• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
28 Ocak 2021

Yumurta üzerine..

İktisat bilimi, tesbitlerinde katiyet bakımından uygulamalı bilimlerde benzemez. Matematiğin bile yeri geldiğinde hesabının doğruluğu kesin olmayabilir..

Atatürk, Kurtuluş Savaşı sonrasında ihtilallerde olduğu gibi siyasi ve içtimai hayatın altını üstüne çevirirken, memleketin kalkınması için iktisat politikasında liberalizmle devlet kapitalizmini harmanlamaya niyetlendi. Karma sistem arayışına girişti. 

Bugün muhalefetin diline doladığı, “milletin anasına küfreden” gözde müteahhidin başına devlet kuşu misali ihale kondurma geleneği de, ayıp olmasın, Atatürk devrinden miras kalan, “devlet eliyle kapitalist yaratma” politikasından gelir..

Hep de belirli kişilere verilen ve muhalefet tarafından da daima meşruiyetine çamur atılan ihalelerle, içerideki görünüşte yerli koka kola’larla, milliliği şüpheli kapitalist işadamı üretiliyor. Hükümetlerle kimi Meclis üyesi ve üst derece bürokrasi nüfuzunu da düşündüren günümüzün bu “Yeni zenginleri”, yoksulluğumuzun baş müsebbipleri olmalı...

Erken Cumhuriyette ihalelerin kazanılmasından öte, doğrudan adrese dağıtılması da, yandaş zenginleştirilmesinde usul ittihaz edilmiş, bir kez.. Bu yol, bazı mebusların da aralarında yer aldığı müteahhit hikayelerini, Vehbi Koç, kitabında gönül rahatlığı içinde şöyle ifade eder.

“İhalelerin verilip verilmemesi, hükümetin kabul edip etmemesi, ilgili tarafların ödediği rüşvetlere göre belirtiliyordu”..

Kuruluşundan beri süregelen zaman tünelinde yer alan aktivite sahiplerinden pek çoğunun, dünyevi hayat tarzı bakımından sosyal tavırlarına bakıldığında, hikâyelerini işitip dinleyerek tanıdığımız cephe içi ve gerisinin cengaverlerine hiç benzemediklerini söylersek, pek de yanlış olmayacak, gibi...

Niye böyle?..

Ahmet Hamdi Başar, Atatürk’ün ekonomide baş danışmanı olup, namı diğer, Limancı Hamdi diye bilinir, Serbest Cumhuriyet Fırkasının CHP’yi sollayıp gidişini devrin şeflerine izah ederken şöyle konuşur:

“İstanbul’da liman amelesi SBF oy veriyor. Liman amelesi bir cemiyet (sendika) kurmuş, başına da Halk Partisi tarafından azledilmiş bir memur ve iki de katip konulmuş. Reis 400 lira, kâtipler de yüzer lira aylık alıyorlar. Amelenin sendikaya bıraktığı yüzde beşler, bunların maaşlarına bile yetmiyor. 

Bunun için amele, evindeki çocuğuna ilaç beklerken bu tufeyliler de, sendikayı Cumhuriyet Halk Fırkası gibi görüyor”..

Erken Cumhuriyetten bu yana iktisaden devleti sahiplenmişlere özentili vasat halkın da hayatı yorumlayış tarzı, kabacası üzümün üzüme baka baka kızarmasından ilhamlanan sıradan halk da, değişerek, genel ahlaka varıncaya tüm kutsal değerlerimizi yok edip bitirdi gitti.. 

Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan, son günlerde hemen hemen hepimizi geleceğe ilişik derin korku ve endişelere sevk eden yumurta ve çiçek yağı fiyatlarındaki vicdansızlığa eğilmişler. 

Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanıyla birlikte konunun uzmanlarından oluşturduğu bir heyet, bu probleme sebep ve çare arayacaklar. İnşaallah başarılı da olunur. 

Aslında bu iş evvela Meclisin işi olmalıydı. Beş yüz ellilik kadronun üzerine bir ellilik daha ilave edilmişti. Meclis, kendi varlık sebebinde yer alan görev inisiyatifini kullandığında, hiç değilse seçmenlerin gönlü alınmış olurdu. 

Bir dostumdan mektup sizlere. İlginç bir tevafuk, ayni halden şikâyet ediyor. Kendileri kamu yakasından cerrahi uzmanların çok eskilerinden bir hocadır. Prensip itibariyle ismini kendimde tutuyorum. Faydalı olur umuduyla, efendim.. 

“Atilla ağabey. Ben Tıp Fakültesi son sınıfa kadar yaz tatillerinde Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı Türkobası köyünde kendi tarlamızda dizlerimin üstünde sürünerek nohut, mercimek yoldum, pancar söktüm. İlkokuldan beri tarım ülkesi olduğumuz söylenir. Bir kaç yıl öncesine kadar hiç farketmediğim acı bir gerçeği Şok, A101, BİM gibi marketlerden alışveriş yaparken öğrendim. Kanada’dan, Meksika’dan, Hindistan’dan nohut, mercimek, pirinç ithal ürünlerini bu marketlerde görünce kanım dondu.’’ diye devlet başkanımıza raporlar sunarak gittiğimiz gıda enflasyonunu gölgelemeye çalışıyor. Devlet başkanımız ise eskisi gibi halkın arasına giremediğinden (covid vs. sebeplerle) durumun vahametinden habersiz kalıyor. Bu gidişle önlem alınmazsa ülke kıtlığa mahkûm olacak. Çiftçinin girdisi olan mazot, gübre, tohum, zirai ilaçlar dövize bağlı ve sürekli artarken ürettiği mal tarlada 1 TL, manavda 10 TL. Kazanan aracı, kaybeden çiftçi ve tüketici. Birileri devlet başkanımızın gözünü boyama peşinde. Allah basiretini artırsın diye dua ediyorum sürekli. Selam ve dua ile. Allah’a emanet olun”. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet Hoca

Vallahi yazdıkların doğru milletvekilleri araştırmaları gerekirken sen bana bunu dedin derdinde
  • Yanıtla

Ömer

Atilla bey makalenize katılıyorum . Meclis aktif olmalı milletin meseleleri ile ilgilenmeli .  
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23