Yedi düvel kim, Düvel-i Muazzama hangi devletler?

21 Ocak 2019 Pazartesi

Düvel ifadesi devlet kelimesinin çoğuludur. Düvel-i Muazzama ise büyük devletler, büyük güçler demektir. Yedi düvel ifadesi günümüzde “7 devlet” anlamından ziyade “dış güçlerin tamamı” olarak kullanılıyor. “Topunuz gelin” derken işte bu Düvel-i Muazzama ve onların ajanları, maşaları, piyonları kastediliyor. İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Amerika gibi devletler yedi düvelin bir kısmıdır; buna Çin ve Japonya da dâhil olmuştur. Bu devletlere artık Düvel-i Muazzama değil emperyalist güçler diyoruz. Bunların karşısında Müslümanları muazzam güç olarak “Osmanlı Devleti” temsil ediyordu. 1900’lerin ilk çeyreğinde Osmanlı defteri kapanınca maalesef Türkiye yeni bir sayfa açamadı. İslam milletleri “Düvel-i Muazzamanın” dışında kalınca diğer devletler tarafından zulme uğradı. Şimdi o yeni sayfa 2000’lerin ilk çeyreğinde açılıyor. Türkiye emperyalist bir güç oldu. Bazı eksikleri var. “2023 hedefinin” ne olduğu daha iyi anlaşılıyordur sanırım. Türkiye’nin diğerlerinden farkı bu gücü “zulüm ve ölüm” üzerine değil “yaşama ve yaşatma” üzerine kurmuş olmasıdır. Bu gücü tesis eden zekâ; kendi iç gücünü okunan sâlâlardan almaktadır.

DAEŞ neredeyse hepimizin, tüm Müslümanların üzerine yapışmış bir leke olarak kalacaktı. Türkiye’nin emperyal güce erişmesi sayesinde “dış güçlerin maşası olan medya eliyle oluşturulan” bu kirli örgüte Mehmetçik’in tokadı indirildi. 

Kim ne derse desin Türkiye’yi “İslam şuuruna sahip liderler ve kadrolar” ileri götürebilir. Kadrolar İslam’dan uzaklaştığı takdirde gücün zirvesindeyken yere çakılırız, İslam’a yakın olunan yerlerde ise yükseliş sürdürülebilir hale gelir.

Rusya ile ilişkilerimiz şu anda iyi, yani ortada siyasi dostluk var. “Siyasi dostluk” ile “İslam dostluğu” arasındaki farkı ayırmak gerekiyor. Rusya, Amerika, Çin devletleri bizim kullandığımız manada “dostumuz” olmazlar, olamazlar. Ancak çerçevesi belli ve sınırlı siyasi ortaklıklar kurulabilir.  

Birileri sulandırmaya çalışsa da “dış güçler” bir gerçektir ve bölgede hesap yapmak isteyenler formüllerini adeta “laboratuvar” haline getirmeye çalıştıkları Türkiye üzerinden yapmaktadırlar. “Bölge” derken nereyi kastediyoruz? Göktürkler’den Selçuklular’a, Osmanlı’dan Türkiye’ye kadar bayrağımızın dalgalandığı tüm topraklar bölgemizdir. “Kızılelma” ise en geniş manasıyla ve ancak bir Müslümanın anlayabileceği derecede önemli bir mevzidir.

EŞREF BİTLİS’in 1993’de uçağının, MUHSİN YAZICIOĞLU’nun 2009’da helikopterinin düşürülmesi aynı “laboratuvar formülünün” neticesidir. Formatlara sığmayan, normların dışına çıkan ADNAN MENDERES ile TURGUT ÖZAL’ın ölümleri de yapılan denklemlerin sonucu olarak tarihe geçti. Kıymetli NECMETTİN ERBAKAN Hoca’yı tabir-i caizse “siyaseten idam edenler” aynı kirli çanaktan yüzyıl boyunca beslenen kişilerdi.

Hem denklemleri bozan hem de Türkiye siyasi tarihini yeni bir darbeyle sekteye uğramaktan kurtaran lider Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Her şey bitti mi? 15 Temmuz, savaşın galibi olmak mıydı? 1915’te “yedi düveli” yendiğimiz halde İstanbul neden İngiliz işgaline uğradı? 15 Temmuz’un netice değil başlangıç olduğunu unutmamak gerekiyor. Gidilen bir yol var, fakat alınan neticeler henüz yeterli değil; yani Türkiye’nin hedefleri büyüktür ve yürünecek yol ileridedir. FETÖ, PKK, YPG, DAEŞ ve bilumum maşa örgütlerle yapılan mücadele 15 Temmuz’un “neticelerini” almak içindir.

“BİNALİ YILDIRIM DA MEHMET 

ÖZHASEKİ DE KAZANACAK”

Bunu “rehavete kapılınsın” diye yazmıyorum. En iyisini Allah bilir, bizler de sahaya bakarak analizlerimizi yazabiliriz. Binali Yıldırım İstanbul’u yukarıda bahsettiğimiz dış güçlerin eline maşalar vasıtasıyla teslim etmemek ve “güçlü olmak” adına yol arkadaşı Başkan Erdoğan’la istişare sonucu aday oldu.İstese zaten “izzet ve ikbal” milletin oylarıyla önüne serilmiş değil mi? Neden bir şehrin dertleriyle uğraşsın? Burada devreye “dava adamlığı ve fedakârlık” giriyor. 

Mehmet Özhaseki 21 yıl “sürekli oylarını artırarak” belediye başkanlığı yapmış, bakanlık yapmış, Başkan Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşı olmuş ve yine “izzet ve ikbal” sahibi değil mi? Protokol olarak hâlihazırda daha yüksek makamlarda iken neden Ankara’ya aday oldu?

İnancın, sevginin, milletin, vatanın olduğu yerde mağlubiyet yoktur. Anketler, rakamlar olumlu olsa da elbette bütün neticelerin de neticesini Allah bilir ve ancak O belirler. Zafer inananlarındır.

“ABDURRAHİM KARAKOÇ”

Gazetemizin de yıllarca yazarı olan Abdurrahim Karakoç’u rahmetle yâd ederek bir şiiri ile yazıyı noktalayalım:

Kör dünyanın göbeğine, Kuşların gözbebeğine; Hak yol İslam yazacağız.. Askerlerin miğferine, Kağnıların tekerine, Buda’nın tunç heykeline; Hak yol İslam yazacağız.. Herkes duyacak bilecek, Saklanmaz gayrı bu gerçek, Yaprak yaprak çiçek çiçek; Hak Yol İslam yazacağız..!   

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • arif.arif.4 ay önce
    bop eşbaşkanlığı denklem ,oyun bozmak değil oyun kurma,denklem oluşturma işidir.trump bunu gerçekleştirirken arasıra tokat yermiş gibi gözüksede olan biten kayıkçı kavgasından öte birşey değildir.bu arada "Kim ne derse desin Türkiye’yi “İslam şuuruna sahip liderler ve kadrolar” ileri götürebilir." diyorsun ya.yan komşun hüsnü Öztürk ün yazısına bir gözatıver ve sor hangi müslüman ,hangi islam diye.
  • FerhatFerhat4 ay önce
    Yedi düvel dediginiz medeniyet isminde tek disli bir canavar. Bu canavar aramizdaki devrismeleri bulup bunlar ile güclü bir isbirligi icerisinde, zira AB yani 17. yüzyilda dünymizi ve sonralarda tanzimat döneminde Osmanliyi kismen kontrolü altina alan seytani gücler. Aramizdaki isbirlikcilerin yardimi ile Tanzimat döneminden baslayip cumhuruyet dönemine ve günümüze kadar ihanet projeleri tam gaz devam etmektetir. Iblisin projesinin ismi ise gecmiste tanzimat dün inkilap bugün de AB kiriterlerine dayali reformlardir. Ve günümüzdeki devrismelerin hedefledigi AB xaslarina uyum paketi altinda ülkemizdeki milli ve ahlaki degerlerimizin icini bosaltmaktadir.i. EYYY ehli islam gözünüzü acin. EYY AB ci siyasi ler elbet devran bir gün degisecek, zira sizin hesabiniz var ise yüce ALLAH in da bir hesabi vardir.
  • karamanlıkaramanlı4 ay önce
    "Bu seçimlerde Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerimizde yedi düvel bize karşı birleşmiş vaziyette. Sayın Bahçeli'nin 'Zillet ittifakı' dediği, benim de 'İllet ittifakı' dediğim bu yapılanmaya karşı inanıyorum ki büyük bir gayretle buralarda zafere koşacağız." burdaki düvel senin ki ile farklı; burdaki tarif , aynı sokaktaki komşun, apartmandaki karşı komşun, öğle arası oturup çay içtiğin iş arkadaşın, amcan, belki teyzen, kardeşin, bazılarının babası anası.....
  • hu hu huhu hu hu4 ay önce
    asıl yedi düvel içimizde asıl bunlarla savaşmak lazım. dıştan zarar gelmez. içten zarar gelir. tuncay güney gibi hahamlar papazlar devlette ikinci adam olup devleti yönetebiliyor. devletin tepesinin özel kalem müdürleri yaverleri vs vs hainlerden olabiliyor. kale içten fetih edilmiş. merkez beyin hala adamların elinde başkan adayları %76 rede karşı liste başı olabiliyor. hala resin etrafı sarılı atananlar pekte reisin lehinde değiller, ekonomi kasten çökertildi. ondan sonra papaz verildi daha önce verilse de zarar olmasa olmazmıydı, veya verilmeseydi. hala siyasette ve bürokraside ankarada temizlik yapılmadı. adamlar yerlerinde duruyor ve icraatlarını yapmaya devam ediyor. bir savcı kalkıp türban yasağını, bir mahkeme andımızı gündeme alabiliyor.
  • HalilHalil4 ay önce
    düveli muazzamaya çin dahil değildir. 100 yıl önce çini parçalayan yine aynı devletlerdir. o listede olmayan ülke italyadır. italya osmanlının kuzey afrikadaki topraklarını işgal etmiştir. bunun için biz onlarla savaştık ortada bir türk-italyan savaşı var, 100 yıldır uğraştığımız adalar meselesi var. şimdi bu emperyalistlerin birde üzerimize mısırı salma hesapları var. mısırı harekatlarla çok sayıda silah vererek bize saldırtmaya çalışıyorlar. bizi 1838de kavalalı isyanıyla zor durumda bıraktıkları gibi bugün yine aynısını yapmaya çalışıyorlar yani senaryoyu çok fazla değiştirmiyorlar
  • Bilmem söylesem mi söylemesem miBilmem söylesem mi söylemesem mi4 ay önce
    Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana !

Günün Özeti