• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Aksay
Hasan Aksay
TÜM YAZILARI
21 Ekim 2019

İlk adım, Barış Pınarı ve Bosnalı şehit anneleri

Barış Pınarı Harekâtı, Allah’a şükür tahmin edilenlerden de, hızlı ve başarılı bir şekilde yürürken, Avrupa destekli terörden bağrı yanan Bosnalı 100’e yakın şehit annesi desteğe geldi. ABD heyeti bir daha geldi. Ve diplomasi ile barış geldi. Hayırlı olsun. Bir barışta, taraflarının anlaşmasında baskı yoksa rıza ile ortaya konan bir hukuktur. Bu anlaşmada iki tarafın da kendisini bir baskı altında hissetmediği son derece açıktır. Yani doğru bir mantık işlemiştir. Karar, doğrudur. Barıştır. Kim kârlı? Tartışması, gereksizdir. Fitneye kayar. Zarar verir.

HDP’li bir şaşkın TBMM’de Türkiye zaferine çamur atıyor. CHP Meclis Gurup Sözcüsü, “Bazı kısmına itiraz; bazı kısmını tasvip ediyormuş?” Nereleri imiş onlar? Bu pusula ibresi hep kararsız mı titreyecek? 

Barış Pınarı hareketiyle noktalanan bu zafer, bir tek masum kanına girmeden kazanılan bir zaferdir. Yakıp yıkarak, gürültüsü büyük vahşetleri kazanım olarak görenler, ahlakın zaferinin azametini anlayamazlar. Teröristler, halkı zulümle sürerek girdikleri bölgelerden kaçarken, evleri de tahrip edip yakıyorlar. Ama bittiler. Hitler’in 2. Dünya Savaşı gibi, dünyayı alsalar, zulmün sonu da izzeti de yok!

Ahlakın zaferi, ahlak, kanun ve nizama riayetinden dolayı, feryat figan olmaz. Savaşı da diplomasisi gibidir. Terörist işgalinde ağlayan halkın Barış Pınarı ile yüzü güldü. Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethi, ahlak savaşının; İsrail’i Kudüs’ü işgali, çıkarcı zulmün en çarpıcı örnekleridir. 

Ahlak savaşı dünya hırsı değildir. Zulmü kaldırıp, Hakk’ı hakim kılmak içindir. Ekili düşman arazisini çiğnemez. Koparsa bir meyveyi, parasını dalına bağlar. 

Allah’a şükür, 20. asır karanlığı bitti. Çıkarcı zalimler, İslam düşmanlığında birleşip, darbeci ve teröristlerden açık artırmayla insanlığa cellat arıyorlar. Tüm insanlığı kardeşlikte buluşturan, gerçek gücün ifadesi ahlak yolu, bireysel durumdan, toplum iradesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kâbe’de dünya insanlığının kardeşliğini sembolleştiriyor. 

Toplum iradesi haline gelme yolunda ilerleyen ahlaki disiplin birçok sahada filiz vermektedir. Saymak zaman alır. Yalnız son olarak Türkiye, Pakistan ve Endonezya’nın, İslam düşmanlığı yayınlarına karşı birliğini ve teröre karşı birliğini; 

 Bosna’dan Türkiye’ye gelerek Diyarbakır’a giderek 17 sivil derneğitemsilen gelen 100’e yakın Srebrenitsa soykırımında çocukları şahit edilen annelerinin Türkiye ziyaretleri, hareketin de tazeliği bakımından olduğu gibi önemi de ortadadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, ülkeler arası ahlaki dayanışmayı seneler önce başlattı. Yürüyor. Ahlak, insani yüceliğin hayatıdır.İstiklal Marşı şairimiz, “Onsuz hayat behimidir. Hayır, ondan da alçaktır” der. Ahlaki diriliş, insanlığın vetoplum dirilişidir.

16 Ekim 2019 Çarşamba günü televizyonlarda seyrettik gazetelerde gördük.

Diyarbakır’da bugün 50. günündeki acılı annelerle; onların acısını paylaşmak için gelen şehit annelerinin kucaklaşması, bana asırlık bir özlem gibi geldi. “İslam dünyasında Cihan Harbiyle başlayan asırlık ayrılık, yenidenbütünleşiyor” dedim.

11 Temmuz 1995’teki Srebrenitsa soykırımında, çocukları şehit edilen Bosnalı yüze yakın anne, 17 derneği temsilen, önce İzmir’de bir basın toplantısı yaptıktan sonra Diyarbakır’a gittiler:

 3 Eylül’de HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde, oturma eylemi yaparak,kaçırılan çocuklarının getirilmesini isteyen annelerin acılarını paylaşmak ve teröre karşı Barış Pınarı Harekâtını desteklemek için geldiler. Terörden bağrı yanan anneler, kardeş Türkiye için görev telakki ettiler.

Bosna’dan, kardeşlik, insanlık için bir çift söz söylemek için Türkiye’ye gelen, bu ziyaretin aziz şehit annelerine ve bu acıları paylaşanlara, Barış Pınarı Harekâtında emeği ve duası bulunan herkese gönülden teşekkürler. Müslümanlar olarak bütün ümmet 14 asırdan beri, sosyal, ekonomik, bilimsel her vesileyle tüm insanlıkla yardımlaşmakta daima gönüllü olmuşlar ve önemli hizmetler başarmışlardır. 

11 Temmuz 1995’teki soykırımda çocukları şehit edilen annelerin kurduğu Srebrenitsa-Foça Savaş Kurbanları Derneği Başkanı Mithedo Oruli, İzmir’de heyet adına yaptığı konuşmada, “Diyarbakır annelerine ve Barış Pınarı Harekâtı askerlerine destek için geldiklerini ifade ederek, “Dün biz ağlıyorduk. O gün siz. Siz bizim yanımızdaydınız. Bugün de biz sizin yanınızdayız. Görev bildik” dedi. 

Bu şehit annesi kardeşlerimizin uluslararası ziyaretinin,özeti, ümmet kardeşliğidir. Allah’ın lütfuyla, ümmet olarak çok özel bir kardeşliğe sahibiz. Zencisi, İngilizi, Fransızı, Türkü, Kürdü yok. Bu kardeşlikte, ayrılık yok: “Topluca Allah’ın ipine sıkıca yapışın, bölünüp parçalanmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Bir zamanlar birbirinizin düşmanları iken, gönülleriniz arasına sevgi koydu. Allah’ın nimeti sayesinde kardeşler oldunuz...” (Al-i İmran Suresi, 103)

İslam, Hz. Âdem’den başlayan, “Ebedi Risalet” dediğimiz, Peygamberler zincirinin, Hz. Muhammed ile neticelenen, Kur’an-ı Kerim’dir. Burada niçin Kur’an-ı Kerim’i ayrıca zikrediyoruz? Çünküİlahitakdir gereği, son Peygambere kadar, hiçbir peygamberle tebliğ edilen ilahi bilgiler, sağlıklı olarak kaydedilmemiştir. Yalnız Hz. Muhammed ile tebliğ edilen Kur’an-ı Kerim, hem kâtipler tarafından kaydedilmiş, hem de sahabeler tarafından aynı andan itibaren ezberlenmiştir.

Aslında Müslüman, herkese müspet bakar. Çünkü bir kimse, ya Müslümandır yahut da İslam doğru anlatılır. Dinleyen anlayabilirse, Müslüman olacak birisidir. Asırlarca böyle olmuştur. Hz. Âdem’den beri yaşanan gerçek, genelde budur. Güç dengesi deyip, insanlığı, hakkı, hukuku küçümseyen bütün zalimler, ahlaki yüceliği temsil eden bir peygamber gelince, tek kişinin karşısında duramamışlardır. Hz. İsa’yı çarmıha germeye çalışmış, başaramamışlardır. Netice: Roma Hıristiyan oldu. 

Müslüman, 14 asırdır, bu kardeşlik vahdetini yaşar. Hac, umre, camiler, bu gerçeği dillendirir. Ahlak devleti, yani Müslüman toplumların, milletlerin devletinde fetret dönemleri genellikle kısadır. Toplum yönetim zulmüyle, ahlaki yaşayışından uzaklaştırılmak istense de bu mümkün değildir. İslam kardeşliği asla kesinti kabul etmez. “Sen-ben desin efrat, aradan vahdeti kaldır. // Milletler için işte kıyamet, o zamandır. M.A. Ersoy”.

Hamd Allah’a! 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

O.U.

Kaleminize yüreğinize sağlık bizim içimizdeki soysuz korkak siyonist uşağı malüm partilere gelince zaten onlar bizden değiller bizdenmiş gibi isimleri Ahmet ,Mehmet,hasan ,Hüseyin ama özde bunlar hanstırlar conidirler,asla bizden değillerdir ve bunların içimizde azda olsa yandaşları var ve bunlarda siyonist güçlerin paralı uşaklarıdırlar bunlar solcu filan değiller bunların solculuğu ançak İslâm karşıtlığı üzerine eğerki gerçekten bizden olsalar İsrail yıllardır masum Filistinlilere saldırıp evlerini barklarını yerle bir ediyor bilhassa ramazan aylarında aşırı saldırılar düzenliyorlar o zaman bu bizim salak solcu aydınlarımız salak muhalefet liderlerimiz niye o zaman biz savaşa karşıyız İsrail bu saldırıyı durdursun niye demiyor demez tabi çünkü Filistinliler müslüman artık anlayalım yani bunların derdi Erdoğan değil Erdoğan üzerinden İslam'a saldırı çünkü Erdoğan inançlı müslüman bir lider Allah'a şükürler olsun ne kadar şükretsek azdır bize böyle bir lider nasip ettigi için ey iç ve dış düşmanlar istediğiniz kadar havlayın durun biz sayın liderimizle beraber ölmek var dönmek yok bu davadan diyoruz hodri meydan.ey küffarlar ve içimizdeki küffar uşakları ne yaparsanız yapın Allah nurunu tamamlayacak elhamdülillah .
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23