--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Alnı sakar öküzlerin alçak iftirası

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Anadolu’da bir tabir vardır: “Öküzümün alnı sakar, kendi ayıbını başkasına takar”

Bazı alnı sakar öküzler de kendi tıynetlerinin gereği olan işleri bir iftira yumağı şeklinde Hasan Karakaya ağabeyin üzerine sıçratmaya çalıştılar.

Ama tutmadı!

Köpük banyocu Paralel sefiller ve Kandil’de gezerken şehre inmiş haçlı artıkları; kendileri nasıl yaşıyorsa herkesi öyle sanıyorlar. Ancak iftiraları her zamanki gibi ocaklarına ateş olarak dönecektir!

Müslüman’ın sıradan biri olmadığını belirten Hasan abi bir yazısında şöyle yazmıştı: “Müslümanın görevi hangi zemin ve şartta olursa olsun haramdan korunmaktır! Eğer haram-helâl kavramına dikkat etmez, eğer dinin yasakladığı şeylerden uzak durmazsan, bir gün gelir ‘sana uygun bir elbise’ dikerler ve üzerine geçirirler! Eğer hakkındaki iddialar, birer yalan ve iftira ise bilesin ki o elbise asla üzerine oturmaz! Ama yalan ve iftiralara uygun bir bedenin varsa, hiç kuşku yok ki; diktikleri elbise üzerine oturur! O halde ne yapmalı? Bir Müslüman, günün 24 saatinde her eylem ve söylemine dikkat etmek durumundadır! Unutmayalım ki, Müslüman, kendisinden emin olunan kişidir! Bu düsturu yıkmaya hiç kimsenin hakkı yoktur! Herkes eline, beline ve diline hâkim olmalı ve iddia bile olsa, iddialara haklılık kazandıracak bir yaşantı içinde bulunmamalıdır.”

Vefatından sonra Hasan ağabeye de bir iftira elbisesi diktiler, ama üzerine olmadı!

Yaşamı boyunca sapık işlerle ve kişilerle, Nişantaşı bozmalarıyla, ideolojik yobazlarla, akçeli işlerle, mukaddesat düşmanı tiplerle, ne idüğü belirsiz ruhu ve sütü bozuklarla hiç ama hiç işi olmayan Hasan ağabeye atılan iftira çok eğreti kaldı, tutmadı!

İftiracı kadavralara karşı Hasan ağabeyin savunulmaya dahi ihtiyacı yok; çünkü o yaşarken Müslümanları çıkarsız ve karşılıksız bir şekilde savunmuştu. Şimdi mazlum Müslümanların duası bile Hasan ağabeye yeter Allah’ın izniyle!

Ağzı salyalı Paralel veletler, kervan yürürken uluyan bitler, cehennemi kışlık ısınma deposu gibi gören hatta ona inanmayan ateistler, sırtını Allah’tan başka her yere dayayan legal ve illegal teröristler bu iftiraları sevinçle atmaya devam ediyor!

Biz ise şükür ediyoruz! Allah’a hamdolsun ki bir tane mazlum dahi ortaya çıkıp da Hasan ağabeye kötü bir söz etmedi, hayır dualarda bulundu, rahmet diledi.

63 yaşında, şükür namazını kıldıktan yarım saat sonra, abdestli iken, otel lobisinde herkesin gözü önünde, peygamberimizin (sav) ravzasının yakınında, Medine’de vefat eden Hasan ağabeyi rahmetle anmaya daima devam edeceğiz!

“TSK’NIN TAZİYESİ, NİYE SİZİ GERDİ?”

TSK’nın Hasan Karakaya abinin ailesine taziye dilemesinin birilerini niye gerdiğini biliyoruz. Yıllarca TSK’yı peygamber ocağı olarak değil, babalarının çiftliği gibi görenler; şimdi generallerin “halka” yakın olmasını sindiremiyor. Sindirim sorunu olanlar, içine ideolojik laiklik katılmış soda içebilirler!

“İstikrar senin neyine Vesayet” diyenler, generallerin “halkın yazarı” olan bir ismi zikretmesini çekemiyorlar. Çekemeyenler çift çanak anten takabilirler!

Bizi yıllarca ordu ve subay düşmanı, rejim düşmanı, cumhuriyet düşmanı gibi gösterdiler. Orduya da, halkın rejimine de düşman olanlar ise esasında onlardı. Biz vatanımızı ve milletimizi her zaman sevdik, sevmeye de devam edeceğiz. Türkiye hepimizin, ordu hepimizin! Ne zamanki ordumuzun komuta kademesi halkla ters düştü, milleti ezmeye kalktı; işte biz buna itiraz ettik!

Darbe zamanları için söylenen “ONBAŞI OLAMAYACAKLARIN GENERAL OLDUĞU ÜLKE” cümlesi Akit Gazetesi’ne 312 tane General’in topyekûn açtığı bir dava olarak geri dönmüştü. Ne yaptı Akit yöneticileri! “Etmeyin ağam, yapmayın paşam” demedi! Tam aksine; “Gelene hocam, gidene paşam demeyiz” sloganı ile dimdik durdu ve dikenli yolları aşarak bugüne geldi.

Herkes serin bahçelerde kalem oynatırken; 12 Eylül 1993’te Beklenen Vakit adıyla yola çıkıp Akit, Anadolu’da Vakit, Yeni Akit silsilesi şeklinde devam eden ekip; çöllerin kızgın kumlarında Firavunlara dur dedi; zalimlere “sen zalimsin” dedi! Allah izin verirse haykırmaya devam edecek!

SON SÖZ: Kıymetli ve masum insanlara iftira atanlar, kirli kelimelerinde elbet bir gün boğulurlar!

 

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle