• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Hasan Aksay
Hasan Aksay
TÜM YAZILARI
18 Kasım 2019

Başkanımız, ABD’ye, tarihi basın toplantısıyla gitti

Çağımızda sömürgecilik, insana saygıyı sıfırladı. Çıkar hâkim oldu. Ahlak ve neticede insani değerler kaybetti. Zenginlik, teknoloji, bilgi, hiçbir şey insanlığın yerini dolduramadı. Dolduramayacak. Çünkü insan, bu dünyadaki bütün mahlûkattan üstün bir fıtratla yaratılmıştır. Kur’an ahlakıyla da, daha üstün bir liyakat kazanmaktadır.

İnsani yüceliği dışlayan materyalizm, sanayi gücüyle beraber gelmesi, kısa zamanda etkileme gücü kazandı. Yanlışa yol açtı. Onun için çağımız, sosyal ve siyasi meselelerden, ekonomiye kadar ciddi sıkıntılar yaşıyor. Fertten aileye, devlete kadar, her başın kendine göre bir problemi var ve olacak. Önce bu çıkmazlardan kurtulmak gerek. Yolunu kaybetmek kolay. Kaybedilen yolu bulmak zor. Birçok küçük devletçiğin, kendine yeter imkânlara sahip olması çok zor. Her krizde birilerine muhtaç olma zorunda. Kriz beklenmez ama en beklenmediği zamanda gelir. Fakat“Az olsun, benim olsun” ihtirası, içeride partileri; dışarıda devleti parçalayıp, istikrarı ve istikbali karartıyor. 

Darbe geçiren ülkede, bir seçimle millet idareyi ele alamaz. Halk, hem seçim, hem de liderde başarılı olması şart. Oysa çoğu zaman, “At bulunur meydan bulunmaz, meydan olur at bulunmaz” ve gelen gideni aratır. 1960 darbesi, ilk günden, CHP’nin hâkimiyetine geçti. Davul ihtilal konseyinde. Tokmağı CHP’de. İki başlı devlet yok. Parti kurulmasına izin verildiği sene seçim dendi. Parti kurulup, teşkilatlanacak, seçime girecek. Buna rağmen bu aziz millet, teşkilatlandı ve oyunu adeta Menderes’e verdi. 

Halk oyunu, DP’yi temsil eden partilere verdi.İnönü, Başbakan oldu.

Menderes’le, Erbakan’la, Özal’la başarıya ulaştırmak için gayret edilen ve öksüz kalan, bu siyasi diriliş hareketini, şimdi, başarıya ulaştırma yolunda Erdoğan, Allah’ın lütfu keremiyle, çok önemli merhaleler kat etti ve etmektedir. Barış Pınarı hareketinin zaruri kıldığı diplomasi ve arazideki başarı zincirleri inşallah bu başarılara eşsiz taç oluşturup, daha yüksek başarılara yol açacak tarihi bir liyakat seti olacaktır. Bunun için şu tarihi seyir, dikkatle değerlendirilmelidir.

1961 İsmet Paşa hükümetinin, büyük ortağı AP Milletvekili ve Genel İdare Kurulu azası olarak yaşanmış özetler: Türkiye sıkıntıda. TBMM’nin büyük kanadıAP taşlanıyor. Milletvekili sokakta sürükleniyor. Ali Fuat Başgil, Cumhurbaşkanı adaylık dilekçesi yazdı. Teklif edenler olarak imzaladık. İhtilal konseyine götürüldü. Dönemedi. Rumlar, bu havadan yararlanarak Kıbrıs’ta, Türklere saldırıyor.Kan döküyorlardı. Meclis ve Senato, geceleri de müşterek sabahlara kadartoplanıyor. Çareler aranıyordu. Bütün ada sahilleri savunma için donatıldığından, çok zayiat vereceğimiz tahmini vardı. Her şeye rağmen, TBMM olarak, çıkarma yapmakta kararlıydık. Sayın Başbakan, ABD Başkanından randevu alıp gitti. Ama 3-5 dakika görüşebilmişti. 

Müşterek meclis olarak Kıbrıs çıkarmasına karar verdik.Savaş gemilerimiz,Mersin sahillerindenhareket etti. ABD müdahale etti. Geri döndüler.

1974 Kıbrıs Harekâtı’nda, savaş kazanılmış. Artık Rumlar, silahını atmış kaçıyor. Kaçanı, teslim olanı Türk askeri öldürmez. Ordunun da Rumların tekrar toparlanmaya kalkışıp, daha fazla perişan olmamaları için, takip edip bütün adayı tam alalım, hükümetin bir kanadı da ordumuzun görüşüne katılıyor ve sonra karşılıklı barış yolu ile sınırları belirleyip haklarını verelim isteniyordu. Neden durduruldu? Belli.

Başbakan Ecevit’in, mizacına da, bir dereceye kadar aykırı olarak kürsüden köpürmesi; bütün CHP milletvekillerinin ayağa fırlayarak Sayın Merve Kavakçı’ya, başörtülü diye işkenceleri neden? Kaldı ki talimat, kuklacıdanda değil. Fransa Mason locası, Türk Masonlarına, “Başörtüsüne geçit vermeyin” dedi, diye “Başörtülü, TBMM’ye giremez, Çankaya’ya çıkamaz” diye, suç mu olur? Atatürk’e isnadı ise iftira! Atatürk’ün hanımı, yani, Çankaya’nın ilk hanımefendisi başörtülü idi.     

Dünyamız, sosyal, siyasi, ekonomik ve insani değerler olarak son derece sıkıntılı ve karmaşık bir dönem yaşıyor. Oturmamış, oturamayacak olan, materyalizm ve sömürgeciliğin doğurduğu köklü değişim ihtiyaçlarına, bir de globalleşme gereği yenilikler yüklenmektedir. Oysa çöküşteki güç odaklarında bu ehliyet kalmamış, yeni dirilişlere ise fırsat verilmemek istenmektedir.

Böyle bunalımlı bir dönemde, Başkanımız, ABD’ye gitti. Yanında Türkiye, Ortadoğu, dünya için önemli ve hayati dosyalarla. Bu dosyalar, ne kadar haklı davaları içeriyorsa. ABD’nin mevcut programlarına, Meclisine, Pentagon’una ve lobilerine de, o derece ters dosyalar. Bu durum, Allah’ın haklıya yardımını görmeyenlerde, “Çetin bir müzakere ve kırılma” tahmini doğuruyordu. Bu, ziyaretin başarısızlığını temenni eden çıkarcılar için cazip bir fırsattı. Düşmanlıkları, duruma uygun, hem de iktidarın başarısızlığı, çıkarlarına kapı aralayacak bir imkân olacaktı. 

2002 yılından 2023 yılına kesintisiz çeyrek asrı yakalayan bir iktidarı garanti etmiş olan Erdoğan ve partisi, başarıdan başarıya koşan nasibiyle, Erdoğan’la zıtlaşan partilerdeki çaresizlik, ümide dönüşür mü idi? Ülke kalkınmasına destek verenpartiler, nasiplerinden; halk da, onlardan memnundu. CHP ise, derleme oylarla bir İstanbul seçimini kazandığına pişmandı. “Layık olmadığı yere gelen insanın utanılacak tarafından başka yanı kalmaz” denir. Çiftlik ağası da, çok kızdığı işçiyi, bir ay, “İşçi Başı” yapar, işten çıkarırmış. O da, “Ben işçi başıyım” der, işsiz kalırmış.

Derleme oyla kazanan başkanlar, militanlarını tatmin edebilmek işçi kıyımı yapıyor. Deprem oluyor. Başkan tatilde. İstanbul’u sel basıyor. Tatilde. İstanbul’a iki arıtma tesisi kurarak, Marmara Denizini temizleyip, lüfer ve orkinos balıklarını da geri getireceğiz derken tam tersine temel atmayı, atmama yaparak boy gösteriyor.

Arıtma tesisleri açacak Ekrem Bey, hazır, “Silahtarağa İleri Biyolojik Arıtma tesisi Projesinin, Temel Atma Merasimi” diye toplantı düzenliyor. “Mevcut sistemlerin kapasitesi yeterlidir” deyip, “Temel atmama” reklamı yapıyor.  

11 Milyon fidan dikiliyor. “Kar helvasından” başka iş bilmeyen bu muhalefet vemedyası, 11 milyon fidan başarısını da, hazmedemiyor. Adeta ağlıyor. 

Evrensel boyuttaki Suriye diplomasi başarılarını da hazmedemedi. Bu başarıların son pırlantası Barış Pınarı, çözümsüzlüklerini çözen Beyaz Saray halkası, dünyayı hayran bırakırken, Cumhuriyet, Kılıçdaroğlu’nun, “Elleri boş döndüler” sözünü başlık yapmış. Çünkü kazanılan mesafe, ele avuca sığacak bir şey değildir. 

 Sayın Erdoğan’ın, Sayın Trump’ın davetine giderken yaptığı konuşma da, tarihi bir konuşmaydı. Mevcut haksızlıklara, “AB’nin haksız, hukuksuz taleplerini de katarak, haklı davaların da sesini duyurmak için gidiyoruz” diye detaylandırıyordu. 

Başkan, davete gitmekle iyi etti. Devletler arası davetler, özelliklede böyle kritik şartlardaki davetler, imkân olduğu sürece karşılanmalıdır. Bozulan aile ilişkisi dahi bir anda düzelmez. İnşa etmek sabır ister. Hak söz, her halde yararlıdır. Devletlerarasında müzakerelerin, hiçbir tarafı küçük düşürmeden yürütülebilmesi önemlidir. İçeridekine ikaz, gerekli ölçüde sert de olabilir. Nitekim Uhut Muharebesine, ikinci gün düşmanı takip için çıkarken, Allah Resulü, “Ağır yaralılar da, sedye ile gelsin” buyururken, birinci gün savaşa katılmayanlardan gelmek isteyenleri, almadı! 

Allah’a şükür, Beyaz Saray’da tahminler üstü bir kabul oldu. Trump, Erdoğan ve eşini, eşiyle beraber kapıda karşıladı. Özellikle Erdoğan’ı, aydınlatması için bazı senatörleri davet etmişti. Oval salonda, medyaya açık bir şekilde bütün dünyaya hitap ederek, meseleleri bir kere daha anlatması, eşsiz bir imkân oldu.

Kolayca aşılması gereken engelleri, “Ne zorluklarla aşıyoruz” diye, Müslüman olarak şikâyetçi olmamalıyız. Kolaylık, zorluklardan sonradır. Zorluklar, aynı zamanda, daha üst bir liyakat diploması gibidir. Allah, keremiyle, kullarının hakkı gözeterek sebat ve zorluklarla aşılan her engel için, aşmayı nasip ettiği kimselere, yeni imkân ve mertebeler bahşeder. İnşallah önümüz, katettiğimiz yollardan çok daha aydınlık, insanlık için daha da yararlı olacaktır! 

Hamd Allah’a!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

O.U

Kaleminize yüreğinize sağlık .Allah reisimize hayırlı uzun ömürler versin reisimiz değil Türkiye o bir dünya lideridir ama gelde bunu salak k.k.oğlu ve yandaşlarına kabul ettir aslında onlarda biliyorlar Erdoğan'ın bir dünya lideri olduğunu ama bunu onlara kabul ettirmeyen tek sebep İslâm karşıtlığı çünkü Erdoğan müslüman bir lider o yüzden bu imansızlar kabul etmezler ama bende onlara diyorumki itler ürür kervan yürür.
  • Yanıtla

Turk

Baştan aşağıya boş bir yazi suriyede kazanan Rusya ve ABD bizede cahil cuhule 4 milyon suriyeli 45 milyar dolar
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23