Emirhan, bir krizi ateşlemiştir artık!..
Geçtiğimiz günlerde Rıdvan Yılmaz’ın transfer süreci tamamlandı ve Milli sol bek kariyerine İskoçya’nın köklü ekibi Rangers’ta devam etme kararı aldı.. Tabii ki öncelikle Frankfurt’la anlaştıktan sonra transferi gerçekleşmeyen ve daha sonra Rangers’a imza atan 21’lik Rıdvan transferi de çok çetrefilli geçerek Beşiktaş’ın başını ağrıtmıştı..
Siyah-Beyazlılar’ın bugün ise en önemli konusu 18 yaşındaki altyapıdan çıkardığı Emirhan İlkhan...
Emirhan’ın sözleşmesindeki maddeler ise hakikaten çok ama çok enteresan.. 18 yaşındaki oyuncu için 4,5 milyon euroluk bir çıkış maddesi neden ve nasıl koyuldu onu izah edecek bir Allah’ın kulu yoktur herhalde..
Yine aynı sözleşmeye göre gelecek sene beklenilirse iki katı bir rakama çıkış maddesi güncellenecek deniliyor... Böylesi bir mantaliteyle genç futbolcularımızın futbola odaklanmasını nasıl sağlayacağız ben açıkçası merak ediyorum.. Ve kaldı ki 1,5 ay önce “Ben Beşiktaş’ın çocuğuyum diyerek üç yıllık imza atan” Emirhan için de hakikaten karakter analizi yapılmasında fayda var diye görüyorum.. Kariyerini İtalya’da Torino’yla sürdürmek istediğini kulübüne ileten ve ben yaptığım sözleşmede de “Avrupa” olursa kolaylık sağlanacağı maddesini bile işletme aklına sahip olan bu gencimiz için, Beşiktaş kulübünün duruşu nasıl olacak hep birlikte göreceğiz..
Tabi tam bu sırada Başkan Ahmet Nur Çebi’nin Hürriyet’e verdiği röportajdaki açıklamalar ise önemli...
Ne diyor sayın başkan, “Bir futbolcuyu başkan değil menajer pazarlar. Bir futbolcu para ediyorsa onun talibi vardır. Tüm kulüpler artık teknolojilerden yararlanarak futbolcuların performanslarını izliyorlar. Adam kötü değilse herkes kapınızı çalıyor. Emirhan, Rıdvan gibi. Bunu kongre üyelerimiz ve taraftarlarımız düşünmeli. Bizler iyi işler yapıyoruz. Geldiğimizden bu yana ve bu dönem özellikle bunların olmaması için neredeyse ücretlerinin gerçek değerleriyle sözleşmeler yapıldığı görülmektedir. Özellikle bu transfer döneminde yabancıda 8+3 kuralının kulüplere zarar verdiği gibi Türk futboluna bir katkısı olmadığı görülmekte. Yerli futbolcuya hak etmediği bonservisi isteyen kulüpler olduğu gibi futbolcuların da rehavet içinde olup ‘Nasıl olsa sahada 3 yerli oynuyor’ diye rekabet etmedikleri ve çok çalışmaya ihtiyaç duymadıklarını görüyoruz.” Evet görüldüğü gibi Emirhan konusu artık Türk futbolu için derinleşen bir krizin fitilini ateşlemiştir..
Türk futbolunu özellikle “Menajerler çetesinden” kurtarmadığımız sürece de daha bu denli olayları maalesef yaşayacağız.. Umarım bir an önce gerekli hukuki önlemler alınır da gencecik isimlerimiz bedava fiyata gitmezler!.. Ekonomik olarak zaten giderek küçülen kulüplerimiz için bu daha da katlanılacak bir konu değil benden söylemesi....