Portekizli Jesus ne yapmak istiyor?
Fenerbahçe, yine bir küme düşme hattındaki takıma iki puan birden bırakarak zirve yarışında ağır bir yara daha aldı..
Sarı-lacivertliler; şu anda ligin son 3 sırasında yer alan takımlara karşı oynadığı 6 maçta sadece 2 galibiyet alabildi. Sarı-lacivertli takım bu maçlarda 3 kez berabere kalırken, mevcut 18 puanın sadece 9’unu alabildi.
Böylesi bir ortamda taraftarın da kızmasının ben gayet normal olduğu kanaatindeyim.. Bu şartlar altında sizin şampiyonluk sözleri içinde olmanızda hayal oluyor haliyle.. Evet Galatasaray-Fenerbahçe derbisine kadar durum netleşir mi bilinmez ama dümenin başında Sarı-Kırmızılar artık tamamen geçmiş durumda...
Benim esas dikkatini çekmek istediğim Jesus’un garip tavırları.. Hatırlarsanız, Türkiye’ye ilk geldiğinde tüm spor kamuoyumuz tarafından kadro mühendisliğini çok iyi yapan harika bir metot çalıştırıcısı ve ofsayt taktiği bile tutan adam olarak lanse ediliyordu.. Bugün geldiğimiz noktada ise her hafta değişen kadrosu ne oynadığını çözemediğimiz futbolcu topluluğuyla karşı karşıyayız.. Giresunspor karşısında ısrarla savunmak istediği çift forveti Batshuayi ve Valencia hemen onların forvet arkası diyebileceğimiz merkezde ise bu takıma bugüne kadar ne kazandırmış ki diyebileceğimiz Mert Hakan Yandaş ile çıkıyorsunuz.. Yine sol açıkta Rossi ve sağ açıkta Arda Güler’i sahaya sürüyorsunuz... Evet şu unutulmamalı ki; Arda Güler bu takımın en yetenekli ismi ama gördük ki, bu isim bile bazen kötü oynama hakkına sahip... Kaldı ki özellikle Giresun maçının ilk yarısında kötü bir Arda Güler izledik.. Nedeni basit? Arda Güler’in yeri orası değil.. Tıpkı geçmişte İrfan Can Kahveci’ye yaptığınız gibi sağ açıkta alanını kısıtladığınız zaman böylesi yetenekli futbolcuların ömründen alıyorsunuz.. Bu takımda daha düne kadar Crespo gerçeği varken şu anda bundan söz edemiyoruz... Bazı isimleri istediği zaman parlatıp, daha sonra ise yok eden bir Jorge Jesus izliyoruz.. Ve en önemlisi de her maç sonunda artık hakemlere sarılan oynadığı kötü futbolun emarelerini yok etmek isteyen bir teknik adam profili izliyoruz maalesef...
Tecrübeli çalıştırıcı, Giresun maçı sonrası ise yine akıl tutulması yaşarcasına şu açıklamaları yapıyor: “Rakip takımın savunmasının da hakkını vermek lazım. 1-1’den sonra rakip takım çok fazla süre de geçirdi. Hakem de buna izin verdi.”
Yahu hakemlik ne oldu Çotanak Stadı’nda değerli hocam... Kötü oynadınız, takımınızın şampiyonluk hayalleri yok, heyecanı yok hepimiz bunu görüyoruz ama herhalde bir tek siz görmüyorsunuz!