--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Donald Trump’ı yedirmeyiz!

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Duygusal milletiz vesselam... 80 milyonluk ülkemizde 140 milyon şair var zaten!

Türkiye kamuoyunda öyle bir hava esiyor ki bizde bile “Trump’çılar” diye bir cephe oluşmak üzere. Bırakın şu turpu, sarımsağı diyen de var; işi ileri götürüp “Trump ve dava arkadaşları” noktasına gelen de..! Zannedersin ki bu kişi Amerika’nın içine sızmış Fatih’in fedaisi Kara Murat!

Bu durumun sosyolojik bilinçaltı sebepleri var.

Çevresine duyarlı, gerçek tarihini öğrenmek isteyen, farklılıklarını gerçek manada görüp buna göre strateji belirleyen bir Türkiye halkı var. Bu halk hep vardı; ama tüpgaz kuyrukları, milli piyango çekilişleri, darbenin ayak sesleri bu halkı daima susturup öteledi.

Halk susmuyor, sokaktaki vatandaş hem ülkesindeki hem de dünyanın öte ucundaki mazlumu düşünüyor. Ne yapsalar bu defa durduramadılar, düşünceyi engelleyemediler.

Lider olmak isteyen bir Türkiye halkı var artık! Bu halk algı yönetimlerine kanmıyor. Sırtını önce sıvazlayıp sonra hançeri indirecek olanları çok iyi seziyor.

Trump’ın bizim cenahta heyecan uyandırmasının en önemli sebeplerinden biri; dünyanın en büyük sömürgeci gücü olan Amerika Birleşik Devletleri’nin çöküşünün içten başlaması isteğidir!

Yani yıllarca bize yaptıklarını bu sefer kendileri yaşasınlar isteği var.

Bir de Trump, Türkiye’ye karşı son derece ılımlı bir imaj çiziyor. Başdanışman Michael Flynn, FETÖ açıklaması yaparak Türkiye’ye destek verdi. Hatta bunu “Bin Ladin” örneği üzerinden yaparak bir miktar ezber bozdu.

Şimdi göreceğiz işte! Bakalım “Amerikan Derin Devleti” gerçekten güçlü mü veya eski gücünü muhafaza edebiliyor mu?

Peki, Donald Trump’a güveniyor muyuz? Şu yazıyı yazdığımız saatlerde bile zulmüne devam eden Amerika; bizim ve çevre ülkelerin topraklarını terk etmediği müddetçe başına kimi seçerse seçsin asla güvenmeyeceğiz! Bekleyip görmekte fayda var, erken sevinmek elzem değil!

Yine de şimdilik Donald Trump’ı yedirmeyelim, müsait olursa sonra biz yiyelim!

**ANKARA’DAN NOTLAR**

*ULUCANLAR CEZAEVİ’NDEYİZ... “Mektubuma başlamadan önce...” diye başlardı bizde her mektup; selam edilir, ellerden öpülürdü. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde bu mektuplardan çok var. Ankara’ya gelip de buraya uğramazsanız çok şey kaybedersiniz. Necip Fazıl, Muhsin Yazıcıoğlu, Mustafa Pehlivanoğlu, Erdal Eren, Deniz Gezmiş ve daha birçok ismin yattığı zindanlar! Rahmetli Yazıcıoğlu’nun “Beton çok soğuk üşüyorum” dediği yerler... Mutlaka ziyaret edin ve ideolojik fiziksel kavganın ne boş şey olduğunu görün!

*ALTINDAĞ İLÇESİ... Ulucanlar Cezaevi’nin olduğu ilçemiz, bir de şu “eski” suç mekânı Çin Çin Mahallesi’nin olduğu ilçe! Bundan 14 sene evvel Ankara’da 1 sene yaşadım ve o vakitler bu mahalle polisin bile operasyonla girdiği bir yerdi. Nihayet Çin Çin Mahallesi temizlenmiş, büyük bir kentsel dönüşüm gerçekleşmiş. Ankara’yı bu sıkıntıdan kurtaran Altındağ Belediye Başkanı Dr. Veysel Tiryaki’nin odasına girince pencereden harika bir Ankara manzarası görülüyor. Bu manzara eşliğinde güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Büyük bir dönüşümü başaran Veysel Bey’in başarıları daim olsun... Başkentin makus talihi işte böyle böyle düzeliyor Allah’ın izniyle..

*Kızılay’ın sokaklarını kartvizitlerle kirletiyorlar. Her yerinde, hatta Kocatepe Camii’nden çıkınca bile yerlerde -çok özür diliyorum- fuhuş kartvizitleri saçılmış duruyor. Lütfen bu konuyu çözün! Ailece gezen insanlar var, çoluk var çocuk var! Bu görüntülere alışmasın insanlar! 

 

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle