--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Böyle olur çakalların Taksim’i

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Taksim olaylarını tek tek anlatmak, milyon kere kurulan cümleyi bir daha tekrarlamaktan başka işe yaramaz. İşin boyutları ortada. Her şer’de bir hayır yaratan Rabbim bu vesileyle kıyıda kenarda uyuyan, “Bu ülkede bir daha darbe marbe olmaz!” diyen vatandaşın da gözünü açtı. Siyasetle hiç(!) ilgilenmeyenler bile olayın boyutlarını görünce saf tutmak durumunda kaldı. Bundan sonra mesele bir siyasetçiyi destekleme meselesinden çıkmış, “milletin seçtiği bir lideri” yok ettirmeme meselesine dönmüştür.
Hangi parti, grup, cemaat olursa olsun şayet milletin yararına işler yapıyorsa; Kur’an’ı Kerim’e ve Peygamberimizin sünnetine aykırı olmadığı müddetçe sonuna kadar destekleriz. Evvelki vakitlerde nasıl ki Saadet Partisi’nin “İsrail’i Tel’in” mitinglerini desteklediysek, Büyük Birlik Partisi’nin dik duruşunu desteklediysek, Devlet Bahçeli’nin “Sokağa çıkmayacağız” ifadesini desteklediysek; Ak Parti’nin de “Milli İradeye Saygı” mitinglerini destekliyorum. Mevzu bahis “particilik” değil, Müslüman ahalinin hür iradesidir! Bu irade Tayyip Erdoğan’dan yanaysa saygı duyacaksın, beğenmiyorsan demokratik mücadeleni ver; elini ayağını tutan mı var; nedir o molotof atıp milletin parasıyla alınan arabaları yakmalar?
Milletin parasıyla alınan aracı yakıyorsun, peki yeni araçlar kimin parasıyla alınacak? Yine milletin parasıyla. PKK’nın bombalarını kimlerin desteklediğini bu millet çok iyi görüyor. Suçu hep bu milletin Türk-Kürt evlatlarına attınız, bu olaylarla da milletin gözünü iyice açtınız. Gel sandık, gel! Allah, kim milletin hayrını istiyorsa onu muzaffer eylesin, En iyisini Allah bilir!
İşin en ilginç yanı ise AKM binasına asılan “Deniz Gezmiş” afişi idi. Hayret! Oysa Deniz Gezmiş’i Ulucanlar Cezaevi’nde idam edenler, eline molotof alıp atanlarla aynı kaynaktan besleniyor. Demek ki neymiş; devrim önce evlatlarını yer, sonra da böyle ağıt yakar, ondan sonra da halaya kalkar!
Taksim’de otobüs yakanlar, Adnan Menderes’i darağacına gönderenlerle aynı hizadadır. Taksim’de araç yakanlar; Ayasofya’yı müze yapıp, ecdadın namaz kıldığı secdegaha turist ayağı bastıranlarla aynı hizadadır.
Taksim’de polis yakmaya kalkanlar, “Annemin başörtüsüne kimse el uzatamaz” diyenlere çatal-bıçak fırlatanlarla aynı hizadadır. Taksim’de durakları yakanlar; Eşref Bitlis’i, Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve mühendislerimizi öldürenlerle aynı hizadadır.
Taksim’de esnaf dükkanı yakanlar, milletin meclisine seçilerek giren kişiye “Bu kadına haddini bildirin!” diyenlerle/dedirtenlerle aynı hizadadır.
Taksim’de ortalığı molotofa bulayanlar, 1925’te sarığını çıkarmadı diye İskilipli Atıf Hoca’yı Samanpazarı  Meydanı’nda idam edenlerle aynı saftadır.
Taksim’de belediye otobüsü yakanlar, asker oğlunun yemin törenine gelen başörtülü anneye “Sen git töreni çitlerin ardından seyret” diyenlerle aynı hizadalar.
Taksim’de elinde molotoflarla gezenler, Madımak’ta otel yakanlarla ve bunu tüm Türkiye Müslümanlarının üzerine yıkmaya çalışanlarla aynı hizadalar.
Şimdi ey millet, sen de hizanı seç; bizler gerçek eylemcilerin de hak ve hürriyetlerinin savunulmasından yanayız. Hiçbir vatandaşın, memurun, amirin fiziksel şiddete maruz kalmasını istemiyoruz. Şimdi söyleyeceğin her söz, yapacağın her fiil; ya eli kanlı molotofçuların yanına seni götürecek yahut 5 vakit ezan  dinmesin diyen Anadolu insanının yanına seni götürecek. Söz milletin, söz senin!

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle