• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Bağımlılık Çağı

15 Nisan 2024
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

Bu hafta tanıtacağımız eser, “Bağımlılık Çağı” üst başlığı ile “Kötü Alışkanlıklar Nasıl Büyük Bir Sektöre Dönüştü” ismini taşıyor.

Albaraka Yayınlarından çıkan kitabın yazarı David T. Courtwright. Türkçe’ye tercüme eden ise Faik Cem Arı.

Eserin alt başlığı esasında çok şey anlatıyor ve çalışmanın içeriği de zaten bu minval üzere okuyanları uyuşmaktan kurtarıp uyandırmaya çalışıyor.

Kapitalizmin tüketim merkezli bir uyuşturucu sistemi olarak sunulduğu günümüzde, haz ve hız çağının, insanlığın geleceğinin nasıl karartıldığını örneklerle anlatıyor.

…………….

Bağımlılık denilince akla ilk gelen elbet uyuşturucu maddelerdir. Esrar, eroin ve benzeri türleri! Tabi bunlar da uyuşturucu ve başta gelenlerden ama onlardan ibaret değil.

Bunların dışında nice uyuşturucularla karşı karşıya kaldığımız dile getiriliyor ve toplumların kapitalizmin nasıl uşağı haline dönüştürüldüğü araştırmalarla göz önüne seriliyor.

Örneğin vakit öldürmek için televizyon izlemek bir bağımlılık hali midir?

Evet! Çünkü sadece izlenmekle kalmıyor. Seyredilen her ne programsa arasındaki reklamlar, bilinçaltına yerleştirilen mesajlar, başka kapılar açarak insanları o maddelere ve özellikle tüketime karşı bağımlı hale getiriyor.

Tüketim alışkanlığı denilen ve “ihtiyaç” gibi masum bir kavramın arkasına gizlenerek haz ve hız çağına müptela olmanın neticesinde meydana gelen mutsuzluk, umutsuzluk, karamsarlık gibi tedavisi zor hastalıkların zuhur ettiğini aklıselim sahibi herkes bilmektedir.

……………..

Bu hususta kitabın giriş bölümündün bazı cümleleri aktaralım:

- “Sonrasında pişmanlıkla sonuçlanacak olan hem birey hem de toplum için zararlı geçici hazların peşinden koşturma bir bağımlılık gibi görünmektedir”.

Bağımlılıkların başında zikredilen önemli kısımlardan birisinin de bilgisayar oyunları olduğu vurgulanıyor. Yapılan araştırmada şu örnek veriliyor:

“Başka bir öğrenci; bu oyuncuların bilgisayarlarının yanında teneke kutular bulundurduklarını biliyordu. Tuvalet molası vermekten kaçınmak için bu kutuları kullanıyorlardı”.

Ülkemizde de çocuk, genç ve üstü yaşlardaki obezite insanların pek çoğunda bilgisayar oyunları ve bunlara bağlı olan Tiktok gibi sosyal medyadaki ardı arkası kesilmeyen görüntülerin izlenmesi olsa gerektir.

Yollarda, araçlarda, parklarda, alışverişlerde ve benzeri sosyal alanlarda elindeki telefona bakmadan “yürümeyen” insanları artık görmek imkânsız hale geldi.

Dünyanın hangi meselesini hallediyor olabilirler ki, böylesine bağımlılık illetine tutulmuşlardır. Bu vaziyet kişiyi; kendisinden uzaklaştırdığı gibi yakınları başta olmak üzere başkalarına karşı yabancılaştıran bir hastalık değil de nedir?

……………….

Ezcümle kitaptan:

“Bağımlılıklar, çoğunlukla planlanmamış tüketim yelpazesindeki zarar verecek bir uç noktaya yoluculuk olarak başlar.

Bağımlılık, güçlü bir biçimde kişiyi ele geçirme ve hem kendi hem de başkalarına zarar verme anlamında çok kötü bir alışkanlıktır.

Kendi kendine zarar verme alışkanlıkları yapısal olarak birbiriyle ilişkilidir, sosyal türbülans meydana getirir ve topluma yayılır”.

Eser hakkında, Albaraka Yayınları, [email protected]

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Fatih

Bu durum ANAP la başladı..

Kanber

Selamlar hocam; Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Ğavur dediğimiz batılıların Yüzyıllardır bal diye zehiri şırınga ettikleri Adını da ÖZGÜRLÜK koydukları haz ve hıza şehvete şeytani her şeyi süsleyerek, gençliğimize halkımıza yutturdular. yutturmaya da devam ediyorlar bunları kısaca; alkol bağımlılığı, sigara bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı, moda bağımlılığı maddecilik bağımlılığı, kemalizm Marksizm modernizm gibi izimlerin bağımlılığı, sizin de bahsettiğiniz gibi sosyal medya kanalizasyonu bağımlıları, insanları gerçek özgürlük olan zikir, fikir ve şükürden yani Allah'a kulluktan yani ilahım Allah, Önder'im peygamber Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, rehberim Kur'an demekten yani gerçek özgürlükten uzaklaştırmış. Tamamıyla şehvetine, hazzını yukarıda bahsettiğimiz bağımlılıklara gençleri aileleri bağlamış istedikleri şekilde sömürmeye çürütmeye yıkmaya ve yok etmeye (özgürlük adı altında) devam etmektedirler. Düşünebiliyor musun Bir bayanın bir gencin sokakta donlu mu, Donsuz mu, iç çamaşırıyla mı, çırılçıplak mı gezip gezmeyeceğine kendisi değil. modacılar karar veriyor. Gerçek özgürlük ise Allah'a ve peygambere itaat ederek belirtilen tüm kötülükleri elinin tersiyle itebilmektur. Yani İslami ahlakın, İslami hayatın, İslam'ı hukukun hakim olduğu, Saadet ve mutluluğun yaşandığı bir düzen yerine, suç üreten, suçlu üreten, huzur ve güvenin olmadığı, katliamın, cinayetin, çalmanın, çırpmanın ayyuka çıktığı, cezaevlerinin ağzına kadar dolduğu, asayişin sağlanması için güvenlik görevlilerinin sayısının yüz binleri bulduğu ama asayişin asla sağlanamadığı, bu Vatikan şeriatının asla huzur getirmeyeceği açıktır. Allah bizi bu vahşi kapitalizmin pençesinden kurtarsın. Yeniden fabrika ayarlarımıza yani İslami inanış ve yaşantımıza dönmemizi Allah nasip eylesin
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23