Kurunun yanında gerçekten yaş var mı?
17-25 Aralık ve MİT TIR’ları olayını gördüğü halde Paralel Yapı FETÖ’den ayrılmayanlar ile Doğu ilçelerinde sokak başlarına açılan çukurları gördüğü halde PKK ve HDP’den ayrılmayanlar aynı zihniyetin ürünleridir!
“Kurunun yanında yaş da yanmasın” sözünü desteklemekle birlikte devletine, milletine, vatanına ihanet eden kadavra ruhlu tuzu kuruların da yanması gerektiğini düşünüyoruz. “Yanmak” derken, hukuk kuralları çerçevesinde gerekli yaptırımlardan bahsediyoruz.
Evet, onlar kuru-yaş dinlemeden toplumun evlatlarını yaktılar. Rakip gördükleri firmaları ve holdingleri yaktılar, yok ettiler; rakip gördükleri gazetelerin abonelerini tehdit ettiler, rakip gördükleri devlet görevlilerini sindirdiler!
Ama biz her şeye rağmen hukuk sınırlarından çıkmamalıyız, bununla birlikte geri ve kaypak adımlar da atmamalıyız. Arada “yaş” diye bahsedilenler paralel yapının içinde olup da gerçeği görmeyen ve zekâsını kullanamayan saflardır. İftira atılanlar ise “yaş” değildir, yani bu ihanet çizgisinin içinde değildir. Onlar muhakkak aklanacaklardır. Devletin de “titiz” olduğunu görüyoruz.
Hülasa; kurular-yaşlar netice itibariyle FETÖ’nün içindedirler. Kimisi dibinde, kimisi ortasında, kimisi uzağında! “Yaş” denilenler uzakta olanlar ve bir şekilde çıkamamış olanlar! İftira atılanlar ise bu kategorilerin dışında..! Şuna dikkat etmek gerek; Fetullah Gülen bile kendisini “yaş” kategorisine sokmak istiyor.
YENİ PLAN: KUR’AN MÜSLÜMANI-SÜNNET MÜSLÜMANI
İyi ki güzel kitabımız Kur’an-ı Kerim’i Allah koruyor. Onu koruma işi bizlere kalsaydı vay halimize! Vakitlerden İncil ve Tevrat yeryüzüne indirildiği vakit yine kutlu günlerdi; lakin papazlar ve hahamlar kutsal kitaplarını “göz göre göre” az bir dünya menfaati karşılığında ayet ayet sattılar. İnsan hem eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) hem de esfel-i safilin (sefillerin sefili) çizgisinin tam ortasında doğar. Allah’ın koruması olmasa bizim omuzlarımız bu yükü kaldıramazdı.
Hangi tarikat, cemaat, grup olursa olsun “Kur’an Müslümanı-Sünnet Müslümanı” tartışmalarını yanlış buluyorum. Bu tartışmayı yapan taraflar “tarihi bir hata”ya düşmek üzereler! Bizim için Kur’an-ı Kerim biricik rehberdir, dünyanın gelmiş-geçmiş-gelecek tüm kitapları bir araya gelse onun bir ayeti etmez! Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) ise bizim öncümüzdür, biz ise onun ailesinin bir ferdi olmanın derdindeyiz. Peygamberimiz de Allah’ın bir kuludur; üstelik işkence görmüş, çocuklara taşlatılmış, öldürülmek için peşine düşülmüş, açlık çekmiş bir insandır. Biz peygamberimizi her yönüyle seviyoruz! Kur’an-ı okuyacağız, anlayacağız, yaşayacağız ve peygamberimizin gittiği yoldan gideceğiz; buna itiraz eden yoksa lütfen ümmetin derdiyle dertlenelim ve yolumuza bakalım!
İşin özü; Kur’an’ı indiren de Hz. Muhammed’i (SAV) bize rehber eden de Allah’tır! Allah’tan daha iyi kimse bilemez. Müslümanların kategorize olduğu yeter, daha fazla bölünmenin lüzumu yoktur.
“ANKARA KORİDORLARI
VE AKİT GAZETESİ”
Ankara deyince aklınıza ne geliyor? Durun bir dakika, Anadolu’daki ilk imajını ben söyleyeyim: “Soğuk şehir, memur şehri, mabetsiz, donuk, karışık, Ankara oyun havaları eşliğinde haram zıkkım yiyenlerin bol olduğu şehir, zoraki başkent.”
Yalan mı? Yalan değil ama bunlar 10 sene evvel geçerliydi. Evet, Ankara 10 sene ve öncesinde soğuk bir memur şehriydi. Bugün Ankara’nın talihi değişmiştir. Tıpkı Türkiye’nin talihi değiştiği gibi!
Biz de bundan böyle Ankara’dayız. Vakit buldukça diğer şehirlerimizi de ziyaret edeceğiz. Akit gazetesi 12 Eylül 1993 gününde ilk sayısını çıkardığından beri nasıl ki “Müslümana müşfik, kâfire şedit” anlayışında olmuşsa biz de hayat tarzımız olan bu çizgide ilerlemeye devam edeceğiz. 13 yıldır gazetemizde çeşitli görevleri seve seve yaptık, ne hak ettiysek gazetemiz sonuna kadar destek verdi. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da davalardan, belalardan, baskılardan korkmadan yolumuzda ilerlemeye ve “inananların” haykıran sesi olan gazetemizle birlikte davamızın neferi olmaya devam edeceğiz. Biz aciz kullarız, ancak zalimin karşısında suskun olanlardan da değiliz! Allah ümmetin derdiyle dertlenen kullarından eylesin!







