• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
18 Ocak 2021

Toprak ve ana...

Toprağı azıcık eşeler ve havalandırır, üzerine de bir tutam tohum serptikten sonra yine hafifinden toprak ile üzerini kapatır da birkaç damla su ile ıslatıp bırakırsan,

Haftasına kalır kalmaz, tohumlar çimlenmeye başlar..

Çimlenen tohum ağaca dönüşmüştür. Boy attıkça, yukarıda bekleyen sevgilisine ulaşmak ister.. 

İster ki, yakasına yapışıp onu aşağıya, anasının koynuna ala. Sabrın sonu selamettir. Sabredip muradına erince, yukarıdaki de hain değil ya, toprağı canlandırması için kendini aşağıya akıtır..

Akan, sudur. Hani bizlerin yağmur dediği, Ab-ı Hayat..

Biz yaratılmışların görevi, edinebildiklerimizle yetinmek. Bedelini ödesek de daha fazlasına el atarak nesnelerin israfından kaçınmak. Amma öyle olmuyor. Gözlerini doyuramayanlar, yoluna yordamına bakmaksızın, daha fazlasına uzanıyorlar.. 

Süs ihtirası, gösteri sevdası, büyüklenme hırsı, topraktan gelen bizleri, gözü doymaz eşkıyaya çeviriyor..

Şehir içlerindeki yuvalarında iyi kötü hayat sürenler, evlerini içindekileriyle birlikte çeşitlendirmeye kalkıştıklarında, ormanlara koşturuyor..

Kamu alanlarına, Villa kondurmaya...

Kıyılara, yaylalara...

Kondurmanın, çizgi dışı yasak aşklısı, mevzuumuzun dışındadır..

Ormanlar evvela yaktırılarak yakılıyor. Ardından kele dönmüş yanık alanların orman vasfını da kayıtlardan devlete sildiriyorlar..

Yüz binlerce yıllık orman toprakları, üretici, yaratıcı bereketçi özelliklerini kaybetmiş sayılıyorlar. Bugünün Beykoz ormanları, bakıyorsunuz sabah kalktığınızda, nicel vasfı, kayıtlarda “taşlık, kumluk, çorak” toprağa dönüvermiş..

Kim yapıyor, döndürüyor?.. 

Kendini Allah (haşa) yerine koyarak İlahlaşan Bürokrat..

Ardından gelsin, imara yelken açma.. 

Şunu demek istiyoruz, açıkça..

Son imzalanan bir yönetmelikle, orman vasfını kaybetmiş araziler imara açıldı. Bu eski ormanlardan ya da ormanlık alanlardan biri de Beykoz’da. Bu izinname için tek yetkili kişi, Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan. İdari sisteme göre kendisi ne derse, her alanda o oluyor..

Kitabiyatta kanuni yetki ve sorumluluk kendilerine ait olsa da fiiliyatta vicdani sorumluluğun hepsini birden Erdoğan’ın sırtına yüklemeyi düşünebilir misiniz?.. 

Kul hakkıyla birlikte vicdani sorumluluk, ancak imara açılan orman arazilerinin her birini bizzat kendisinin görüp, inceleyip karar vermesiyle mümkün olmalı..

Aksi halde kul hakkı, bu konuda ilahlaşan kadrolu bürokratın defterine yazıla..

Çünkü, çevirmenin, döndürmenin ve değiştirmenin altyapısına bilimin uygun gördüğü fenni temel taşlarını yerleştiren kişi Erdoğan değil, bürokratıdır.. 

Şuna dikkat gerekir.. 

İmara açılan yanık orman toprağının üzerinde yeşermiş ağacın görülmemesi; bir önceki evredeki bu toprağın, bilim ve fen bakımından yeniden ağaçlandırılmasından bir fayda sağlamayacağına kesin delil, sebep ve gerekçe oluşturabilir mi? 

Bilim ışığına güvenerek fen ve teknik alanda yetki ve sorumluluk yüklenen bürokrasi, hele bir de muhalif seslere idarece kulak kapatıldığında, icra makamına sunulan raporlarına rahatlıkla; 

Bu yanık alanlar, taşlık kumluk ve kayalıktan ibaret olup kıraç sınıfına girmiştir. Dolayısıyle, ağaç türü nebatat için kök tutma şansından da yoksundur. Hazine’ye gelir açısından imara açılması daha uygun düşer kanaatindeyizşerhi düşürülebilir..

Bursa ovası, çok verimli ve bereketli bir toprak. Asırlardan beri veriyor ve doyuruyor milyonlarca insanı..

Koca ovanın meyve ve sebze bahçeleriyle yeşile boyanmış toprağının en cömert olduğu bir bölümüne, “Gözü doymaz sermaye” ki, Bursa’nın yarısının sahibidir, belde bürokrasisine arazinin, “tarım toprağı olma vasfını” kütüklerinden sildiriverdi..

Ayni bölgede bir belde, Demirtaş. Belde bürokratları, bilim ve fen ışığı altında toplanarak, toprağı, tarıma elverişsiz üçüncü sınıf kıraç arazi gösterdikleri raporla, şimdi binlerce kişinin ruhsatsız yaşadığı YEM YEŞİL bir ŞEHRİN doğumuna ebelik ettiler. 

Bu ve benzeri “açılmalar doğumlar” sık aralıkla her alanda tekrarlanıyor. Bunların lehdar taifeleri de genellikle, görüntüde olduğu gibi gerçeğinde de fikren iktidarlara yandaş cephelerden olunca, vasat halkı pek ilgilendirmiyor. 

Siyaseten yeri yurdu biraz bilinenler ise, terörist, hain ve fetocu damgasını yemektense, kulağının üzerine yatıyorlar.

Sonuçta, yağmur duası... 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ankaradan

Ne insanı değerlerimize ne de tabii kiymetlerimize sahip çıkabiliyor. Yazık. Bu durum toplumun konuya hassasiyeti ile çözülebilir. Bunun adı da eğitim.
  • Yanıtla

Mesut Sarp

Insanlarımız çıkarcı ve nefslerine düşkünler. hırsızlar kendi camialarindan olunca hemen iş beceren kişiler oluyor. Çocuklarının gelecekleri ve hayatlarının karartılması dahi umurlarında değil. Gözleri kararmış olanlara müslümanların dur demeleri gerekmez mi!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23