• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı
TÜM YAZILARI

Sakalları şiirle karışık, yüreği Allah ile barışık!

05 Aralık 2015
A


Hacı Yakışıklı İletişim: [email protected]

Alnı secdeye inen insanların sesleri birbirine bağlanabilirse, ancak o zaman sokaklar, meydanlar ardına kadar açılır...

Ve sonunda sonu gelmeyen yalnızlık yığınlarına bekçiler seçildi...

Farz et körsün, olabilir, el ele tut, taş al ve at, kâfiri bulur...

Tek güvencemiz Allah’tır. Başka hiçbir güvencemiz yoktur...

Biz sakalları şiirle karışık, yüreği Allah ile barışık adamları sevdik...

Yukarıdaki sözler 7 Güzel Adam’dan biri olan merhum CAHİT ZARİFOĞLU’na ait... Allah ondan razı olsun, mekânını cennet eylesin...

Gerçekten güzel ve yazdıklarını yaşayan samimi bir şairdi. Şairliğini tıpkı Necip Fazıl’da olduğu gibi İslam’ı ölçü alarak yaşayan, Müslüman bir şair olmakla sevinen bir güzel adam!..

“Sanat için her naneyi yerim” diyen omurgasızlar, zinanın adını “masum ve yasak aşk” koyan müptezeller, “Eşim sanatçı(!) olduğu için erkekleri öpme diyemezdim” sözlerini yüzü kızarmadan ve hatta sırıtarak söyleyen midesi geniş ruhsuz korkuluklar etrafımızı sarmış olsa da biz kendi sanat tanımımızı yapmaya devam edeceğiz!

Sanat, asla bizim yaşam tarzımıza aykırı olamaz; şayet aykırı olursa biz ona sanat demeyiz. Biz onların her yaptıklarını beğenmek zorunda değiliz; kendimizi de kimseye zorla beğendirecek değiliz!

Gâvurdan korktuğumuzdan beri hep kafamıza taş yiyoruz! 

Elimize taş alacak cesareti bu yüzyılda toparlayacağız!

“ÇOK MU TAYYİP ERDOĞAN TARAFTARIYIZ, COME ON MAN?”

Şöyle sakin bir kenarda, sükûta erişmiş bir şekilde düşünüyorum. Acaba siyasete fazla mı giriyoruz, çok mu taraftarız? Mesela çok mu Erdoğan taraftarıyız?

Birden aklımın sağ tarafından bir ses geliyor: “Algı yöneticilerine kanma!”

Evet, algı yöneticileri bize “Siz taraftarsınız, fanatiksiniz, aşırıcısınız” gibi yaftalarla saldırıyor. Oysa asıl aşırıcı ve holigan olan onlar! Sadece bu dönem sesleri çok çıksa da güçlerinin millete galebe çalamaması yüreklerine dert oluyor, içinde vicdan olmayan yüreklerine...

Biz başlı başına Erdoğan’dan değil, Erdoğan’ın taraf olduklarından tarafız; yani ideallerimizi taşıdığı için Cumhurbaşkanı’nın safındayız ve çekinmeden ayak bastığımız yeri belli ediyoruz.

Biz Filistin’den, Türkmen Dağı’ndan tarafız... Kürt Dağı da öz toprağımızdır, Türk Dağı da... Çeçenistan da bizim derdimizdir, Arakan da... Bir Afganlının ne düşündüğünü en iyi “biz” anlarız, bir Iraklı bize çok da uzak değil... Araya giren 100 yıllık yalnızlığımızı devirmenin vaktidir ve esas devrim budur!

“DEVLETSİZLİK DEĞİL, UTANMAZ BİR ÖLÜ SEVİCİLİK”

Bu soruları belki birileri sormuştur ama bir kez de ben sormak istiyorum. 

Yasin Börü, devletsizlik yüzünden mi öldü? O masum kardeşimizi yerde sürükleyenler devlet yok diye mi yaptı bunu? Sadece Yasin değil elbet, binlerce mazlum daha var ismini sayamadığımız! 

Mavi Marmara’daki barış gönüllüleri, Müslüman kardeşlerimiz devletsizlik yüzünden mi öldü?

İnsanları adaletsiz şekilde öldürenleri görmeyenlerin vicdanları hangi kasalarda saklı bilmiyorum! 

Binbaşı Arslan Kulaksız, eşinin gözleri önünde devletsizlikten mi öldü? Yoksa devletin sahibi milleti tanımayanlar yüzünden mi?

Son zamanlarda bu topraklardaki hiçbir kavim mensubu vatandaş, devlet veya devletsizlik yüzünden ölmüyor. Ama ne zaman ki bir “insan” ölse, birileri hemen kafasını uzatıp cesede şöyle bir bakıyor. Yerde yatan mevta, onlar için “kullanışlı bir ölü” ise derhal harekete geçip, kan üstünden siyasete başlıyorlar. Yok, şayet ölü başkalarına aitse ve propagandaya uygun değilse görmüyorlar, duymuyorlar, bilmiyorlar! 

Bizler devleti “aşırı kutsayanlar” ile “aşırı suçlayanlar”ın aynı çizgide birleştiğini çok iyi biliyoruz! Sizinki devletsizlik değil beyzâdem; resmen körlük! 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23