Gelin oy verin gitsinler, başörtülüler Arabistan’a!
Bu bir seçim öncesi yazı değildir, bu bir seçim sonrası yazı da değildir, zaten seçimler de normal seçim değildir! Bu giriş size Süleyman Demirel’i hatırlattı değil mi! Hani şu siyaset yapan ama hizmet üretmeyen; bazılarınca “Morison veya Solomon” olarak adlandırılan ve 7 Haziran seçimlerinde oy kullanamayacak olan, tam ismiyle Sami Süleyman Gündoğdu Demirel!
CHP’nin “Gelin oy verin gitsinler” reklamı da Demirel’i hatırlatıyor! “Başörtüsü takmak isteyenler Arabistan’a gitsin” diyen Demirel gibi CHP de bu reklamıyla aslında “gitmesi gereken”in iktidar partisi değil, inançlı millet olduğunu söylemek istiyor!
CHP’ye oy verin, gitsinler; başörtülüler Arabistan’a gitsinler, ilaç almak isteyenler eczane kuyruklarına, tedavi olmak isteyenler şayet zenginse özel odalara, yok fakirse “eski” SSK’nın idrar ve ilaç kokulu koridorlarına gitsinler! Suriyeliler Esed’in ölüm kusan tarlalarına gitsinler!
Oysa partiler bizim için asla bir “amaç” değil, hakkı tutup kaldırmak ve milletin refahını sağlamak için birer araç! Seçim sonucu ne olursa olsun “halkın iradesine” saygı duymak gerekiyor! Halkımız istikrar devam etsin, ülke gelişsin, ümmetin dertlerine ortak olunsun diyorsa buna “katılmasanız bile” saygı duyacaksınız. Halkımız hizmet yerine ideoloji istiyorsa, yatırımlar yerine hortumlar istiyorsa “gönlünüz el vermese ve değiştirmek isteseniz bile” bu iradeye saygı duymak zorundasınız!
Biz Türkiye’yi lider ülke yapacak bir iradeden yanayız! Hangi partiye oy verirseniz verin, muhakkak sandığa gidin! HDP barajı geçemesin diye değil, tarafınızı belli etmek için sandığa gidin! Bugün sen sandığa gitmezsen yarın çocuklarını birileri sandık dışı yerlere cebren sürüklemeye kalkar!
“ERBAKAN VE MUHSİN YAZICIOĞLU”
Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Turgut Özal, Adnan Menderes ve niceleri hayır ile yâd ettiğimiz siyasi önderler!
Erbakan hocamızın hayal ettiği birçok projeyi Erdoğan gerçekleştiriyor. Sırada D-8 Projesi var, ancak öncesinde gemileri yakmak lazım! Hangi gemiler olduğunu biliyorsunuz. Muhsin Yazıcıoğlu zor zamanda daima halk iradesinden yana olan, vesayete karşı sivil iradeyi destekleyen güzide bir önder, mekânı cennet olsun.
Saadet ve Büyük Birlik Partisinin ortak mitinglerinde Erbakan ve Yazıcıoğlu’nun fotoğraflarını görünce içim cız ediyor. Böyle mi olmalıydı? Bu partilerde yer alan kıymetli arkadaşlarımızı tenzih ederek söylemek isterim ki özellikle Mustafa Destici, yerini aldığı büyük liderin ülküsünü yer ile yeksan etmiştir! Sayın Kamalak ise kendisine verilen görevi icra etmekle meşgul!
“KURTLAR VADİSİ’NDEN AYDIN DOĞAN’A BÜYÜK GOL”
Polat Alemdar 4 Haziran’da Başbakan ile görüşerek ona şunu söylüyor: “Milletçe alacağımız en güzel hediye Yeni Anayasa’mız olacaktır Sayın Başbakanım. Milletimizin darbe anayasası ile adım atacak gücü kalmadı. Yeni oluşacak TBMM’den ülkeyi müreffeh ve demokratik bir düzene taşıyacak yeni bir anayasa bekliyoruz.”
Aydın Doğan Ak Parti reklamı dışında tüm partilere gümbür gümbür yer veriyor! Ama Polat Alemdar boş durur mu? Hem de Doğan’ın kanalında bütün reklamlardan daha etkili bir sahne çekiyor! Vadi’nin aldığı reyting ortada, aynı anda milyonlar ekranda onları “dikkatlice” izliyor! Velhasılı, bu işi de yine bizim Can Polat çözdü!
“YAŞAR KARAYEL VE DİYANET’İN PAŞALARI”
Meclis Darbeleri Araştırma Alt Komisyonu Başkanlığı yapmış olan Yaşar Karayel’e 2 sene önce yaptığımız bir haberi hatırlattım. Yaşar Karayel o zaman çok önemli bir bilgi vermiş ve şunu söylemişti: “Türkiye’de 28 Şubat 1997 Post modern darbesinden 2007 yılına kadar tam 10 sene Diyanet’i denetlemekle(!) görevli 2 GENERAL ve 1 ALBAY’A ‘cuma namazı çıkışı toplanan paralarla’ toplam 22 BİN DOLAR maaş her ay verildi. Biz bu duruma 2007’de son verebildik.”
Yaşar Karayel söylemiş, biz yazmıştık ve bu gerçeği Türkiye’de sadece Akit gazetesi haber yapabilmişti. Yaşar ağabey haberi hemen hatırlayarak şunu söyledi: “İşte kardeşim, o dönemlerde bu maaşlara sesini çıkarmayanlar; bugün Diyanet İşleri Başkanlığı’na alınan makam aracını eleştiriyorsa burada samimiyet aramak beyhude olur”
Son söz: 1915 olaylarında Türkiye’yi körü körüne suçlayan oylamayı desteklemediği için partisinden ihraç edilen Belçika Milletvekili Mahinur Özdemir’i dik duruşu için tebrik ediyor; farklı fikirlere tahammül edemeyen Avrupa’ya bir kez daha yazıklar olsun diyor; onların maskeli vicdanına tükürüyoruz!







