PKK sempatizanı Türkler, biji serok ayol!
Derdi millet olmayanlar seçim sonuçlarına “Ampulü patlattık” diye seviniyor. O ampul sana flüoresan olarak dönerse ne yapacaksın? Ondan sonra gökten iktidar yağmasını bekle!
Bu seçimlerde “etnisite” tavan yaptı maalesef! İstiklal Harbi’nin “şanlı” şehrinde yaşayanların yarısı AK Parti’ye oy verdi, ama HDP’lileşmek ile suçlanıyorlar. HDP’ye sadece Kürtler oy vermedi. Zaten PKK sempatizanlarının hepsi Kürt değil, aralarında Türkler de var ve hatta Almanlar, Yahudiler, Fransızlar! Bunca yol aldık ama hâlâ PKK meselesini Kürt meselesi sanıyoruz. Bu örgüt bir limited şirkettir. Tüm mücadele bu şirketin feshedilmesi üstüne kurulu, ama bir el durmadan tetikle uğraşıyor!
Batı’dayken konuşmak kolay, Doğu’da işler öyle olmuyor işte. Adamlar kalaşnikofla kapıya dayanmış! Sen Batı’dan bakıp “PKK terör örgütüdür” diyor ve Doğu’dakinin de aynısını söylemesini istiyorsun! Tamam, söylesin, ama hani can ve namus güvenliği?
Çözüm süreci denilen olay sadece Kürtler veya Türkler ile alakalı değil, o sebeple adı her ne olursa olsun bu sürece olumlu bir şekilde nokta konmalıdır!
Herkes koalisyon için şartlarını açıklıyor. Açıkladıkları parti yine AK Parti! Bu nasıl seçim kazanmak, nasıl kaybetmek? Onu isteriz, şunu istemeyiz, orayı alırız, burayı kırparız! Bütün talepler yine AK Parti’den isteniyor! Fırsattan istifade, birileri AK Parti’yi “eleştirme” bahanesiyle içindeki tüm “kin ve nefreti” kusuyor. Sıkıntı yok, tüm bunlar milletin gözü önünde oluyor, bir açıdan iyi de oluyor!
Seçimlerden önce birbirine ses etmeyen Bahçeli ve Demirtaş şimdi birbirlerini “şeref” üzerinden vuruyorlar. Kim kullanırsa kullansın bu tür önemli kavramlar kirletilmemeli!
Kimileri sonuçlara Erdoğan’ın oyunu diyor! Öyle bir oyun yok, sadece bu denklemden Erdoğan’ın yine başarıyla çıkacağını biliyorlar. Erdoğan oyun oynayan değil, oynanan oyunları bozan bir karaktere sahip; bunu kimse kolay kolay inkâr edemez! Senaryoların dönüp dolaşıp Erdoğan’ın önüne gelmesi iyi değil aslında, bu Türkiye’nin normalleşememesi anlamına geliyor!
İçimizden bir grup çok sıkı dua ediyor olmalı, bunca hengâmeye rağmen milletimiz binlerce yıldır bir arada ve dönüp dolaşıp İslam Birliği’ni sağlamaya çalışıyor, en azından fikirsel altyapılar daima varlığını koruyor!
Başkanlık Sistemi’nden vazgeçemeyiz, rafa kaldırmak da hata olur! Tam tersine, ülke çapında “akil insanlar” tarzı heyetler oluşturup bu sistemi anlatmak gerekiyor; tabii akil heyetle aynı olacak değil, ikisi çok farklı durumlar! Bu heyette sadece sistemi savunanlar değil, savunmayanlar da bulunmalı ve tüm Türkiye’yi gezerek en azından STK’larla istişarede bulunmalıdırlar.
AK Parti seçmeni koalisyon istemiyor! MHP ile HDP, CHP ile MHP koalisyon istemiyor! Görünen o ki AK Parti, MHP ile koalisyona gidecek, bir müddet sonra da erken seçim yapılacak! Bizdeki muhalefet, iktidar olmaktan korkuyor! Çünkü karşılarında artık yönetimi kolay “sessiz yığınlar” yok! 2002 öncesindeki DYP, DSP, ANAP ve liderleri tarihten silinmişti! Aradan 13 yıl geçti, şayet hükümeti kurmak için ayak direrlerse MHP-CHP-HDP de o kadar ağır olmasa da büyük oranda güç kaybedecekler! Bugün bu 3 parti vatandaşı adeta erken seçime zorluyor.
Selahattin Demirtaş! PKK’ya terör örgütü diyemediniz; haydi ‘O coğrafyada yaşıyorlar’ deyip millet sineye çekti. Hüdapar’lı vatandaşları PKK öldürürken kınamakla yetindiniz, başta üyeler olmak üzere millet sineye çekti. Koruculara ‘Kalaşnikoflarla saldıracağız’ dediniz; seçim heyecanıdır dendi, görmezden gelindi. Ama sen; % 13 oy alıp, 80 vekille meclise yol alırken hâlâ ama hâlâ “PKK silah bırakmalıdır” diyemiyorsan ve adres olarak “İşte Öcalan İmralı’da ona sorun” diyorsan ya sana yazıklar olsun ya bize yazıklar olsun!
Velhasılı bu seçim sonuçları çok hayırlı oldu. Eteklerdeki taşlar döküldü, istişareler yapılıyor. Vatandaştaki rehavet azaldı. Bu dünyadaki hiçbir şeyin sonsuza kadar gitmeyeceği görüldü. Her zamanki gibi Allah’a şükrediyorum ki bu milleti seçim sonuçlarıyla uyandırdı; aksi takdirde bir “darbe” ile uyansaydık belimizi bir yüzyıl daha doğrultamazdık! Yeni hükümeti kim kurarsa kursun ömrü 4 yıl sürmeyecek, zaten hiçbir partinin böyle bir talebi de yok, AK Parti tekrar iktidara gelse hepsi de rahatlayacak gibi duruyor!
“MADALYONUN ÜÇÜNCÜ YÜZÜ”
Herkesi kınım kınım kınıyorum! İş, aş, Haydar Baş’ı seçseydiniz bu ay sonu maaşlar en az 5 bin TL idi! MHP’yi tek başına iktidar yapsaydınız mazot 1 lira 75 kuruş, asgari ücret 1400 TL idi! CHP olsaydı daha iyi olurdu, mazot MHP’nin vaadinden 25 kuruş daha inerek 1 lira 50 kuruş olurdu! Mustafa Kamalak ve Destici’yi seçseydiniz; bak işte o vakit ne olacağını ben bile kestiremiyorum!







