Kırıkkale MKEK’de masonik kuşatma mı var?
Kırıkkale Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi, devletin 22 milyon dolar harcayarak yaptığı projeyi 20’de 1 bedelle satmaya çalışırken “millete ve devlete sadakatsizlik” suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Peki, sonrasında neler oldu? MKEK’de böylesine bir skandal sadece “bir fabrikanın” müdürü ile ilgili miydi? Devletin en önemli kurumlarından birinde “başka olaylar” olmuyor muydu? Aradan 2 ay geçti ama kamuoyunda böyle bir bilgi yok.
Bu düşünceler içindeyken MKEK’den birileri arayarak bazı bilgileri paylaştılar. Olay henüz belgeli olmadığı için sadece iddiaları, isim vermeden yazmakla yetinelim. Şayet bu iddiaların belgesine ulaşırsak hiç tereddüt etmeden yazarız. İşte o iddialar:
“Makine Kimya Endüstrisi Kırıkkale (X)Fabrikası’nda şahit olduklarımız karşısında daha fazla susmak istemiyoruz. Çok fazla ihanet ve rüşvet var. Öncelikle belirtmek istediğimiz; masonların ve paralel mensuplarının, fabrika içinde bir şirket kurmuş gibi hareket etmeleri. X kişilerin localara kayıtlı mason oldukları herkesçe bilinir. Birkaç yıl önce kurum tarafından gönderilen müfettişler rüşvet olayının üstünü örtmüşler ve bunu da açıkça dile getirmekten çekinmemişlerdir. Kısa zaman önce, fabrikanın ihtiyacı olan bir tezgâh ihalesinde, piyasadan 150-200 bin tl’ye temin edilebilecek tezgâhı, X şahsın ısrarları ve organizasyonu neticesinde ismini bilmediğimiz bir şirkete bir milyon tl’ye verilmesi skandaldır. X başmühendis hükümete ve Cumhurbaşkanına hakaret etmekten çekinmemektedir. Kendisi matematik ve İngilizce bilmediği halde bütün bu sınavları nasıl kazandığı sorgulanmalıdır. X şahsın sekreteri başörtülü bir hanımefendi iken başörtüsünü zorla açtırmıştır. Maalesef sadece siyonizm ve paralel yok fabrikada, bir de PKK sempatizanı hatta işi daha ileri götürüp açık açık PKK’lı olduğunu söyleyenler var aramızda. Bu fabrikada insanların başka işi yok gibi, işçisi de memuru da çalışmıyor. En ilkel şartlarda haftada 10.000 parça üretim yapan tesisler, şu anda haftada 1000 parça üretim yapamıyor ve siparişler geri gönderiliyor. Diğer fabrikalarda da durumun farklı olduğunu düşünmüyoruz.”
İddialar bunlar, umarım gerekli araştırma “milletin menfaatleri” adına yapılır ve yine umarım ki bu iddialar bu boyutlara ulaşmamıştır. Hak neyse, ortaya çıksın!
Biz; zalimin bile bir hakkı varsa verilmesi gerektiğine inanan bir medeniyetin çocuklarıyız!
“AHMET HAKAN COŞKUN VE DOĞAN
MEDYA CENTER FAKTÖRÜ!”
Bazı şeyler niçin dikkatlerden kaçıyor?
Kılıçdaroğlu, “PKK ve DHKP-C’yi ziyarete gittim” dedi ve bu sözleri hafta boyunca eleştirildi. Ama bu açıklamaları yaptığı Ahmet Hakan Coşkun hakkında en ufak eleştiri gelmedi. Herhalde insanlar artık Doğan Medya’dan gelen her türlü rezilliğe ve müptezelliğe alıştı! Evet, “habercilik” işin önemli bir yönü; ama Türkiye lehine ne kadar açıklama varsa bu kanallardan çıkması işin boyutlarını değiştiriyor! Hele de Aydın Doğan’ın maaşlı elemanı Ahmet Hakan Coşkun söz konusu olunca “duran kanlar” akıyor!
Mübarek Ramazan ayında teknelerde viski yudumlayan bunlar! Pardon, Ahmet Hakan’ın dediğine göre viski yokmuş, tüm müslümanların oruç tuttuğu saatlerde onlar sadece yedikleri yemekten sonra sigara ve su içmişler! Yani viskinin bardağı var ama içinde viski yerine su bulunuyormuş.
Şu yalan dünyada hepimiz, her saniye tükeniyoruz! Ama kimisi tükenirken millete, ümmete faydalı oluyor; kimi ise son nefese kadar hançeri indirecek vatan evladı arıyor! Allah faydalı işler yapmayı nasip etsin. Sayın Coşkun, gel sen de Aydın Doğan’ın marifetlerini itiraf et de ahir ömründe hayırlı bir iş yap! Biliyorsun, sen bir projesin! Hür iraden yok; maddiyatın var, geçici bir şöhretin var ama sevenin yok! Seni kimse sevmiyor farkında mısın? Ne eski mahallendeki bakkal amca ne de yeni mahallendeki mösyö Albert! Senin şanın ve ismin gönüllerde yazılı değil; olsa olsa komprodorların çek defterlerinde “hamiline” şeklinde yazılı! Eskiden kalma tek bir özelliğin sağlam duruyor; hâlâ güzel soru soruyorsun, ancak bu yeteneğini “hakk” olan için kullanmıyorsun! Şu an gerçekleri duymuş olmanın ikilemindesin ve sen yanlış olanı seçmeye bir müddet daha devam edecek gibisin... Allah hayırlı olanı versin...
“ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARINDAKİ
MEB SORUŞTURMALARI SÜRÜYOR”
Özel eğitim kurumlarında öğretmenlerimize yapılan haksızlıklar ile ilgili 2 Nisan 2016’daki yazımızın ardından MEB tarafından 81 ilde soruşturma başlatılmıştı. Türkiye’nin dört bir yanından her gün cep telefonum çalmaya devam ediyor, Allah hizmet edenlerden razı olsun! MEB müfettişleri “özel öğretim kurumlarındaki” öğretmenlerimizin hakları için teftişlerine devam ediyor. Bana “kurum adı” soruyorlar, lakin ben 81 ildeki kurumların hepsini bilemem; ancak bildiğim özel okul ve temel liselerin %80’i emekçi öğretmenlerin hakkını gasp ediyor ve rızık korkusuyla öğretmenler ses çıkaramıyor. %20 oranındaki temiz kurumları tenzih ederim. İnşaallah soruşturmanın seyri sağlam olur da hak yerini bulur. Burada müfettişlere çok iş düşüyor. Gelişmeler oldukça yazmaya devam edeceğiz.







