--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Denize döktüğümüz Yunan yüzme biliyormuş!

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

%99’u Müslüman olan ülkemizde neden İslam’ın değerlerine hakaret edenlerin sesi bu kadar fazla çıkabiliyor! Ne yani şimdi bu kadar gürültüyü %1’lik gayrimüslim kesim mi yapıyor? “Hepimiz Charlie Hebdo’yuz” diye yürüyenler bunlar mıydı veya “Laiklik elden gidiyor” feryatlarıyla caddelere dökülüp, “Cumhuriyet Mitingleri” tertipleyenler hep bu %1 miydi?

Madem öyle öğrenelim bunların sırrını da %99’luk dev cüsseyle değerlerimize sahip çıkalım! Yoksa “anti-kapitalist” numarası çekip İslam’a “hizmet” mi edelim; ama olmaz onu “the camialar” zaten bol bol yapıyor! Gerekirse namaz kılmıyor, gerekirse Olimpiyat adı altında genç kızlara “oynama şıkıdım” şarkıları söyletiyor. Bu yöntem bizim toplumumuza ait değil, olsa olsa ihraç malı!

Ülkemizde gemiler denize ilk indirildiğinde hâlâ şampanya patlatılıyor mu acaba? THY bir uçak almıştı ve önünde adak kurbanı kesmişti de %1’lik kesim kıyameti koparmıştı! Söz konusu şampanya olunca “Mösyö” oluveriyorsunuz, ne kadar kibar değil mi? Meşhur “Savarona” denize indirilirken patlatılan şampanya şişesinin kırığı, yatın ilk sahibi olan Madam Cadwalader’in fotoğrafının olduğu çerçevenin içine girer! Ne yani yoksa siz Savarona’nın sıfır model olarak mı geldiğini sanıyordunuz? Gemi indirilirken o sıralar denize döktüğümüz Yunanlıları ezmemek için azami çaba sarf edildi mi inanın hiç bilgim yok! Şimdi bu %1’lik kesim sözü döndürüp dolaştırıp, “Bilal’in gemicikleri”ne getirir, çünkü onlara “Hava çok güzel” dediğin zaman “Tayyip İstifa!!! Hava bu kadar da güzel olmaz ki canım” diye bağırıyorlar! Milletin gönlü ota konmazsa bota konuyor, bunların zekâsı bottan hiç çıkmıyor! Bir botumuz olsa da denizlere açılsak! Konuyu yine dağıttınız, hep böyle yapıyorsunuz, sizi abime dövdüttürecem, ama benim abim yok, haydi yırttınız! Bir paralel abim bile yok, düşünün yani! 

Mesele %1 meselesi değil; bütün bu millet karşıtlığını gayrimüslimler yapmıyor! Onca zulmü içimizdeki %1 yapmıyor! Köşe başları tutulmuş aziz dostum!

Ve Türkiye’deki bütün kavga “köşe başı” kavgasıdır, minderlere köylüler oturduğundan beri Taksim denen meydan kutsal bir alana dönüştürülmüştür! 

Siyaset, asla boş bırakmaya gelmiyor! “2015 aday listeleri” vekillik konusunu Türkiye tarihinde ilk kez “tuzluk-odun” mevzusunun ötesine taşıdı! Bazı istisnalar olmakla birlikte tabii ki istisna hep olmuştur!

Şu çok net: Vatandaş, şayet Ak Parti iktidardan gider de yerine bir koalisyon gelirse ülkenin büyük bir çıkmaza gireceğini düşünüyor! Oyların çoğu maalesef adaylara değil Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine veriliyor! Şayet sistem yerine tam olarak oturursa Erdoğan sonrası için de ülkenin lokomotifi devam eder. İşte biz bu sebeple “Başkanlık Sistemi” istiyoruz. “Ak Parti sonsuza kadar iktidarda kalsın” diye değil, ülkede gereksiz koalisyonlar olmasın diye!

CHP’nin listelerinde ise en sevindirici durum Kamer Genç ve Hüseyin Aygün’ün aday gösterilmemesi oldu! Bu ikili durmadan halkın değerlerini aşağılıyordu, sorsan %99’luk Müslüman kitlenin içindeler; aslına bakarsan %1’in değerlerine de sahip değiller! Bu nasıl bir lahana turşusu değil mi? 

MHP’nin sürprizi Ekmeleddin İhsanoğlu! Halkın görüşüne göre onu “Pensilvanya aday gösterdi, CHP fırına sürdü, MHP yiyecek!” MHP’nin diğer sürprizi Özcan Yeniçeri’nin aday yapılmaması! Bir tarafta paralel yapılara kucak açan İhsanoğlu, diğer tarafta “MİT TIR’larının durdurulması vatan hainliğidir” diyen Yeniçeri! Üstelik Sayın Yeniçeri, MHP içinde en akil insanlardan birisiydi, farklı görüşteki insanlarla nezaket sınırları içinde tartışabiliyordu. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur, aynı düşünmek ve aynı yaşam şekillerine sahip olmak zorunda değiliz ve hatta aynı dine mensup olmak zorunda bile değiliz! Kimse Hıristiyan ve Musevi gibi yaşamaya veya heykellere tapmaya zorlanamaz! İnançlara saygı duymak zorundayız; ki saygı duymak “onu yaşamasına” izin vermektir. Diyalogdan bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın! Ülkenin diyalogçuları daima dayalogçu oldu ne garip!

HDP’nin tehdit siyaseti ortalığı bulandırıyor! “Barajı aşamazsak” diye başlayıp sallanan parmaklarla devam eden bir siyaset daima kirli kalmaya mahkûmdur! Bugün itibariyle barajı aşamayacağını sen de biliyorsun Selahattin Bey, meclis dışında kalmak için sarf ettiğiniz çaba düşündürücü! HÜDAPAR, 9 bağımsız adayını meclise sokarsa Kürt kardeşlerimiz üzerinden yapılacak kirli siyasetlere engel olur ve HDP’ye muhteşem bir alternatif olur diye düşünüyorum! Açıkçası Türkiye’nin menfaatini düşünüyorsak bölgede HDP’den ziyade Hüdapar daha kardeşçe ve barışçıl bir çizgi izleyecektir!

Bak işte, konu siyasete gelince denize döktüğümüz Yunanlılar meselesi yarım kaldı, neyse onu da başka bir haftaya tamamlarız, şimdilik yüzmeye devam etsinler; nasılsa bir meydanda molotof atarken ortaya çıkarlar!

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle