--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hiçbir padişahın soytarısı yoktur!

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Fakat her soytarının bir “kralı” vardır.

“Ortaçağ Karanlığı” denen dönem Anadolu’da yaşanmadı; tam tersine Avrupa ve İngiltere coğrafyasında yaşandı, zulümlerinin suçunu bile yüzyıllar sonra üstümüze attılar. 

Garip bir tecellidir ki; 1920 ile 2000 yılları arasında yaşayan Müslümanların “ortaçağ zihniyeti”ne tâbi oldukları özellikle içerideki solcu kesim tarafından bir yafta olarak vuruldu.

Kendini çağdaş sanıp Allah’ın yarattığı vakte tapan zamane yamyamları ki Müslüman zamana tapmaz; ancak Yüce Yaradan Asr’a and içebilir! 

“Engizisyon mahkemeleri” hiçbir Osmanlı padişahı tarafından kurulmadı. İngiltere’nin yargıçları ise o mahkemelerde çok kelle aldı. Batı’yı tersinden model alan zihniyet “İstiklal Mahkemeleri” kurarak koyun kılından peruk takan ecnebi yargıçlara özendi, biz özenmedik! İçine cadı kaçmış diye yakılan insanlar Avrupa topraklarındaydı! Sonra filmler yapıp cin çıkarma seanslarını bu toplumun insanlarına bir iftira olarak attılar!

Türkiye kabuğunu kırdığı anlarda darbelerle susturuldu. 

Önce âlimleri astılar, çünkü önce onlar itiraz eder! Bir millet uyanıyor dediğimiz vakit Başbakan’ını astılar, zira başı olmayan millet ayağa düşmeye mahkûmdur. 

Necmettin Erbakan gibi bir deha lideri 4. kuvvet medyayla ve yargı imparatorluğu ile parçalara ayırdılar.

İşte bu vakte kadar milleti temsil eden Recep Tayyip Erdoğan’ın boynuna yağlı urganı geçiremeyenler, üzerine giydiği kefeni kara toprağa gömemeyenler, uzun boylu vücuduna demirden kurşunu işletemeyenler, kasetlerle ve şantajlarla anlaşma imzalatamayanlar, onu pijamayla karşılamaya yeltenemeyenler, kapı arkalarında büyük ihaleleri yetimlerin tüylerini yolarak ve dul kadınların esbaplarını yakarak alamayanlar, dünya kompradorlarının ve leş yiyicilerinin kanlı ağızlarına kurban olarak veremeyenler ve dahi Recep’in kollarını Londra’ya, bacaklarını Tel Aviv’e, gövdesini Washington’a, kafasını Berlin’e parça parça gönderemeyenler; İslam coğrafyasının güzide topraklarında her gün canlı ve cansız, ruhlu ve ruhsuz bombalarla ortalığı inletmeye kalktılar! 

Somali’de patlayan bombaların sebebi budur.

Onlar zulmetmeye devam ederken artık bir fark var! 

Bizler; çocukluğu lastik ayakkabı giymekle, asfaltsız yollarda yürümekle, tandır ekmeği yemekle, tahtadan sedirlerde yatmakla geçen gönlü zengin Anadolu insanı; Londra’nın, Paris’in, Tel Aviv’in ettiği zulmü görüyor; sizin ağababalarınızın nasıl bir “üst akıl” ile halkları yönetmeye çalıştığınızı biliyoruz. 

Size tek kelimemiz var: Başaramayacaksınız!

Hiçbir padişahın soytarısı yoktur ve bizler sizin soytarılarınızın hangi krallara dalkavukluk ettiğini biliyoruz! İngiltere veya Arabistan fark etmez, her kral bir gün ölümü tadacak. Suudi Arabistan Kralı Abdullah da öldü. Şimdi buyursun mezarını Zemzem Tower’a kazsınlar!

Bizim milletimizin Allah’ın izniyle mazlumdan yana bir ruhu var. 

Bu şarkı burada bitmez, bitmedi, bitmeyecek!

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle