Ayağınızı yıkayın, onu bir kral öpecek!
Çiçek isimleriyle başlayıp hayvan isimleriyle biten ilişkilere(!) “büyük aşk” diyenlerin, Mecnun mezarından kalksa yüzüne tükürürdü! Hıııkkk tuu! Katmerleşmiş balgam tanelerini Noel ağacına asan hatunların çağdaş ve bol topuklu vitrin camlarından karizmatik paralar verilerek seçildiği mantık evlilikleri devri! Entelektüel sinekkaydı erkeklerin araba anahtarlarında bulunan sahte mutluluk sana “ruhsal intihar” getiriyor; ama sen bunu kumsala düşmüş denizanası zannediyorsun! Hıııkkk tuu! Yok la az önce tükürdüydük! Neyse bu da KDV’si olsun!
Şimdi Türkiye meselelerine geçelim, ama bu sefer çalıyı dolanarak ve biraz da teğet geçerek!
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır” diyor şair! Evet, öyledir ve madem öyledir neden İsrail bayrağını Müslüman kanıyla çiziyorsunuz anti-şerefliler! Bu yazı 5 dakika sonra kendi kendini imha etmeyecek, ne sandınız, ben James Bond muyum?
“Tesettür bedeni örter, ama ahlakı örtmez” sözleriyle yaptığınız aforizmalar yüzünden magazin dünyası denen veled doğdu! “Beni çekmeyin, yeter artık taaamm mı?” diyerek yüzüne sürdüğü boyalar ile gökkuşağına rakip olacak ama senden bir insan çıkmaz be sanal fenomenim!
Emine Abla çok şenlikli bir abla! Ah be ablam, gençliğimin imanını sorularla çaldılar amma velâkin KPSS sorularını rüyalarında gören “okyanus severler” gençlerin hayallerini çaldı! Şimdi gençliğin imanını “dizilerle” çalıyorlar! Ablası ve kardeşi aynı erkeği seven ne çok dizi var! Adamın resmi nikâhlı karısı gidiyor “rol icabı” bir başka adamla sahilde çekirdek çitliyor ve final! Kadın 12 aylık hamile! 3 ay gayri meşru, 6 ay yarı resmi, kalan 3 ay film icabı ablası! Araya yastık koymuşlar! Sizin aranıza giren yastığın tüylerini de kocan yolmuştu değil mi? Yok bu sefer tükürmüyoruz! Yetmez!
Türkiye’nin dizilerinde başörtülüler yıllarca hizmetçi oldu, kocakarı oldu, cahil oldu, kötü kalpli oldu! Sizin algı yönetiminizi de sübliminal mesajınızı da kafanıza çalsınlar emi! Ne oldu sonunda? “Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz” sözü gerçekleşerek Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı konutlarında halkın içinden çıkan adamların başörtülü hanımefendileri oturdu! Ve rejim yıkılmadı! Zaten ülkemizde 10 yaşındaki bir kız evladımız bikini giyiyorsa bunu kendi iradesi ile yapıyordur, özgürdür ve ailesi son derece moderndir; ama 16 yaşındaki bir kız evladımız başını örtüyorsa kesinlikle aile baskı yapıyordur! Yav he he! Bu mantık yıkılıyor ve çakallar ulusa da ay doğuyor!
Otobüste bundan sonra eskisi gibi yaşlılara yer verilecek! Ayağa kalkılacak ve buyurun denecek! “Ayağa kalkmayanın kafasına sıkarım!” Tabii sen o kadar Rambo filmi seyret, kabadayıların repliklerini dinle, ondan sonra önüne gelenin kafasına sık! Hadi ordan! Kafaya sıkılmayacak! Kalkmamakta çok ısrar ederlerse teyzelerin ve dedelerin bastonu caydırıcı unsur olarak kullanılacak!
“Umarım bu sabah ayağınızı yıkamışsınızdır, çünkü bugün onu bir kral öpecek” sözleri Mel Gibson’un yönetip başrolde oynadığı Cesur Yürek (Braveheart) filminde geçiyor. Bunu söyleyenler İngiliz askerleri, bahsedilen kral ise İskoç Kralı! Kirli İngiliz mantığı, Ortadoğu dediği ülkelere bu sözü gerçekleştirecek “satılık yöneticiler” koyarak Müslümanların çağ atlamasını engelledi. Bugün aynı İngilizler ayaklarına tekme atan liderlerle karşılaşınca şaşırdılar!
“Wilyım Volıs olmasaydı adınız Beatris olurdu” hâlâ anlamadın mı?
Bir İngiliz, bir Alman ve bir Amerikalı medya mensubu oturmuş Türkiye’yi eleştiriyor! Türkiye’nin derdi sizi niye gerdi! PKK savaşında binlerce insanımız öldüğünde, IMF’ye kapıkulu olduğumuzda, hastane köşelerinde 4. sınıf insan muamelesi gördüğümüzde niçin sesiniz çıkmıyordu? Sizin hakkınızdan bizim Temel ile Dursun gelir ama onların şimdi sizden çok daha önemli işleri var! Kervan yürürken çıkardığınız sesler kimsenin umurunda değil!
“AKİT TELEVİZYONU GERÇEKLERİ SUNAR”
Akit ekibinin TV kurmaya başladığını Hasan Karakaya ağabey resmen duyurdu! Toplumun çeşitli kesimlerinden ve sizden gelen yorumları ayrıca yazacağız. Yorumların çoğu Akit’in boşluk doldurmak yerine “yepyeni bir alan” açacağı ve programların Türkiye gündemini aydınlatacağı şeklinde. Akit Tv’yi istemeyenler de var elbette, ancak çoğunun kuyruğu Tel Aviv ve Londra’da! Kervan yürüyor!







