--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cehennemde de kızlı-erkekli!

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı
Kainatın mükemmel bir dengesi var, tam teslimiyet, müthiş bir görev bilinci! Mesela melekler, her biri görevini sektirmeden yapıyor. Meleklerde nefs yok, cinsiyet yok, sıkıntı yok, ev geçindirme derdi, dava, general, paşa yok, gazete basılacak kağıt ücretini nerden buluruz derdi yok! Sadece şeytan “üstün” olmayı dert edinmiş, o da dünyada bazı insanlarla “kanka”lık yapıyor zaten! Diğer mahlukatta olmayan dertlerin hepsi insanda var. İnsan isterse eşref-i mahlukat, isterse esfel-i safilin(sefillerin en sefili) olabilir.

BURJUVA’LAR FAKİRLERİ ANLAYAMAZ, SADECE ŞAŞIRIR!

İdeolojiyi kir-pas haline getiren bazı yazarlar, siyasetçiler veryansın ediyor. “Başbakan’ı eleştirmiyorsunuz” diyorlar. Hayret bir şey, millet kimi ne zaman eleştireceğini size mi soracak? Alıştınız tabi milletin yazarına, çizerine emir vermeye; şimdi zorunuza gidiyor. Elinizi tutan mı var, buyrun!? Kendi beceremediğinizi bize ara gazı vererek yaptırmaya mı çalışıyorsunuz? Şayet Başbakan hata yaparsa sonuna kadar eleştiririz. Bununla birlikte Andınız’ı kaldıran, Milli Güvenlik adı altındaki fişleme derslerini kaldıran, başörtü serbestisi getiren, kılık kıyafet dayatmasına son vermeye çalışan, İsrail katiliyle ilişkiyi minimum seviyeye indiren, Kürt kardeşimin kimliğini nüfus cüzdanından ibaret görmeyip onun Allah tarafından yaratılmış kavmini tasdik eden, PKK’yı bitme noktasına getiren, İslamcı terörist sözlerini sonlandıran, hastane ve ilaç kuyruklarını bitiren bir Başbakan’ın bu yönlerini elbet takdir edeceğiz.

Şimdi kendini “insanüstü” gören, milletten habersiz köhne zihniyet! Sizler, bizim gibi “mahalle bebeleri”ni, varoşta yetişmiş gecekondu insanlarını, belediyenin verdiği ekmek kuponuyla her gün git-gel 4 km mesafedeki fırına gidip ekmek alan, yetmiş kişilik sınıflarda okuyan, hastaneye gittiği zaman annesi doktor kendisi ilaç sırası bekleyen insanları anlayamazsınız. Bunları ve daha fazlasını biz yaşadık, milletimizin çoğu yaşadı. Fakirdik ve kapıya getirilen iaşe paketiyle 2 ay idare etmenin ne demek olduğunu biliyorduk. Sene 1994, Refah Partili yıllar! Allah Hoca’nın sosyal belediyecilik anlayışından razı olsun! O yüzden Başbakan’ın niçin takdir gördüğünü o son model burjuva kafanız almıyor. Sadece şaşırabiliyorsunuz! Tamam mı canlarım! Biz yapıcı eleştirimizi siz demeseniz de yaparız. Hükümeti eleştiren, millet adına talep eden insanlardan biri olarak bunları yazdım. Sanmayın ki gözümüz kapalı, kulağımız “ötekine” sağır. İşin boyutlarını bizim cenahtan abartanları da görmüyor değiliz! Biz “millet” eksenli düşünüyoruz, “monşer” eksenli değil!

BAŞBAKAN HANGİ GÜNDEMİ DEĞİŞTİRİYOR?

Başbakan gündemi değiştirmek için konuşuyor diyorlar. İtiraf’ın ağababası! Kardeşim, sen konuş, sen gündemi değiştir! Gücün buna yetmiyor anca ciğere mundar diyorsun, laf üretiyorsun. Başbakan hangi gündemi değiştiriyor, söyleyin de vatandaş bilsin. Varsa bir yanlış buyrun gelin beraber üstüne gidelim. Başbakan “az doğurun” dese “seri üretime” geçecek kadın-cağızlar var memlekette!

NAMUSLA ŞAKA OLMAZ!!!

Milletin onuruyla, namusuyla, kızıyla, erkeğiyle dalga geçen dalaksız klavye kahramanları! Karı’lmış eğitimi savunan “karma ruhlu” anti-kapıkulları! Neymiş “Mezarda da kızlı erkekli yatılıyormuş” Hayret bir şey dostum, sen ne ara öldün? Bu ülkenin ve ümmetin evlatları kızlı-erkekli ölürken neyin şakasını yapıyorsun! Kadının da erkeğin de namusuyla şaka olmaz! Namus şaka kaldırmaz! Yaşam biçimine müdahale diyorsan, hah işte buyur onu konuşalım şimdi.

Eğri oturup, doğru konuşalım (Niye eğri oturacağımız ayrı mesele!) Özel hayata müdahale insan hak ve hürriyetlerine aykırıdır. Herkesin hanesi/evi kutsaldır. Pat diye içeri dalamazsın. Ancak evde bir “suç” işlenmişse “hukuki” sınırlar içinde gerekli mercilerden “izin” alarak o eve girebilirsin. Adam “satanist” ve evde kedileri katlediyor. Ev kutsaldır deyip girilmeyecek mi? Kızlı-erkekli meselesinde devletin ve özel kurumların yurt binaları ayrı ayrı olmalıdır. Burada mesele “evler”deki durum! 28 Şubat baskınlarını bir daha yaşamak istemiyorsak, hükümet tarafından bu durum milletin genel ahlakına ve vicdanına uygun şekilde kanuni güvenceye alınmalıdır. Şahsen kızlı-erkekli evlere kökten karşıyım. Bunu ahlaki olmayan bir durum olarak görüyorum. Bunun yanında paranoyak bir polis-asker devletine dönmemek adına da gerekli düzenlemenin insan onuruna, Müslüman vicdan ve adaletine uygun bir şekilde yapılmasını temenni ediyorum.

ATA’MA AĞIT YAKACAKTIM, GÜNDEM DEĞİŞTİ YAAA!

Aslında bugün 10 Kasım’daki ağlama törenlerini, gövde gösterilerini, Türkiye’nin en büyük türbe(!)sine akın akın gidip bir mevtaya şikayet dilekçesi verenleri, çaput bağlayanları, mezarından kalkarak koklayacak sanılıp çiçek-çelenk bırakanları yazacaktım. Ama Başbakan gündemi saptırınca(!) yazamadım. Doya doya ağıt yakamadım. Neyse! Yaşarsak seneye saat “9’u 5 geçe” yazarız artık!

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle