• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
25 Mayıs 2020

Savaş vergileri…

Birinci Cihan harbi sonunda Osmanlı Devleti Batının Hıristiyan koalisyonuna yenilince, Anadolu toprağını yeni bir organizasyona terk etti ve tarihin sahifelerine gömülüp gitti..

Evvela meclis hükümeti “muhalefeti kendi içinden menkul cumhuriyet”e dönüştü. Bilahare, partisiz meclis hükümetine bir parti eklenmesiyle meydana getirilen tek partili parlamenter cumhuriyet ve Türkiye’nin yer almadığı ikinci cihan harbi..
Harp sonrası, partilerde çoğalma, sık aralıklarla asker güdümlü parlamenter cumhuriyet denemeleri ve sonunda, militer laik demokrasi ve Osmanlı’nın Muharrem Kararnamesini andırıcı 28 şubat yağmasından, Tayyip Erdoğan hareketiyle güç bela, kozayı delerek dışarı çıkış..
Hepsinin ardından, 15 Temmuz denemeleri ve Korona’nın, bütün dünyaya ilan ettiği biyolojik savaş saldırısı..
Xxx
Korona’nın insafsızca kişileri öldürücü ve kasaları da boşaltıcı saldırılarına karşı, savunmasını güclendirme adına ve aşkına, Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan da, Osmanlı atalarının zaman zaman düşmanlarına karşı, halktan istediği destek silahını kullandı.
Tekalif-i milliye veya harbiye” gibi, günümüzün savaş tekniğine uygun ismiyle, “Tekalif-i Sıhhiye” …
İştirak etmediğimiz İkinci harbin yol açtığı genel tahribatın onarımında kullanılmak üzere İnönü döneminde de, bunlara benzeyen mali destek aracı düşünülmüş ve uygulamaya da konulmuştu..
Varlık Vergisi ..
Bu vergi, bilhassa İnönü tarafından düşünülerek uygulamaya konulunca, itirazlar başladı ve adaletsizliğinden dem vuranları da pek çok oldu. Bilhassa Batı hırıstiyan dünyasından yapılanlar, içerideki muhalefeti adamakıllı yükseltti. Oysa Avusturya, Fransa, Almanya ve Macaristan, 1917'lerde utanmadan uygulamışlardı “Harp Kazançları Vergisini”..
Xxxx
Silah bırakışmasını düşünür olduğumuz şu savaş günlerinde, halkının yüzde doksan dokuzu müslümandan sayılan ülkemizde gördüğümüz, yaşadığımız ve kazığını da yemiş olduğumuz Korona, genel ahlakımızla birlikte çarşı pazar fiyatlarını da alt üst eyledi. Binlerce, milyonlarca orta direkten insanlar, hem işlerinden oldular hem de cüzdanları boşaldı..
Boşalmadı, boşalttılar. Fırsatçılar tarafından soyulmuş soğana benzetildiler.
Bunların yutulmuş haklarını kim geri alacak ?..
xxxxx
Muhafazakar Bayar- Menderes ekibi, klasik sağ ve yeni sağ politikalarında geçirdiğimiz günlerin hesabını iyi yapabilenler mutlaka görecektir, gelir dağılımının son tahlildeki neticelerini. Şimdi hemen herkesin bir arabası var. Borçlu harçlı, tatilcilik de epeyi yaygın. Gökdelen yoğunluğu da ABD’den daha da baskın. Lakin !...
Bugün de Hükümetten bazı bakanlar, bu kazıkların geçim derdindeki halkı patlama durumuna getiren gazın birazını olsun alabilmek, hafifletebilmek için avazı çıktığınca haykırıyorlar.
Fırsatçılardan bunun hesabını soracağız..
Nasıl ?
Xxxxxx
40’lı yıllar, harp tahribatının neticeleriyle ezildiğimiz yıllar olup, nicelikli neticelerinde günümüzdeki değişik savaşın neticeleriyle benzeşmekte. Enflasyon, muhtekirlere, müstahsillere, tüccarlara, aracılarına ve müstehlike doğrudan doğruya temasta bulunan esnafa kazandırmıştır. Bunlar daha ziyade spekülasyon, mal depolamak, karaborsa ve ihtikar sayesinde kazanan açıkgözlerdir. Ellerindeki parayı, bankalardan aldıkları krediyi, ipotek ettirdikleri malların karşılığını emtia veya gayrimenkullere yatırmak suretiyle zengin olmuşlardır.
37 maddelik bu yasa (varlık vergisi) savaş yıllarında kazanılmış olağanüstü gelirleri vergilendirmeyi amaçlamamaktadır. Mükelleflerden alınacak beyanname ışığında, net kazançtan savaş öncesi üç yılın ortalama kazancı her savaş yılı için düşürülerek geriye kalanı “Harp Kazançları Vergisi”ne tabi tutulacaktı..
İnönü’nün formülü böyle idi. Doğru idi amma uygulamada ayırımcılık yapıldı. Yanlışı ve adaletsizliği, kullanış tarzında. Her iki dönemde de hükümet adamlarının HAYKIRARAK YAPMAK İSTEDİKLERİ BİR ŞEY oldu. Lakin şimdi nedir O BİR ŞEY ?
XXXX
Orta direği kırılan insanımızın patlama kertesine gelen gazının alınması, haksızlığının bir nispet ekstra vergilerle törpülenebilmesi için Nasreddin Hoca’nın “değdi değmedi” tarzındaki hareketinden başka çare yok. Utanmadan bizim güzel Türkçemizi bozanların market’e çevirdikleri büyükçe bakkaliyeleri, dükkanların mevkilerine ve müşteri yoğunluklarına da bakılarak, tarhedilecek vergilerle, haksız iktisaplar, fırsatçıdan geri alınarak devletin çeşitli hizmetleriyle vatandaşa iade edilmeli..
Xxxxx
Oğlum, arefe günü semt pazarına gitmiş. Savaş vergisinden bahsettim. Cevabı “İmkansız” oldu. Niçin kolay değilmiş?.. Bir başka yol gösterdi..
Mahallesindeki berber, traşa 10 lira bindirmiş. BİM’di, Migros’tu. Kabak çekirdekçi idi. Nalburundan patatesçisine, Baly satıcısıydı ve sütçü idi, çarşı pazarda kim varsa, bila istisna her birisi, kendi ölçü biçisine göre fiyatlara az çok bindirdi. Hangi birinden alınabilirmiş, fırsatçılık vergisi!. En iyisi, hiç kimseyi ayırmadan, daha henüz anasının karnında kıpırdamaya yenilerde başlayan da dahil, herkesden kelle vergisini alacaksın…


Neticede, şunu diyeceğiz galiba...
İnsan fıtratı ve dünya ahvali, işte böyle. Yapacak bir şey yok. Devletler ne kadar keskin ve sıkı önlem alsa da, fırsat kollayanlar, eninde sonunda bir kertiğini buluyorlar..
Peygamberimize diklenen Mekkeli küffar da Allah’ı kabul ediyor idiler. Kafirlikleri, sosyal statülerinden inerek halk ile ayni çizgide eşleşmek değil miydi?.. Bu günün fırsatçıları da, ayni teknenin hamuru..
İnşaallah, geleceğin bayramları kutlu, mutlu ve huzurlu olur, tüm dünya için…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Omer

Başta Erdoğan olmak üzere hükümet imizi destekliyoruz .ancak bazı şeyler hos değil mesela vergi zenginden alınmalı ama yok .en basiti su futbol ve kulüpler milyon yurolar gırla gidiyor vergiye gelince ya af oluyor ya da hiç alınmıyor . Avrupa kutusuna kadar alırjen bizde hala su oyuncu alalim sryinde havasinda . Odemek gibi bir sorumlulukları yok ki .benim yüz lira borcum olsa onu vergi dairesi faiziyle söke söke alıyor . Tamam ben seve seve veririm ama adalet de istemek hakkim değil mi .
  • Yanıtla

Denetçi

Denetleme kukturuy kalmadı.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı