--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Akit Gazetesi sert diyenler şimdi ne yapıyor?

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Devran dediğin öyle bir şey ki döndüğü zaman ne keser koyuyor ne sap koyuyor. Allah’ın günleri aramızda dolaşıyor nasılsa, adalet neticede tecelli ediyor. Allah’ın mübarek isimlerinden biri Es-Sabur! Allah çok sabırlıdır, cezalandırmakta acele etmez. Allah’ın gazabından yine O’na sığınırız!

Akit Gazetesi’nin aboneleri çok iyi bilir. 2 sene öncesine kadar Zaman Gazetesi yöneticileri ve mütevelli heyetlerinde bulunan kişiler abonelerimizin yanına gelip şöyle derdi: “Akit Gazetesi çok radikal, uç noktalarda, çok sert manşetler atıyor. Oysa biz öyle miyiz? Herkesi kucaklıyoruz, her yanda adamlarımız var. Diyalog yollarımız açık”

Ne dedik, Allah’ın günleri aramızda dolaşıyor nasılsa?

Devran dönünce görüldü ki onların diyaloga girdiği kişiler Siyonistler, 28 Şubat’çılar, mukaddesat düşmanları! Akit’in manşetlerini sert bulanlar, attıkları güya ılımlı manşetlerle hep gayr-i milli kesimlere yarandılar.

Fetullah Gülen; NECMETTİN ERBAKAN hükümetine yapılan 28 Şubat Postmodern darbeden tam 10 ay sonra bir açıklama yaparak kendisine bağlı 350 eğitim kurumunu “devlete devretmeye hazırım” demişti. Hatırladınız mı? Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay, “Bize ulaşan bir başvuru yok” demekle yetinmiş, ÇYDD Başkanı Türkan Saylan ise bu okulların devlete devrinin çok doğru bir karar olacağını söylemişti.

İşin iç yüzünü bilmeyenler, Gülen’in tavrını “devletçi-milletçi” bir duruş sandılar. Peki, bugün niçin aynı sözleri söylemiyor. Madem bu kadar okulun vardı, neden “Benim hiç 2 ceketim olmadı” dedin!

Kurulduğu 1993’ten bu yana Akit Gazetesi’ne sürekli “sert-radikal-ordu düşmanı” yaftasını yapıştıranlar işte bu Fetullah Gülen sempatizanlarıydı! Dün 28 Şubat’çılara okulları devretmeye hazır olan Gülen, bunu çok rahat söylüyordu; çünkü zihniyeti onlarla aynıydı!

Akit Gazetesi hiçbir dönem darbe şakşakçılığı yapmadı, ama onlar dün postal yalıyordu, bugün yine postal yalamaya devam ediyor. Dün TSK’daki darbeci paşaların postalını yalayanlar, bugün Amerikan-İsrail postalı yalıyor!

Akit Gazetesi’ni “sert manşetler” atmakla suçlayan Zaman Gazetesi şimdi kendisi daha sert manşetler atıyor! Aradaki fark ise şu: Akit Gazetesi kâfire karşı mazlumdan ve müslümandan yana manşetler atarken, Zaman Gazetesi Müslümana ve mazluma karşı zalimden yana manşet atıyor!

Birer vatandaş olarak bizler sırtımızı Allah’tan ve dostlarından başka hiçbir yere dayamadık, Akif’in bahsettiği asrın maskeli vicdanı dışında kimseye tükürdüğümüz de yok; ama onlar bırakın tükürmeyi kusuyorlar! 

Akit Gazetesi çok sert diyenler, şimdi küfrün dibine vuruyor. HASAN KARAKAYA ağabeyin ismini küfürbaz diye çıkarmışlardı. Hasan ağabeyin sözleri, İslam düşmanlarına, millet ve mukaddesat düşmanlarına idi. Ama onlar Müslümanlara küfrediyor, kutsallarımıza küfrediyor, “haydi bismillah” demeyi yasaklatıyor. Gayri müslim olduğu halde cami açılışı yapan Putin; Müslüman olduğu halde besmeleden rahatsız CHP! Neye inanırsan inan, saygılı olacaksın! HAYDİ BİSMİLLAH demek “dini simge” olduğu gerekçesiyle YSK tarafından yasaklandı. Başörtü ise yıllarca “siyasi simge” diye yasaklanmıştı! İşlerine geldiği zaman ‘siyasette din olmaz, dinde siyaset olmaz’ diyorlar! Açıkça desenize “Biz İslam’a düşmanız, hiçbir yerde istemiyoruz” diye!

Bazen okurlarımızdan sorular geliyor: “Akit, teröre destek veren gazeteleri basıyor mu?” diye! Akit hakkında hiçbir yalan dolan bulamayan güruh, şimdi kalkmış matbaacılık üzerinden vurmaya kalkıyor. Bu gazeteleri Akit’in basmadığını ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU ağabey, 29 Temmuz 2015 günü “2 yıl önceki paralel iftirasına sarılanlar” başlıklı köşe yazısında yazmıştı. Bu iftiralara inanmaya meyleden abonelerimize çoğu kez sitem ettim: “Yıllarca okuduğun gazetenin teröre destek verdiğini ne zaman gördün be ağabey, sadece 1 örnek ver de şüphe etmekte haklısın diyeyim!”

Devran dönmeye devam edecek; mesele devranın dönmesi değil, sizin dönüp dönmediğiniz! Allah Müslümanların dik duruşunu daim eylesin! Az menfaat için yamulacaksak, yaşamanın ne anlamı var.  

SON BİR NOT: Ara sıra farklı kanalları açıp “Ne diyorlar, olayları nasıl yorumluyorlar?” diyerek bir müddet izliyorum. Ama ne zaman ki 5 dakika STV izlesem Kılıçdaroğlu’nu evliya, Bahçeli’yi ümmet fedaisi, Demirtaş’ı barış güvercini sanıyorum! Çok ilginç, tam bir hipnoz! 

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle