• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Hoş geldin Ramazan!

18 Şubat 2026
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Hoş geldin Ramazan!

AYHAN DEMİR

Artık Ramazan günlerindeyiz. Mustafa Nezihi Pesen’den ilhamla: Bir kez daha, “hilal şöhret buldu, göründü.”

Kavuşturana, hamdolsun: Elhamdülillah…

Sadece kötülüğün değil, iyi şeylerin de yan etkileri olur. Ramazan’ın yan etkilerini hayatın her alanında rahatlıkla görebiliyoruz.

Ramazan, hangi mevsimde gelirse gelsin, iklim hep bahar olur. Bahar, tazelenmektir. Yalan yok: Herkesin, hepimizin tazelenmeye ihtiyacı var.

On bir ayın sultanı, taze bir başlangıç için vesiledir. Bu ayda, rahmet ve merhamet, heves ve özen zirve noktasına ulaşır.



Her sene özlemle beklenen Ramazan, insana serinlik ve ferahlık verir. Dünyadan bunalan, ramazanın gölgesinde rahatlar. 

Şehr-i Ramazan, insanlar arasındaki mesafeyi kapatır. Daha yakına getirir, görünür kılar. Kalbi yakınlık, fizik kurallarına tabi değildir. İstediğiniz kadar yaklaşabilirsiniz. 

Muhasebe ayı olan Ramazan, insanın kendine gelmesi, özüne dönmesidir. Bütün iyi şeylerin toplamıdır: Sabır, fedakârlık, nezaket, vefa, sadakat. 

Bitmedi: Rahmet, merhamet ve bereket.


Ömer Nasuhi Bilmen, şöyle söylüyor: Müslümanların birbirleriyle geçinmelerinde samimiyet, tevazu, sadelik, karşılıklı yardım, nezaket, hayırseverlik, sevgi ve saygı esastır.” (Büyük İslâm İlmihali, Sayfa 446)


Sanki Ramazan iklimini anlatıyor.

Bu mübarek ay, insanı aslına yaklaştırır. Aciz bir kul olduğunu hatırlatır. Açlık; kibir ve haset gibi kötü huyları zayıflatır. Samimiyet, tevazu, sadelik, hayırseverlik, sevgi ve saygı gibi iyi ve güzel huyları kuvvetlendirir.

Dirlik ayı Ramazan’da birlik ve beraberliğimiz pekişir. Kardeşlik duygumuz tazelenir. Birliğin kıymeti anlaşılır. Bir elle alkış olmaz, ancak protesto olur. 

Tam da burada, Peygamber Efendimizin (s.a.v) şu mübarek cümlesini hatırlatalım: “Müminin mümin kardeşiyle olan durumu, birbirini yıkayıp temizleyen iki el gibidir.”


Buraya dikkat: Yakan veya yıkan değil, yıkayan!


Bütün bir yıl boyunca kirlenen insanoğlu için Ramazan, zihnen ve kalben, esaslı bir temizlenme ayıdır. Gönlümüzü yoran, üzen, zayıf düşüren meşguliyetlerden, mazeretlerden, davranışlardan, kurtulmak için iyi imkândır.

Oruç ayı Ramazan, insanın kendine gelmesi, aslına rücu etmesidir. Kim olduğunu ve ne için yaratıldığını hatırlamasıdır. Bir başka ifadeyle, fabrika ayarlarına dönülmesidir.

Biz fark etmesek de Ramazan, sadece aklımızı değil, kalbimizi de çalıştırır. Sadece midemizi değil, üzerimize sinen her türlü kötülüğü ve fenalığı da boşaltır. 


Yılın diğer aylarından faklı olarak Ramazan, bedenimizden ziyade, ruhumuzu besleme zamanıdır. Maddiyatın değil, maneviyatın kalıcı ve kurtarıcı olduğunu idrak etmemizi sağlar. 

Kural bellidir ve şudur: Beden acıktıkça, ruh doyar; beden doydukça, ruh acıkır. Orucu sadece midemize değil, elimize, dilimize, gözümüze ve gönlümüze de tutturmalıyız. 

Kuru kuruya aç kalmak değildir Ramazan, iyi niyetli ve güzel sözlü olmaktır. Harama el uzatmamak ve kem bakmamak. Kötü söz söylememek ve kırıcılığı terk etmek. Makul ve makbul olan bunlardır.

Ramazan, zorluklar karşısında dayanma gücümüzü artırır. Savrulmadan, yılmadan, kanmadan, yani alnınızın akıyla bu yolculuğu tamamlamamıza vesile olur.


Her Ramazan, zorlukla beraber gelen kolaylık ve güzelliktir. Dikensiz gül, zahmetsiz rahmet olmaz. Meşakkatsiz muvaffakıyet olmaz. Aç kalmak, haset ve kibir gibi kötü huyları törpüler, zayıflatır.

Biz bunu fark etmesek de Ramazan, bizi, gösterişten uzaklaştırır. Evimize ve kendimize yaklaştırır. Akşam olmadan evimizin yolunu tutarız. Aş ile yemek arasındaki farkı Ramazan’da daha iyi görür, öğreniriz. 

Yine her Ramazan ayında, eğlence yerine, ibadete; etkinlik yerine, tefekküre daha fazla vakit ayırırız. Kitab’a uzanmak ve O’nun huzuruna varmak için daha fazla vaktimiz olur. 

Bu sebeple Ramazan, mümin hassasiyetini yeniden kuşanma; ahlakın yanına nezaketi, maneviyatın yanına samimiyeti de ekleme vesilesidir. 


Ahmet Muhip Dıranas, Yazılar kitabında, oruçla ilgili şunu söylüyor: “Şu mübarek ay içinde oruçla ilahileşmiş Müslümanları gördükçe, dinimizin yüceliğine bir kez daha inanıyorum.” (Adam Yayınları, Haziran 1994)

Duamız ve dileğimiz odur ki, Ramazan ayı, dinimizin bütün güzelliklerinin bizde kalıcı olmasını sağlasın. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23