Gazetelere molotof, Madımak, Aydın Doğan, Arınç, Gül
Yeni Akit ve Yeni Şafak gazetelerine bu yapılan ilk saldırı değildi; hakkı söylemeye devam ettikçe son saldırılar da olmayacak. Elbette önlem alınacak, kazıklar sağlam çakılacak; gerisi Allah’a havale!
Peki, bu olayın ardındaki gizli güç kim? Bu güç, gerçekten gizli mi yahut bu şey gerçekten bir güç mü? Birkaç çocuk ve birkaç molotof ile kime ayar vermeye çalışıyorlar?
Bizler gazetemizin birer mensubu olarak PKK, PYD, DAEŞ, DHKP-C, PARALEL fark etmez; masumları öldüren ve masumlar üzerinden kirli planlar yapan tüm örgütleri illegal görüyor ve onlara karşı “boynumuzun borcu” olan mücadelemizi kendi alanımızda sürdürmeye devam ediyoruz.
Aklıma ÜZEYİR GARİH cinayeti geliyor. Çok basit bir kişinin, basit bir suç aleti ile basit bir zamanda işlediği cinayet gibi gözüküyordu. Dikkat edin, ülkemizde bütün fail-i meçhuller ve karanlık saldırılar “basit” insanlara yaptırılır!
Ancak bu karanlık saldırıların “yaygarasını” güya iri cüsseli adamlar koparır!
Çok mu ortadan yazıyorum, hayır; tam aksine işin krokisini çiziyoruz. Bu krokinin içindeki şahıslar kısa vadede önemli olsa da uzun vadede hiçbir önemleri yok; lakin krokiler, taslaklar, planlar bin yıllar boyunca önemini yitirmeyebilir.
Bazı dönemler kirli adamlar planlarını harmanlamayı tercih eder. Bu açıdan Akit Gazetesi’ne molotof atılarak yakılmasına sevinenler ile Madımak olayındaki alevlerle Müslümanları zan altında bırakmak isteyenler aynı şer odaklardır. Madımak olayın yaşandığı gün Sivas’ta bile olmayan insanların yargılandığını unutmadık. Bu durum; komprodor baronların, “piyonlarını” korumaya alması durumudur.
“Şer odaklar” ifadesi bir hakikattir ve Kabil’den bu yana artarak sürmektedir. Yakın tarihte ise İTTİHAT VE TERAKKİ ile sosyal hayatımıza burnunu sokmaktadır. Bugün İttihat ve Terakki’nin devamı siyasi alanda CHP-HDP, sosyal alanda PKK-DHKP-C, ekonomik anlamda Aydın Doğan gibi patronumsulardır.
Gazetelere saldırının ardından Kemal Kılıçdaroğlu açıklama yaparak; “Bu saldırılara üzüldüm. Ama bunu da CHP yaptı diyecekler, insaf ya hu” dedi. Hakikaten insaf ya hu Bay Kemal; hem suçu daha baştan kendi kendine atıyorsun, hem de bizi insafa çağırıyorsun.
Gazetelere molotof atanları da anlamıyorum(!) Ne sanıyorlar acaba, bütün çalışanlarının pılını pırtını toplayıp kaçacağını mı? Demirden korksak trene binmezdik!
Türkiye siyaseti son 12 yılda acayip değişti. Düşünün, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’ye kendi partilerinden çok AK Partili seçmen ve teşkilatlar sahip çıkıyor. Şaka değil, gidin sorun! “Aman gitmesinler, öyle kötü muhalefet yapıyorlar ki sayelerinde bize alan açılıyor” diyorlar.
AK Parti içindeki 2002 kurucu kadrosu dağılmış gibi gözükse de esasında güçlenen yine AK Parti oldu. Eski fotoğraflar mazide kaldı; artık o çerçevede bir kuru yaprak misali ortada dolananlar var. Hüzünlü bir tablo gibi dursa da hepsi milletin hayrınadır.
Sayın Bülent Arınç daima zor zamanların adamı olmuştur. 2002-2015 yılları arasında karşılaşılan güçlüklerde “bir kenarda” beklememiş, mutlaka söyleyecek bir sözü olmuştur. Son zamanlarda yaptığı CNN ve Aydın Doğan manevrası maalesef büyük bir hatadır. Sanırım Sayın Arınç; Doğan Medya’nın 28 Şubat serüvenini bir an unutmuş veya unutmak istemiştir. Ama millet unutmuyor.
Abdullah Gül Kayserilidir. Bugün Kayseri’de bir seçim yapılsa Erdoğan % 80, Abdullah Gül % 20 oy alır. Bu karşılaştırma şık durmadı değil mi? Ancak ben kendi kanaatimi değil, toplumun kanaatini yazıyorum. Beni buna sevk eden ise Gül’ün kendisidir. 7 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde elde ettiği o büyük sempatiyi ve sevgi baharını maalesef sonbahara dönüştürme yolundadır.
Sivas’ta Abdüllatif Şener, Kayseri’de Abdullah Gül büyük fırsatları adeta teptiler; Başbakan çıkarmak da Konya’ya nasip oldu. Bu iş elbette şehir ve hemşehricilik işi değil; Cumhurbaşkanı da, Başbakan da Türkiyelidir ve sadece bir şehre mâl edilemezler. Ancak Sayın Arınç, Şener, Gül gibi isimler kendilerini “şehirlerine” dahi beğendirmekten uzak düştüler.
Bazıları ise ülkeden uzak düştü.
Doğduğu ve ekmeğini yediği ülkesine, şehrine ve şehirlerin bütün şehitlerine ihanet edenler, Amerika’da yaşamakla aklanamazlar!







