--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hasan Karakaya ağabey ve FETÖ

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

15 Temmuz gecesi milletçe tarihe büyük bir not düştük. Asırlar sonra dahi anlatılabilecek olaylar yaşandı. Şehitler verdiğimiz gibi “gazilerimiz” de oldu. Tankların önüne duran, jetlerden atılan bombalara rağmen alanları terk etmeyen, silahları çıplak elleriyle kavrayan insanlar muharip gazidir! Bunun resmî olmasının önemi yok, o gece kimse sokaklara “resmen ve zorunlu” olarak çıkmadı!

Yıllar boyunca FETÖ’nün zulmüne maruz kalan insanlarımız oldu. Ancak 10-20 sene evvel mağdur edilen insanlar o dönemlerde seslerini duyuramadılar. Kimisinin sırf “paralel yapının şirketlerine” rakip oluyor diye firması kapatıldı, kimisinin sırf “dinler arası diyalog olmaz, burada bir plan var” dedi diye ömrü cezaevlerinde geçti, hatta bir kısmı idamla yargılandı!

Gazetemiz de bunlardan çok çekti. Yıllarca abonelerimize psikolojik baskı uyguladılar. “Onları bırakıp Zaman Gazetesi almazsan senden alışveriş yapmayız” dediler. Bazı esnaflara 5’er, 10’ar gazete aldırdılar. Bu durum karşısında medya grup başkanımız, kıymetli MUSTAFA KARAHASANOĞLU ağabey, o dönemin şartları içinde “Müslümanlar arasında kavga var” görüntüsü vermemek adına daima sabretti. Sabretti ama sadece kendine yapılan muameleye sabretti; yoksa Müslümanlara yapılan zulümler karşısında hiçbir zaman susmadı, susulmasını dahi telkin etmedi. Bu sabrın hayırlı sonuçları bugün alınıyor.

Yıllar önce Edebiyat Fakültesi’nden mezun olup dershanelerine başvurduğumda; “Biz dışarıdan adam almıyoruz” cevabını vermişlerdi. O gün bana “şer” gibi görünen bu durumun ne kadar hayırlı olduğunu özellikle 17-25 Aralık’ta gördüm. Onlara göre ben “dışarıdaki” adamdım! Çünkü onların eleğinden geçmemiş, onların haşhaşını içmemiştim! Çok şükür!..

Elbette ki birçok yazar arkadaşım, dostum, büyüklerim özellikle son 3-4 yıldır bunların gerçek yüzlerini deşifre ediyor. Fakat şimdi “övünme” zamanı değil! Yapılan yapıldı, söylenen söylendi; mükâfatı verecek olan Allah’tır. FETÖ ve benzeri örgütlerde oyun bitmez. Sakın zafer sarhoşluğuna kapılmayalım! Daha yapacak çok iş var. Şu anda bile bazı FETÖ’cüler rakiplerini jurnalliyor. Bu durum karşısında da özellikle STK’lara büyük iş düşüyor. İnce eleyip sık dokuyacağız!

“HASAN KARAKAYA AĞABEYİ 

RAHMETLE ANIYORUZ”

İlla övünecek yahut övülecek biri varsa o da Medine’de Peygamberimizin ravzasına çok yakın bir yerde, kıldığı namazdan sonra kalp krizi geçirerek meslektaşlarının yanı başında ruhunu Rahmet-i Rahman’a teslim eden Hasan Karakaya ağabeyimizdir!

17 Aralık olayının hemen ertesi gününde “Mesele yolsuzluk değil… Sen hâlâ anlamadın mı arkadaş?” diye toplumu uyaran ilk kişilerdendi! Bir sonraki gün; “Yolsuzluk rüşvet bahane… Operasyon var, operasyon içinde!” yazan yine oydu! Birçok kişinin o dönem hâlâ “Muhterem Fetullah Gülen Hocaefendi” dediği dönemde Hasan abimiz ona “Gizli Kardinal” demişti! Ve operasyonun daha 4. gününde; “Bu; operasyon değil, Türkiye’ye karşı topyekûn savaş” diyen; henüz aralık ayı çıkmadan “Operasyonun hedefi Türkiye’nin istikbali ve istiklalidir!” yazan Hasan abimizdi!

Bunlar 17-25 Aralık operasyonunun hemen ardından yazdıkları! Sonrasında her yazısıyla FETÖ örgütüyle mücadele eden Hasan Karakaya; birçok kişinin, yakınındaki arkadaşının kulağına fısıldamaya dahi korktuğu meseleleri çatır çatır yazıyor, zalimin yüzüne haykırıyor, nursuz suratlarını deşifre ediyor, asrın maskeli vicdanına tükürüyordu!

Tabii zalimler boş durur mu? Hakkında yüzlerce dava açtılar, yıpratmak için her türlü pisliği atmaya çalıştılar. Ama tutmadı. Hasan Karakaya çiğ süt emmedi ki karnı ağrısın! Ona dikmeye çalıştıkları hiçbir elbiseyi üzerine geçiremediler. Onların kirli kalıbıyla, onun tertemiz kalıbı asla aynı bedende olamadı. 

Onunla tanışmayı nasip ettiği için Allah’a şükürler ediyorum. Kalemi sert sanılıyordu, ancak onun bildiği ve gördükleri karşısında yıllar önce yazdıklarını şimdi milyonlar haykırıyor.

Allah sana rahmet etsin Hasan ağabey, Allah seni cennetine kabul eylesin!.. 

Gazetemize yıllarca “sert, radikal” diye çamur atmaya çalışanların, tanklarla milletin üzerine yürüdüğüne de beraber şahit olduk! Kimin “radikal” ve bir o kadar da namussuz olduğu ortaya çıktı!

Hasan Karakaya ağabeyimizin yanı sıra Abdurrahman Dilipak, Ali İhsan Karahasanoğlu, Serdar Arseven, Şevki Yılmaz, Hasan Aksay, Latif Erdoğan, Mehtap Yılmaz gibi kıymetli isimler de işin ta başından beri dik durarak, eğilmeden ve bükülmeden bu örgütü deşifre etmişlerdir.

Bundan sonra bize düşen daima diri ve uyanık kalmaktır. Birbirimizin derdine duyarsız kalmayalım, etrafımızdaki fakir-fukarayı gözetelim, zekâtlarımızı muhakkak ama muhakkak verelim, cebimizden sadaka-fitre çıksın, güvendiğimiz derneklere-vakıflara üye olalım, mutlaka birkaç gazete ve dergiyi sürekli alalım, muhafazakâr yazarların sosyal medya hesaplarını düzenli takip edelim, çocuklarımıza İslam ruhunu aşılayım, onlara bizzat örnek olalım! Velhasılı uyumayalım; uyursak bizi o gün kimin uyandıracağını bilemeyiz! Bugünleri bizlere nasip eden Allah’a sonsuz hamd-ü senalar olsun!..

 

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle