“Şok” ve “Zaman/Bugün” aynı kamyonda dağıtılıyor!
Aydın Doğan şimdilerde kabuğuna çekilmiş görünüyor. Evvelce böyle miydi? Ülkenin seçilmiş Başbakan’ını pijamayla karşılayacak kadar umursamaz ve muktedir! Amiral gemisi “Hürriyet” ile az mı Müslüman avladı!? Bir hatırlayın manşetleri: “411 el kaosa kalktı, Şerefsiz, İslami teröristler”… Sadece manşetler değil, bir de atılan iftiralar! Peki Aydın Doğan’a her ay “trilyonlar” veren gazete hangisi? Şimdi neden bunu gündeme getirdik? Sayın Adem Yavuz Bey, “Taraf ve Sol’u Akit basıyor” diyerek işin medya/basım bölümüne yalan da olsa dikkat çekti ya, biz de bir bakalım şu medyaya dedik!
ZAMAN GAZETESİ’NDEN AYDIN DOĞAN’A HER AY KAÇ TRİLYON VERİLİYOR?
İsteyen Yaysat’ın internet sitesinden baksın! Yıllarca “cemaat düşmanlığı” yapan Doğan’ın şirketlerine Zaman ve Bugün Gazetesi her ay para aktarıyor! Bu durum yıllardır böyle! Zaman Gazetesi “Yay-sat” tarafından Cumhuriyet, Hürriyet, Sözcü, Şok gibi gazetelerle beraber bayilere dağıtılıyor! Ahlaksız Şok Gazetesi ile içerisinde ayetler bulunan Zaman Gazetesi aynı kamyonla yan yana dağıtılıyor! Yaysat’ın dağıttığı gazete ve dergi toplamı günlük 4 milyon adet! 2012 cirosu ise açıkladıklarına göre 651 milyon TL! Daha net bir hesap yapalım! 1 milyon Zaman Gazetesi’nin aylık 18 TL’den 18 trilyon ettiği ortada! Bunun yüzde kaçını Aydın Doğan’a veriyor? Sadece %10’u bile 1,8 trilyon eder! Beni şaşırtan ise Zaman’a asıl iftira atan, karalayan gazetelerin şirketinin kullanılması! Alternatif olmazsa anlarsınız, “Ne yapalım, Şok var diye dağıttırmayalım mı?” bile dersiniz. Ama bir alternatif hem de yıllardır var! Olmasaydı, herkes tek şirkete “mecburen” dağıtım yaptırırdı.
HALKIN NURCU’LARA DEĞİL, GÜLEN CEMAATİNE BAKIŞI DEĞİŞTİ!
Muhterem ve mazlum Said Nursi’nin yolundan giden kıymetli nur talebeleri yalnızca Gülen cemaatine ait değil! Said Nursi’nin de isteği üzerine cemaat birçok koldan oluşuyor: Yazıcılar, Yeni Asya, Suffe, Nesil, Med-Zehra gibi. Fethullah Gülen cemaati de bu kollardan biri ve maddi anlamda içlerinde en güçlüsü! Allah hizmet eden herkesten razı olsun, biz de onların sonuna kadar destekçisiyiz. Asgari ücretle yurtdışında çalışan talebeler, dershane öğretmenleri, abiler, ablalar gerçekten de cemaatin en masum, en mütedeyyin, en sıcak insanları! Onların kalbine en ufak bir çizgi değsin istemem! Bu sebeple sırf onların hatrına büyük bir saygı ile tartışmalara bakıyoruz. Hizmet adı altında farklı amaçlar güdenleri de önce Allah’a sonra milletimize havale ediyoruz. Bizler İslami cemaatleri, hak yol tarikatlarını, Kürtleri, Türkleri seviyoruz; ancak cemaatçiliği, tarikatçılığı, Kürtçülüğü, Türkçülüğü sevmiyoruz! Daha önce “Cemaatin de bazı hataları var?” denince “Yok be ya, onlar hizmet ehli!” diyen vatandaş, cemaatin dershane tavrı sebebiyle eleştirilerini yüksek sesle dile getirmeye başladı. Yani cemaat sorgulanmaya başlandı! Yazar takımının sorgulaması normaldir; ancak sizi vatandaş sorgulamaya başlamışsa bunun geri dönüşü zordur. “Mavi Marmara” açıklamasına “Bir bildikleri vardır” diyenler bugün ABD, İsrail, BOP’tan bahsediyor!
SOKAKTAKİ VATANDAŞIN TAVRINA BAKALIM!
Vatandaşlar Zaman’a “genellikle” dershane sınavları veya “üstüne gazete yazdırma” yoluyla abone yapılıyor. Çevirin 3-5 aboneyi sorun! Birçok vatandaş “Çocuk dershaneye gidiyor, sınav eki var, öğretmeni de mecbur alınacak dedi” diyor. 5 adet Zaman Gazetesi birden alan vatandaşa “Bir tanesini başka gazete yap, yine 4’ünü al” dendiğinde ise, “Olmaz, kabul etmezler!” cevabı alınıyor. Bir kebapçı arıyor; “Gücüm tek gazete almaya yetiyor. Cemaatten geldiler, Akit’i bırakıp Zaman almazsan buradan yemek yemeyiz dediler” diyor! Yeni mezun birçok öğretmen adayı dershanelerine başvurunca “Dışarıdan öğretmen almıyoruz” cevabıyla karşılaşıyor. Oysa başvuran öğretmen abdestli, namazlı, edepli, genç bir öğretmen! Anında dışlanıyor! 28 Şubat’ta Müslümanlar inim inim inlerken, cemaatin aldığı tavrı bir zamanlar üniversite kapılarında süründürülenler esefle hatırlıyor! Mavi Marmara’daki şehitlerimize dökülen gözyaşları henüz kurumamışken “Gitmeselerdi kardeş!” tavrını ümmetin evlatları bir türlü içine sindiremiyor! Rahmetli Erbakan, milletin hür iradesi ile seçilmiş olmasına rağmen “Bırakıp gitsin!” restini taraflı-tarafsız kimse hazmedemiyor. “Dershane olmazsa PKK hortlar, dağa çıkarlar” diyen cemaat büyüklerine vatandaş, “30 yıldır dağa çıkan kimdi, bunları niye kurtaramadınız, PKK’yı siz mi bitirdiniz?” diye soruyor. Esasında dershane hususunda gerçekten samimi açıklamalar yapılsaydı vatandaş cemaate büyük destek verirdi. Yazdıklarımızın tamamı “eleştiri”dir, bunu “fitne” ile karıştıranların iyi niyetini sorgulaması gerek! “Başbakan’a karşı çıkan Ak Partili vekillerin sayısı her geçen gün artıyor” diye yazan Zaman’ın hangi ateşi harladığına iyi bakmak lazım! Zulüm, kimden gelirse gelsin zulümdür! Susmak ise ayrı bir zulüm!
Bu arada öğretmen kardeşlerimin ve dershane kurarak ticari faaliyet yürüten “şahısların” mağdur edilmemesi de çok önemli! Atanamayan öğretmenler apayrı bir sorun! Dershaneyi eleştiriyoruz diye MEB’in aksaklıklarına kör bakacak değiliz! Milli Eğitim düzeni halen tepetaklak! Başbakan kendisi söyledi! Bu dershane olayını Hüseyin Çelik, Ömer Dinçer, Nimet Çubukçu çözemedi; ama Nabi Avcı yapacak dedi. Demek ki sayın “bakan’lar” olaya iyi bak’amamışlar. Ülkemizde herhangi bir holding, grup, cemaat tek başına milli geliri almasın, adil paylaşım olsun! En iyisini elbet Allah bilir!
ZAMAN GAZETESİ’NDEN AYDIN DOĞAN’A HER AY KAÇ TRİLYON VERİLİYOR?
İsteyen Yaysat’ın internet sitesinden baksın! Yıllarca “cemaat düşmanlığı” yapan Doğan’ın şirketlerine Zaman ve Bugün Gazetesi her ay para aktarıyor! Bu durum yıllardır böyle! Zaman Gazetesi “Yay-sat” tarafından Cumhuriyet, Hürriyet, Sözcü, Şok gibi gazetelerle beraber bayilere dağıtılıyor! Ahlaksız Şok Gazetesi ile içerisinde ayetler bulunan Zaman Gazetesi aynı kamyonla yan yana dağıtılıyor! Yaysat’ın dağıttığı gazete ve dergi toplamı günlük 4 milyon adet! 2012 cirosu ise açıkladıklarına göre 651 milyon TL! Daha net bir hesap yapalım! 1 milyon Zaman Gazetesi’nin aylık 18 TL’den 18 trilyon ettiği ortada! Bunun yüzde kaçını Aydın Doğan’a veriyor? Sadece %10’u bile 1,8 trilyon eder! Beni şaşırtan ise Zaman’a asıl iftira atan, karalayan gazetelerin şirketinin kullanılması! Alternatif olmazsa anlarsınız, “Ne yapalım, Şok var diye dağıttırmayalım mı?” bile dersiniz. Ama bir alternatif hem de yıllardır var! Olmasaydı, herkes tek şirkete “mecburen” dağıtım yaptırırdı.
HALKIN NURCU’LARA DEĞİL, GÜLEN CEMAATİNE BAKIŞI DEĞİŞTİ!
Muhterem ve mazlum Said Nursi’nin yolundan giden kıymetli nur talebeleri yalnızca Gülen cemaatine ait değil! Said Nursi’nin de isteği üzerine cemaat birçok koldan oluşuyor: Yazıcılar, Yeni Asya, Suffe, Nesil, Med-Zehra gibi. Fethullah Gülen cemaati de bu kollardan biri ve maddi anlamda içlerinde en güçlüsü! Allah hizmet eden herkesten razı olsun, biz de onların sonuna kadar destekçisiyiz. Asgari ücretle yurtdışında çalışan talebeler, dershane öğretmenleri, abiler, ablalar gerçekten de cemaatin en masum, en mütedeyyin, en sıcak insanları! Onların kalbine en ufak bir çizgi değsin istemem! Bu sebeple sırf onların hatrına büyük bir saygı ile tartışmalara bakıyoruz. Hizmet adı altında farklı amaçlar güdenleri de önce Allah’a sonra milletimize havale ediyoruz. Bizler İslami cemaatleri, hak yol tarikatlarını, Kürtleri, Türkleri seviyoruz; ancak cemaatçiliği, tarikatçılığı, Kürtçülüğü, Türkçülüğü sevmiyoruz! Daha önce “Cemaatin de bazı hataları var?” denince “Yok be ya, onlar hizmet ehli!” diyen vatandaş, cemaatin dershane tavrı sebebiyle eleştirilerini yüksek sesle dile getirmeye başladı. Yani cemaat sorgulanmaya başlandı! Yazar takımının sorgulaması normaldir; ancak sizi vatandaş sorgulamaya başlamışsa bunun geri dönüşü zordur. “Mavi Marmara” açıklamasına “Bir bildikleri vardır” diyenler bugün ABD, İsrail, BOP’tan bahsediyor!
SOKAKTAKİ VATANDAŞIN TAVRINA BAKALIM!
Vatandaşlar Zaman’a “genellikle” dershane sınavları veya “üstüne gazete yazdırma” yoluyla abone yapılıyor. Çevirin 3-5 aboneyi sorun! Birçok vatandaş “Çocuk dershaneye gidiyor, sınav eki var, öğretmeni de mecbur alınacak dedi” diyor. 5 adet Zaman Gazetesi birden alan vatandaşa “Bir tanesini başka gazete yap, yine 4’ünü al” dendiğinde ise, “Olmaz, kabul etmezler!” cevabı alınıyor. Bir kebapçı arıyor; “Gücüm tek gazete almaya yetiyor. Cemaatten geldiler, Akit’i bırakıp Zaman almazsan buradan yemek yemeyiz dediler” diyor! Yeni mezun birçok öğretmen adayı dershanelerine başvurunca “Dışarıdan öğretmen almıyoruz” cevabıyla karşılaşıyor. Oysa başvuran öğretmen abdestli, namazlı, edepli, genç bir öğretmen! Anında dışlanıyor! 28 Şubat’ta Müslümanlar inim inim inlerken, cemaatin aldığı tavrı bir zamanlar üniversite kapılarında süründürülenler esefle hatırlıyor! Mavi Marmara’daki şehitlerimize dökülen gözyaşları henüz kurumamışken “Gitmeselerdi kardeş!” tavrını ümmetin evlatları bir türlü içine sindiremiyor! Rahmetli Erbakan, milletin hür iradesi ile seçilmiş olmasına rağmen “Bırakıp gitsin!” restini taraflı-tarafsız kimse hazmedemiyor. “Dershane olmazsa PKK hortlar, dağa çıkarlar” diyen cemaat büyüklerine vatandaş, “30 yıldır dağa çıkan kimdi, bunları niye kurtaramadınız, PKK’yı siz mi bitirdiniz?” diye soruyor. Esasında dershane hususunda gerçekten samimi açıklamalar yapılsaydı vatandaş cemaate büyük destek verirdi. Yazdıklarımızın tamamı “eleştiri”dir, bunu “fitne” ile karıştıranların iyi niyetini sorgulaması gerek! “Başbakan’a karşı çıkan Ak Partili vekillerin sayısı her geçen gün artıyor” diye yazan Zaman’ın hangi ateşi harladığına iyi bakmak lazım! Zulüm, kimden gelirse gelsin zulümdür! Susmak ise ayrı bir zulüm!
Bu arada öğretmen kardeşlerimin ve dershane kurarak ticari faaliyet yürüten “şahısların” mağdur edilmemesi de çok önemli! Atanamayan öğretmenler apayrı bir sorun! Dershaneyi eleştiriyoruz diye MEB’in aksaklıklarına kör bakacak değiliz! Milli Eğitim düzeni halen tepetaklak! Başbakan kendisi söyledi! Bu dershane olayını Hüseyin Çelik, Ömer Dinçer, Nimet Çubukçu çözemedi; ama Nabi Avcı yapacak dedi. Demek ki sayın “bakan’lar” olaya iyi bak’amamışlar. Ülkemizde herhangi bir holding, grup, cemaat tek başına milli geliri almasın, adil paylaşım olsun! En iyisini elbet Allah bilir!







