--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

AK Parti % 50, diğerleri yav he he!

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı

Utanılacak bir tablo var ortada! Ülkenin iktidarı 2002’den bu yana güçlenerek yoluna devam ederken, aynı ülkenin muhalefeti giderek güç kaybediyor. Utanması gerekenler “alternatif oluşturma” beceri ve kabiliyetine sahip olamayanlardır!

Ülkenin neredeyse bütün topraklarında AK Parti milletvekili aday adayları konuşuluyor, bu adaylara tavsiyelerde bulunuluyor ve hatta “Nasıl bir vekil olmalı?” sorusunun cevabı yine bu partide aranıyor! Bir adım sonrasına gidelim; bizim gibi yandaş olduğu düşünülen yazarlar bile zayıf muhalefetin beceremediği eleştiri işini yapmak zorunda kalıyor! Şimdi biz “AK Parti % 50 oy alabilir” deyince siyasi bir taraf mı oluyoruz yoksa bir hakikati tespit etmiş mi oluyoruz? Bunun cevabını siz biliyorsunuz!

“MUHSİN YAZICIOĞLU MUHALEFETİ”

Şimdi muhalefet diyerek herkesi genellemeyelim ve biraz özele inelim. 25 Mart’ta şehâdetinin 6. yılını vicdanlarımız kanayarak hatırlayacağımız şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyimiz gerçekçi bir muhalefet yapabiliyordu. Oyları düşük olmasına rağmen gür sesiyle Türkiye’nin gündemine geliyordu! Şimdiki BBP ise takılmış bir çukura, patinaj yapıyor ve nâhak yere helâk oluyor! Sahi ne oldu Muhsin Başkana, failleri nerede? Destici niye susuyor, avukat Kemal Yavuz neden susuyor? Peki, hükümet bu konuda neden bir adım ilerleyemedi? Adaletin neresine; kim, nasıl basıyor? Bunun sebepleri net bir şekilde ortaya konmalıdır! Gerekirse hükümet sözcüsü ortaya çıkıp “İşin içinde İngiltere, İsrail, baronlar var ve delilleri karartmışlar” diye en kötü ihtimalle 7 Haziran sonrası açıklama yapmalı! Betonun soğukluğu bizleri üşütmeye devam ediyor! “Bir kar tanesi olsam Mekke’ye düşmek isterdim” diyen rahmetlinin sırf bu sözünün hiç mi hatırı yok?

“ÇOK KIZGIN VE MUHTEREM SAADETLİ KARDEŞLERİM”

Saadet Partisi cephesinde çok dostumuz var, hepsini seviyoruz. Onlarla bire bir siyaset konuşmamayı tercih ediyorum. O yüzden çok güzel anlaşıyoruz. Siyasi arenada çok kızgınlar, aşırı kızgınlar, acayip hem de! Hâlâ “gömlek” meselesindeler! Buna rağmen çoğu cumhurbaşkanı seçimlerinde Erdoğan’a oy verdi. Kamalak’a gelince, muhalefet yeteneği ve topluma etkisi olması gerekenin altında! Mecliste Saadet olmalı mı? Evet, kesinlikle olmalı, ama bu ekiple biraz zor! Bazı illeri tenzih ederim. 

“AL ŞU İPİ, ÖCALAN’I SEN AS!”

Devlet Bahçeli MHP’nin içinde güzel işler yaptı, ancak Türkiye ölçeğinde iktidara talip değil! MHP 15 Şubat 1999’da “daimi iktidar” olacağını sandı ama “daimi muhalefet” oluverdi! 15 Şubat 1999, Öcalan’ın yakalandığı gün! İşte o gün MHP ekibi bir hata yaptı, Öcalan üzerinden oy topladı ve topladığı oyların hakkını veremedi! 2007’de Erzurum mitinginde Bahçeli’nin kalabalıklar üzerine ip atması ve “Çok istiyorsan Öcalan’ı sen idam et” demesi de olumsuz bir dönüm noktasıydı! Bu hareket o dönem MHP içinde % 40 civarlarında tasvip görmedi. Yine de şu ortamda bütün muhalefet partileri içinde en iyisi MHP, gerisini siz düşünün! Yetmez ama evet!

BDP veya HDP ise kısır döngüden kurtulmaya çalışıyor! Bunu başarırsa yepyeni bir siyaset tarzını görebiliriz! Bakalım “ağababaları” aşıp Limited Şirket olmaktan kurtulabilecekler mi?

“BU ÜLKEDE BİR DE CHP VAR DEĞİL Mİ?”

Az kalsın unutuyordum, muhalefet içinde bir de CHP var! İş Bankası’nın % 28 hisse yöneticisi, seçimden seçime “çarşaf(!) sevdalısı” olan, son dönem görüntüsüyle “Ölü evinin yasçısı, düğün evinin tefçisi, caminin müezzini, kilisenin zangocu” bir CHP! 7 Haziran’da kesinlikle iktidara geleceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, seçimlerin Tel Aviv’de değil Türkiye’de yapılacağını biliyordur umarım! Şu anki görüntüsüyle CHP vatandaşa güven vermiyor, benim yazılarıma kızacaklarına bunu bir düşünseler artık! Biz de “CHP şu konuda gerçekten güzel bir muhalefet yaptı” diye yazabilsek!

“7 HAZİRAN’DA NASIL VEKİLLER İSTENİYOR?”

Bu seçimler diğer seçimlere benzemeyecek, bu sefer işin içine “sivil toplum kuruluşları” güçlü bir şekilde dâhil oldu. Özellikle Anadolu’da vekil profili olarak dernek ve vakıflarda görev yapmış, şehri tanıyan, mümkünse ikametgâhı seçildiği şehirde olan, mecburi olarak şehir dışında görevliyse en azından aday olduğu şehrin ruhunu bilen, mazlumun ve yetimlerin halinden anlayan, telefon açıldığında ulaşılabilen, sadece bir grubun “salon toplantılarına” değil, vatandaşın meclis toplantılarına gelebilen, hesap vermekten çekinmeyen, şefkatli, şöhret merakı olmayan insanlar vekil olmalıdır! Bayan adayların bu seçimlerde sayısı artacak! Onların da yine yukarıdaki özelliklere sahip insanlardan seçilmesi Türkiye’nin önünü açacaktır! Aynı özellikleri muhalefet adaylarında da görürsek işte o zaman Türkiye’nin ayağına takılan gölgeler, güneşin ışığında eriyen yıldızlar gibi ortadan kaybolacaktır!

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle