Koç’un oteli için de ‘betonlaşıyoruz’ başlığı atsanıza!
Koç’un oteli için de ‘betonlaşıyoruz’ başlığı atsanıza!
Ali Karahasanoğlu
Ege sahillerinde bir otel yapılsa.
Akdeniz sahillerinde bir konaklama tesisi inşa edilse.
Yurt dışından gelecek turistler için bir cazibe merkezi oluşturmayı boşverin.
Türkiye’deki vatandaşlarımızın Yunan Adaları’nı, başka ülkelerin turistik tesislerini tercih edeceklerine, Türkiye içinde tatillerini geçirecek bir tesis inşa edilecek olsa.
“Betonlaşıyoruz” diye manşet atan.
“Ak Parti’nin rant işgali” diye başlık atan.
“Köylüler, topraklarının işgaline itiraz için eylemde” algı operasyonlarına imza atan.
“Yeşili katlettiler” haberleri ile, Türk turizmine katkı sunacak tesisleri hedef tahtasına koyan.
Ben Sözcü gazetesi diyeyim ama.
Siz Cumhuriyeti de, Birgün gazetesini de, Karar gazetesini de buna ilave edin.
Dünkü Sözcü’den ben başlığı size vereyim, aynı haberin diğer muhalif gazetelerde de yapıldığını siz bilerek okuyun.
“Koç Holding 100 milyon dolara yeniledi! Türk turizminin simgesi 13 yıl sonra açılıyor”
Ne güzel değil mi?
İş adamlarının isimlerini vermeyeceğim.
Sanki Koç dışındakilerle bir tanışıklığın varmış, onların yaptıkları turistik tesislere destek verip, Koç grubu ile gezi isyanından gelen karşıtlığımız sebebiyle bunlara karşı çıkıyormuşum gibi algı oluşturulmasına fırsat vermeden gerçekleri yazalım.
Hemen başta belirteyim, otel sahibi hiçbir iş adamıyla tanışıklığım yok, birisini diğerine tercih etme derdim de yok.
Ama bir turistik tesis yapılırken, onlarca muhabiri görevlendirip, “yukarıdan çek”, “aşağısından çek”, “içine gir içinden çek” talimatlarıyla, imara aykırı ne yanlışlık bulabiliriz diyerekten hedef tahtasına koyacak otel arayan Sözcü kafası.
Şimdi “imar rantı” derseniz, diğerlerini rakip bile saymayacak kadar büyük metrekarede bir otel.
İmara aykırılık derseniz, on tane muhabire gerek yok sadece reklamını yapmak için çektikleri fotoğrafı gözlemleyin, “bu ne?” diyerek küçük dilinizi yutacağınız büyüklükte bir otel.
Ama, otel Koç Holding’e ait olunca bakın çevreci sözcü, ne düzenlemeler yapıyor:
“Vehbi Koç’un 30 yıl önce yaşamını yitirdiği Antalya’nın ilk 5 yıldızlı oteli Divan Talya, 13 yıllık yeniden yapım sürecinin ardından faaliyete başladı.”
Ne oldu arkadaşlar, “imar rantı” başlıklarınıza ne oldu?
Mimar ve mühendisler odası nereye kayboldu?
İnşaat mühendisleri odası tatile mi çıktı?
“Doğanın katledildiği”nden başlayın, “her yer beton her yer beton” sloganları ile devam edin.
Sözcü’nün haberi devam ediyor:
“Koç ailesi için manevi önemi yüksek olan otel, ilk aşamada ‘deneme işletmesi’ modeliyle hizmet verecek.”
Sakın ha yanlış anlamayın arkadaşlar..
Koç ailesinin bu devasa Otel’den para kazanma falan diye bir niyetleri asla yok.
100 milyon $ harcama yaptılar, aslında bu büyük bir fedakarlık örneği.
Niçin yaptılar bu büyük otel İnşaatıını?
Para kazanmak için diye aklınıza sakın bir şey gelmesin.
Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç var ya.
O, bu otelde vefat etmişti.
Şimdi Vehbi Koç’un hatırası için otel yeniden dizayn edildi.
Para kazanma falan asla amaç değil.
Burada lafa girip, “bizim bildiğimiz hatıralara sahip çıkmak, mekanın eski haliyle korunmasıdır. Belki müze haline getirilmesidir. Boşverin yıkıp yapmayı, modernize etmek bile hatıraya saygısızlıktır” itirazında bulunmaya kalkışmayın.
Sözcü, Cumhuriyet, Birgün ekibi, ta ilkbahar aylarından, “Amerika’ya mı yoksa İspanya’ya mı gidelim. İngiltere’ye mi yoksa İsviçre’ye mi kayalım.” muhabbetlerine başlarlar.
Emekçi söylemleriyle vatandaşın karşısına çıkarlar ama, tatillerini de hep bu ülkelerde geçirirler.
Biraz daha düşük gelirli olanları ise, “Yunan adaları çok ucuz” diyerek, Yunanistan’a para kazandırmanın peşindedirler.
Dersiniz ki, Türkiye’deki otellere tabiat hassasiyeti sebebiyle itiraz eden bu arkadaşların gittikleri İspanya’da, Amerika’da, İngiltere’de oteller asla yeşile dokunulmadan yapılmıştır.
Yunan Adaları’nda turistik tesisler, tarihi sit alanlarına kesinlikle zarar vermeden imar mevzuatına milimine kadar uygun yapılmış mekanlardır.
İspanya asla betonlaşmayan bir ülkedir. Turizm gelirinde Türkiye’yi ikiye katlarlarken tabiata saygı duydukları için bu hale ulaşmışlardır.
Dolayısıyla Türkiye’de de, aynı hassasiyetin gereği olarak, şu iş adamına ait otelin yapımına, bu iş adamının yapacağı turistik tesisin inşasına karşı çıkmaktadırlar.
Amerika’yı, Avrupa ülkelerini kıskanmayı bir kenara bırakalım, eğer oteli Koç Holding yapıyorsa, yeşil-çevre-tabiat hassasiyetinin, Sözcü gazetesinde de pek dikkate alınmadığını gösteren cümlelerle devam edelim: “2013 yılında yıkılan ve bulunduğu alana yeniden inşa edilen lüks otel, Antalya’daki ilk 5 yıldızlı otel olması ile tanınıyor. Ayrıca Türk iş dünyasının en önemli simalarından Vehbi Koç’un 1996 yılında hayatını kaybettiği lüks otelin, bu özellikleri nedeniyle aile için son derece hassas manevi öneminin bulunduğu bilinmekte.”
Antalya’ya hayatımda hiç gitmedim.
Otelin ne eski görüntüsüne, ne de yeni görüntüsüne çıplak gözle şahitlik etmedim.
Ama hodri meydan diyorum.
Sözcü gazetesi, Vehbi Koç’un vefat ettiği otelin dış görüntüsünü ve şimdi yeni dış görüntüsünü şöyle yan yana koyuversin.
Sonra bize “imar rant” ne demektir, “yeşile saygı”, “tabiata değer vermek” ne demektir, bir anlatsın.
Samimi kanaatimi söyleyeyim.
Başka ülkelerden Türkiye’ye turist çekecek tesis, kim tarafından yapılırsa yapılsın desteklerim.
İster Koç Holding yapsın, isterse siyasi iktidarı destekleyen bir işadamı yapsın.
Ne yani, Koç Holding’e ait bir otelde iki tane Alman turistin konaklamasına itiraz edip, İspanya’ya gitmelerine alkış mı tutacağım.
Bu tür bir karşıtlık solcularda olur.
Koç Holding’in, gezi isyanına verdiği desteğe itiraz ettim, bugün de ederim. Ama bu itiraz, “Türkiye’ye gelecek turist, Koç Holding’e para kazandıracağına, Yunanistan’a kazandırsın” noktasına asla evrilmez.
Hayatımda hiçbir otel sahibi iş adamıyla ortaklık yapmadım, nezaket ziyareti dışında kendileriyle görüşmedim. Bu çerçevede tabii ki, kurallara herkes uysun, kimse oturduğu yerden, avanta vererek imar rantı oluşturmasın, haksız kazanç sağlamasın.
Ama bu görüşüm, asla “Türkiye’de turistik tesisler çoğalmasın, Türkiye cumhuriyeti vatandaşları bile tatillerini Yunan Adaları’na gidecek şekilde planlasın” noktasına evrilmez, evrilmemelidir.
Türkiye’ye kalkınsın, turizm gelirleri artsın. Turistik tesislerimiz çoğalsın.
Koç Holding de yapsın, diğer iş adamları da yapsın.
Ama Sözcü ne diyor?
Koç Holding otel yaptığında, Sözcü, otelin propagandasını yapıyor: “Tüm odaları deniz manzaralı olarak tasarlanmış Divan Talya Oteli’nin, 5 yıldızlı lüks segmentte uluslararası standartlarda bir şehir-resort oteli olarak konumlandırılması, marka ve konseptin hizmet standartlarının tam olarak sağlanabilmesini teminen, turizm sektöründeki yaygın uygulamalara paralel olarak faaliyetlerin kademeli şekilde genişletilmesi öngörülmektedir.”
Sözcü’de, “Senin her odan denizi nasıl görür arkadaş” itirazı olmadığı gibi, bir de bu açıdan övgüler düzülüyor.
Bir başka iş adamı, o otelin çok daha küçüğünü yaptığında, “deniz manzaralı otelde, sit alanı ihlali yapılarak milyarlık rant oluşturuldu” deniliyor...
İşte bizim itirazımız da buna.