--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

200 yılın ardından senaryoyu bozan Erbakan!

Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı
Milletin ağacıyla yaptıkları sopa ile yine milleti dövenler elbette “bin yıl” süreceklerini zannettikleri düzenlerinin bir gün yıkılacağını bilemezlerdi. “Bilselerdi yapmazlardı” diyerek iyi niyetli bir yaklaşım sergilesek de, Allah’ın ayetleri ortada. “Ne zaman ki azabı kendilerinden kaldırdık, o zaman onlar sözlerinden dönüverdiler”(Zuhruf /50)
Demek ki bir şeyi bilmek yetmiyor. Zulüm edince insanların işsiz kalacağını, sakat kalacağını, fakirleşeceğini, toplumsal bölünmeler olacağını bu darbeciler gayet iyi biliyorlardı. Kendilerinin “zulüm” üstüne kurdukları sistemde ölümler, işkenceler, ötelenmeler, Diyarbakır Cezaevleri, Ulucanlar Cezaevleri, “betonda üşüyen gül yürekli reisler”, ipte sallanan vatan mücahitleri üreteceklerini gayet iyi biliyorlardı. Bildikleri halde yaptılar.
Bilmek demek, yapmamak demek değil! Öyleyse çözüm bu darbecileri yine insani ve hukuki sınırlar içinde kalmak üzere “milletin” öngördüğü şekilde engellemektir. Bu açıdan Ergenekon davasının hükümleri ve alınan müebbet cezalar şayet milletin bölünmesini, faili meçhulleri, işkenceleri engelleyecekse hayırlı olmuştur. Dikkat edin, Türkiye’de faili meçhuller artık bitme noktasına gelmiştir. Tabii ki hiçbir insanın ömür boyunca dört duvar arasında çürümesini istemeyiz. Bizim vicdanımız “bir başkasının ölümü ve hüznü” karşısında sızlamayacak kadar körelmiş değildir. Ancak “müebbet yiyerek hüzünlenenler, hunharca katledilenlerin hüznünün” sebebi olmuşlardır. Bizim cenah sevmese de Uğur Mumcu’nun katilleri de yine darbeci güruhtur. Alpaslan Arslan’a Danıştay üyelerini öldürtüp cebine Akit Gazetesi’ni koyanlar da darbeci güruhtur. Suçu Müslümanların üstüne atmayı nasıl da seviyorlar. Müslüman ahalinin güvendiği bir numaralı basın kuruluşunu karalayarak bir taşla iki kuş vuracaklardı; ama sapana lastik germeyi unutmuşlardı. İşte Allah böyle unutturur!
Ergenekon davası neticelendi ve biz kimseden öç almadık, çünkü “öç alma” duygusu ile hareket etmedik. Hak ve adalet duygusu ile hareket ettik, Hakk rızası için milletimizin yanında durduk. Milletin yanında duran, Allah’a inanan milletimizin yanında saf tutanlar geç de olsa galip gelmişlerdir. Peki Ergenekoncular veya darbeci zihniyet bitti mi? Asla bitmez. 1400 sene sonra bile “Ebu Cehil ölmedi” sözü söyleniyorsa, 3-5 gün içinde de darbeciler sus pus oturmaz. Diş biliyorlar, vuracakları günü bekliyorlar, planlar yapıyorlar. Biz ne yapacağız, bu planlara karşı elimiz armutlarla mı haşır neşir olacak? Hayır, Allah’ın bize verdiği iradeye sahip çıkacağız, onların planlarından daha büyük planlar yapacağız. Gizli ajandalarımız olmayacak, kimden neyi gizliyorsun? Uyumayacağız ki bir daha biz uyurken “bir sabah vakti evden götürülüp bir daha geri gelmeyen” anneler, babalar, evlatlar olmayalım.
HELİKOPTERLE PİKNİK,
AĞLAMA DUVARINDA SERENAT
Onlar, düşmana karşı milletin parasıyla alınan helikopterle pikniğe gittiler, boynumuz bükük seyrettik. Eline aldıkları lav silahlarıyla milleti “boru bu boruuuu” diye tehdit ettiler. Başörtülüleri 1 kilometre yakınlarına yaklaştırmadılar. Başörtülünün evladını askere aldılar, ama yemin töreninde “Defol git” çektiler. MGK’da Necmettin Erbakan’a “boncuk boncuk terledi” diye hakaret ettiler. Muhsin Yazıcıoğlu’na tehdit notları gönderdiler, baktılar güçleri yetmiyor, bir dağ yamacında şehit ettiler. Laikliğin teminatıyız diyerek hepimize gözdağı verdiler. Milli Güvenlik derslerinde küçük çocuklarımıza “Bana hocam değil komutanım diyeceksin” dediler. Türkiye ordusunun komutanı gitti ve 9 kardeşimizi şehit edenlerin duvarlarında ağladı. Şimdi birileri bunları kahraman ilan etmeye çalışıyor. Ey darbeseverler sizi bilmem ama bu kişiler milletin kahramanı asla değiller, hiç olamadılar!
NECMETTİN ERBAKAN
Yazının başlığına dönecek olursak. Türkiye tarihinin son 200 yılı hep” figüran” olarak geçti. Senaryo yazarları hangi rolü verdiyse onu sahneledik. Bu sahnede bize, Müslüman ahaliye düşen karakterler hep ölüyordu. Ölüyor, eziliyor, duyguları inciniyor. Bu senaryoyu 200 yılın ardından bozan isim Necmettin Erbakan’dır. Kendisine verilecek başrolü reddetmiş, direkt olarak senaryonun kendisine itiraz etmiştir. Millet adına yepyeni bir hikaye yazmış, rolleri “elin adamları”na değil bizzat “milletin evlatları”na vermiştir. Büyük planı yapan Allah’ın izniyle odur. Bu öyle bir plandır ki hem bizim taraftan hem de uluslararası kan emicilerin tarafından hâlâ tam olarak anlaşılamamıştır. Bundan ileriki yazılarımızda daha net bahsedeceğiz. Artık Büyük Ortadoğu Projesi’nden korkmayı bırakıp, kendi projelerimizi oluşturacağız, oluşturuyoruz. Allah, millete hizmet eden herkesin ama herkesin yardımcısı olsun, zira Allah en büyük dost ve yardımcıdır.

Hacı Yakışıklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle