• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
10 Haziran 2019

Şeytanın ayağında kırılma...

Her şey fani, bir tek (O); Allah’ü Azimüşşan Baki... 

Bu “Her şey”in içerisinde, çevresinde ve muhtevasında “yok”, yok...

Muhtemelen Demirel’in “Dün dündür, bugün başka” felsefesi de, yorumlandığında bu “yok”un yokluğuna çıkabilir de...

¥

Türkiye. Upuzun bir tahterevalli. Bir ucunda iktidar olarak kendisine sağcı gözüyle bakılan AKP, diğerinde de, muhalefetin kadim temsilcisi olup kendisini solcu sanan CHP...

Bunların her ikisi de tahterevallinin kendi uçbeyleri. Fikren parça bölük yakınları da aynı uçlarda kendileriyle beraber.

Uçbeyleri tahterevalliyi kendilerine tapulamışlar. İnançlarını değiştirmeyi asla düşündürtmeyecek derecedeki katı, sert, kırılmaz, manevi değerleri itibariyle, birbirlerinin karşılıklı amansız muarızdırıdır. Kabaca kestirmeden gidersek, birisi ümmetçidir, bir diğeri de ulusçu...

Her ikisi de, çevrelerinden yanlarına çektikleri parça bölük grupçuklarla sorunludurlar. Boşluk doldurarak denge sağlayan bu grupçuklar, silme ümmetçi olmayabilecekleri gibi, ulusçuluğa da karşı olabilirler... 

Ümmetçilikte en başta yer alan kutsal değer, salt dinin bizatihi kendisi olduğundan, bunun tadili ya da terkini esasen eşyanın tabiatına da aykırı...

Ümmetçiler Atatürk’ten, ulusçular da de dinden referans almaya pek düşkün olmayabilirler....

Haydi Allah’a ısmarladık”la yetinenler olduğu gibi, Atatürk’e saygı ve hürmetini yalın olarak, “Gazi Mustafa Kemal” ile ifade edebilirler...

¥

Kenan Evren, kendi fiziki varlığını, ruhunu, gölgesiyle birlikte ömrünü her vesileyle Atatürkleştirirdi. Hareketlerinde hep onu kopyaladı ve fiziken de ona benzeme yolunda ölüp gitti...

Havas ve avamıyla ümmetçiler, serbest hal ve gidişatlarında, vazife ve mükellefiyet olarak boyunlarına resmen borç yazılmadığı pozisyonlarda, Anıtkabir’e karşı muhayyerdiler. Buna rağmen 28 Şubat, ince düşünelim, Erbakan’ın özel hayatında muhayyer olma hakkını kullanmasına karşı çıkan milletçi zorbalığın işi değil miydi?...

Uçbeyleri isterler ki, tahterevallide hep kendileri ağır bassınlar, Milletçiler, biyolojik yaşları itibariyle iktidar güçlerini kaybetmiş olacaklarından, ümmetçi delikanlının dinamizmini kıskanıyorlar. Bu kıskançlıktır ki, onların biyolojik ölümlerine sebep olacak... 

¥

Bizim delikanlı, üç-beş bayramdır ortalıkta pek fazla dolaşmadı. 29 Ekimler, 19 Mayıslar, 23 Nisanlar hatta 30 Ağustoslar gürültüsüz patırtısız sakin ve sade merasimlerle kutlanmıştı. Amma bu 19 Mayıs, hem de tam tamına asırlık kıdeminden ötürü önemliydi. Bütün etkinliklerde baş Maestro’luk görevini, Devlet Başkanları Recep Tayyip Erdoğan üstlendi....

Tam da seçim arefesinde...        

Şeytanın bacağı kırıldı...

Şimdi siz seyreyleyin bakalım, tahterevallinin ağır basan ümmetçi ucundaki fikri avam takımından destursuz atışları...

¥

Atatürk’ün vapurları Sarayburnu’ndan kalkıyor. Her vilayetten bir temsilcisiyle birlikte dış ülkelerden de tebrikçiler vapura doluşuyor. Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan da, Atatürk adına kendilerini Samsun’larda karşılıyor...

¥

Hüseyin Kazım Kadri, “İnsan Hakları Beyannamesi’nin İslam hukukuna göre izahı” isimli risalesinde, “Adete bina edilen hükümler zamanın değişmesiyle değişir” derken devamla;

“İslam fakihleri “Celbi menafi ve def’i mefasid” hususunda içtimai halleri ve hadiseleri hakkıyla göz önünde tutmamışlar ve “fıkıh” adı altında tedvin ettikleri hükümlerle kanunların çoğuna “Akait”ten misal getirmekle iktifa etmişlerdir.

Hâlbuki fıkıh İslam’ın bir medeni kanunudur bu kanunun esasları “Nass”lardan istidlal edilmiş olsa bile, insanların hallerine ve muamelelerine bağlılığından dolayı mütemadiyen bunların değişmelerini takip etmek lazım gelirdi” diyor.

Gazi Mustafa Kemal’e, tamamlayıcı son takı olarakAtatürk’ü ekleyip şeytanın bacağını kırmak, fena mı?.. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23