• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ersoy Dede
Ersoy Dede
TÜM YAZILARI

#JeSuisAhmed

12 Ocak 2015
A


Ersoy Dede İletişim: [email protected]

“Yapma tamam sorun yok şef”... 

Bu son sözlerimdi.. 

Dinleyen olmadı.. 

Kimse kulak asmadı.. 

Yerde kanlar içinde çırpınırken, öldürücü kurşunu atan, o son tetiği çeken de bir müslümandı.. 

Beni o kurşunların hedefi yapan da, ona o tetiği çektiren de aynı kişiydi aslında.. 

Bunu düne kadar ne ben biliyordum, ne o.. 

Şimdi ben şehid oldum.. O da şehid olduğuna inanıyor.. 

Eğer doğruysa, yani eğer ikimiz de şehid olduysak, burada karşılaşacağız demektir.. 

Ben artık biliyorum neden öldüğümü.. 

Belki geçen haftalarda sorsaydınız bilmeyecektim.. 

Ama o son nefesimi verirken, yerden doğrulmak üzere hamlemi yapıp da silahı tutan elin, kardeşimin eli olduğunu gördüğümde, neden yerde yattığımı anladım.. 

İhtimal ki, matbaaya kıstırıldığında ve “sivilleri vurmayacağız” dediği halde kevgire döndüğünde bile o kardeşim, neden böyle bir eylem gerçekleştirdiğini hiç anlamadı.. 

Hep bunu inancı adına yaptığını zannetti.. Buna inandı.. Ağabeyim benden sonra, o çocuklar için “sahte müslüman” demiş.. Sanmıyorum.. Bence ‘kandırılmış’ daha doğru... 

Son nefesimde kafamı kaldırıp da karşımda bir Cezayirli gördüğümde “yapma tamam, sorun yok şef” dememin sebebi buydu..  ‘Şef’ bizim aramızdaki bir parola, bir şifreydi.. O anlamalıydı ne söylemek istediğimi.. Anlamadı.. 

Ben “yapma artık şef” derken, ‘beni öldürme’ demek istemedim ona.. 

‘Bu alçakların tuzağına düşme, inançlarımız üzerinden birimizi katil birimizi maktul etmelerine izin verme’ demek istedim.. “Yapma artık şef” dedim.. Evet ona dedim.. Bana ateş edene.. Ama çok gürültü vardı.. Beni duymadı belki de.. Tek tesellim bu son sözümü duyan bir başka müslüman kardeşim olması.. Belki o anda duymadılarsa feryadımı, ertesi gün duyarlar da bir şekilde dünyaya yayılır diye söyledim.. Ben, bizi yıllarca fiilen sömüren egemen beyazlara söylemedim ‘yapma artık’ diye.. Çünkü onların gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar.. Yapmayacak olsalar benim sözüme mi bakarlar?.. Onlar yapacaklar.. Fıtratlarının gereği.. 

Ben ‘yapma’ diye, bütün ülkeye yüz yıldır kaybettiği özgüveni yeniden kazandıran Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiyesi’ne söyledim.. ‘Yapma’ dedim.. “Örgütler tarafından kullanıldığı açıkça belli olan ve bizi hiç bir şekilde temsil etmeyen iki saldırganın eylemi üzerinden, islam’ı ‘defans’ pozisyonuna çekmeyin” demek istedim.. 

‘Özür dileyip durmayın’.. Çünkü ilk özrünüzden sonra “Fransa’nın 11 Eylül’ü”, ikincisinden sonra “Paris’in Madımak’ı” diyecekler.. Üçüncü özrü söylediğinizde artık çok geç olacak..  Hep öyle yapmadılar mı?.. Kınattılar.. Özür dilettiler.. Mahçup ettiler.. Hep daha fazlasını istediler.. 

Ben öldükten sonra Voltaire’in sözüne atıfla, sanki ben Charlie için ölmüşüm gibi; “düşüncelerine katılmasa da onun bu düşüncelerini söyleyebilmesi için canını verdi” diyenler oldu.. Fransa’ya Fransız kalanlar bilseydi ki Voltaire’in, bu; “düşüncelerine katılmasam da canımı veririm” falan dediği günlerde, İngiliz Monarşisi’nin, insan hakları bakımından Fransa’nın önünde olduğunu savunduğu için ülkesinden kovulduğunu, başka örnekler ararlardı.. Özgürlüklerin sembol kenti Paris’te Roger Garaudy’nin kitaplarının yasaklandığını, panellerinin engellendiği, öldüğünde bile müslüman gibi gömülmesine izin verilmediğini bilseler, Paris ile ilgili düşüncelerini gözden geçirirlerdi.. Ben ‘Yapma’ dedim, çünkü yerde yatarken anlamıştım.. Bana karşı olan fikirlerin tamamına ‘fikir hürriyeti’ diyen ülkem, fikirlerimi savunanları bir bir yok etmiş, sürgün etmiş, görmezden gelmişti... Artık anlıyordum..

Yapma Şef... Anlıyorum..

Kalın sağlıcakla.

Not: Başlıktaki’Je Suis Ahmed’, (Benim adım Ahmed) sözü, kendilerine ‘JeSuisCharlie’ diyenlere karşı yazılmıştır.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23