği utanmazlık imiş! Ar duygusunun olmamasıymış. Şimdi bütün arsızlıklar medyanın her türlüsünde izlenebilmekte.


Cahiliye devrinde yaşananların, bugün televizyonlardaki sabah kuşağı ve dizilerde yayınlananlardan farkı var mı?

Haydi, rüşvet, yolsuzluk, irtikâp ve benzeri ahlaksızlıklar ortaya çıkınca hukuk işliyor diyelim. Ya dizilerde diri, diri hayatları mahvedilen rezaletlere hangi hukuk işleyecek?


Dizi ihracatıyla övünmekteyiz. İhracat yaptığımız ülkelerdeki insanların Türkçe öğrendikleriyle övünmekteyiz. Ama şu ifadelerini kimse dile getirmiyor:

-“Siz, Müslüman bir ülkesiniz. Bu kadar ahlaksız dizilerin yayınlanmasına nasıl müsaade ediyorsunuz, sizin zehirleriniz, bizim toplumumuzu da zehirliyor”.


Ezcümle:

Birbirimizi kandırmayalım. Para, makam, şan, şöhret, haz, hız, helal haram demeden mal, mülk hırsı, malum kesimle birlikte inanan kesimlere de sirayet etmeye başladı.

Bu sebeple; dinimiz de dilimiz de ne devletimiz ne de nefislerimiz adına kullanılmamalı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23