--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dünyanın baronlarıyla yol yürünmez

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Selahattin Demirtaş ve avanesi Kürt kardeşlerimizin hakkını değil; Kürtleri katleden “Kürdümsülerin” cinayetlerini savunuyor! Kürdümsü; yani kavmine ihanet eden, ülkesine ihanet eden, Kürtleri “–mış” gibi yapıp yok sayan güruh… Böyle Türkümsüler de var! Bunların tüm özellikleri aynı, sadece kavim isimleri değişiyor.

Nerede bir Kürt öldürülse ordalar; ama öldürülen Kürt PKK’lıysa ordalar!

Nerede bir Türk öldürülse ordalar; ama öldürülen Türk Gezi Park’ında ise ordalar! Asker, polis, vatandaş umurlarında değil!

Bu ülkede sürekli Türk ve Kürt vurgusu yapılmasını sokaktaki vatandaş istemiyor; lakin HDP vekilleri yüzünden sürekli kavimlerin isimleri ön plana çıkarılıyor. Bu da kardeşlik hukukumuzu zedeliyor.

Ülkede bir darbe kalkışması oldu ve HDP’li vekillerden çıt çıkmıyor; onların etrafında fink atan “insan hakları dernekleri” de aynı şekilde suskun!

Oysa darbe gerçekleşseydi Diyarbakır Cezaevi’nde yine zorla fare leşi yedirilmeye çalışılan Kürtler olacaktı ve onlar yine, yeni, yeniden PKK’ya katılmak üzere dağa çıkacaktı!

HDP’li vekiller bunun için mi üzgün acaba? Yani PKK güç kaybettiği için mi sesleri çıkmıyor?

Doğu’da etkili bir parti daha var: HÜDAPAR

Hüdapar’ın şu anki durumu “barış” üstüne kurulu ve HDP’nin yerine onlar olsaydı şimdi çok daha farklı olurdu. Buradan onlara bir şey söylemek isterim. Zindanda özellikle 28 Şubat sürecinin mağdur ettiği insanlar var. Bunlara Hüdapar camiası “Yusufiler” diyor, yani Hz.Yusuf gibi zindana suçsuz yere atılan insanlar kastediliyor. Lakin Türkiye toplumu bu “Yusufiler”i tanımıyor, onların hikâyesini bilmiyor. Belki Hüdapar’lılar; “Efendim biz anlattık, onlar duymadı” diyebilir. İyi de neticede duyulmadı, bizim için sonuç almak da önem arz etmiyor mu? Bu sebeple Hüdapar, bana kalırsa, en azından bir kitapçık hazırlayarak bu Yusufiler’in kimler olduğunu, niçin zindanda olduklarını, ne ile suçlandıklarını açıklamalı ve bunu kamuoyu vicdanına sunmalıdır. Tabii böyle bir duyurunun yan etkileri olur mu bilemiyorum? Belki böyle bir kitapçık vardır, ben görmemiş de olabilirim. Bildiğim bir şey varsa o da şudur: Bir masum zindanda yatıyorsa, suçsuz bir insana iftira atılmışsa ve herkes özgürken onlar mücadeleleri için esir ise bizlerin de onlara yardım etmesi gerekir. Lakin onları birinci dereceden savunanların da tezlerini topluma iyi anlatması elzemdir, aksi takdirde sloganların boşluğu bizlere daha çok yıllar kaybettirir.

15 Temmuz hadisesi tarih kitaplarına geçecek; hatta bundan sonrası için ne yaşanırsa yaşansın 15 Temmuz muhakkak zikredilecek. Çünkü o 100 yıllık boşluktan sonra yaşanan bir büyük ilk’tir!

Bundan sonrası için Türkiye’nin önünde iki seçenek var.

Birincisi özgürlüğümüzden ve hedeflerimizden hiç taviz vermeden, orta ve uzun vadede yaşanacak büyük zorluklara da toplumca göğüs gererek refah dolu bir coğrafyanın kapısını aralamak!

Bu süreç uzun olacaktır, sonu güzel olmakla birlikte gidişi meşakkatli olacaktır.

İkincisi dünyanın baronlarıyla anlaşıp, kapitülasyonlar vermektir. Bu durumda Türkiye kısa vadede herhangi bir sıkıntı yaşamaz; lakin uzun vadede sürekli bir iç çekişme devam eder. Ve coğrafyamız kararmaya, Esma’lar ölmeye, Furkan’lar sırtından kurşunlarla vurulmaya devam eder.

Ben birinci seçeneğe razıyım! Dünyanın herhangi bir yerinde mazlumlar yerlerde sürüklenirken Türkiye’de çok da rahat yaşamak bizim birincil hedefimiz olamaz, olmamalıdır.

Adama sormuşlar; “Sana bir zenginlik/huzur ve bir de fakirlik/sıkıntı vereceğiz. Birisi gençliğinde olacak, diğeri yaşlılığında. Hangisini istersin?”

Adam şu cevabı vermiş; “Madem öyle; gençliğimde fakirlik ve sıkıntı, yaşlılığımda zenginlik ve huzur olsun”

Şimdi Türkiye genç, Türkiye İslam Âlemi’nin umudu konumunda, Türkiye bir imparatorluk bakiyesi! Bu ahval ve şerait içinde bize düşen mücadeledir. Varsa bir sıkıntı şimdi çekelim ve bitsin; artık hiçbir şeyi ötelemeyelim! Şimdi bitsin ve Müslümanların yükselişi başlasın!

Uyuyorduk, uyandık! Uyuyorduk, uyandırdılar!

Uyandık ve zalimleri gördük! Boyun eğmedik ve dirildik!

Diriliş gerçekleşti!

Şimdi yükseliş zamanı, sonsuza dek sürecek mazlumların yükselişi!..

 

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle