• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
29 Haziran 2020

Peştamalın püskülü…

Ticari hayatın belirli alanlarında aktif olanların kendilerinden başkalarına kapıyı kapatıp, sınır çekmelerine korporatizm deniliyor. Bir ara bakkal ve manav gibi mahalle esnafı da, market denilen büyük mağazaların sınırlandırılmasını istemişti. Mahalle esnafının sermaye ve sosyal gücü yetersiz kalınca, istekleri yerine getirilmedi. Bilakis marketler, sermaye ve sosyal pozisyonlarının yüksekliğinden, sokak aralarına kadar yayılarak bakkalları, yerlerinden bile ettiler.

Eskiden esnaflığın ve mevkii itibariyle dükkânların kıymetli olduğu yerlerde, yaşını başını alan esnaf ve sanatkârlar, dükkânlarını kapatmak istediklerinde, yerlerine geleceklerden, günümüzün kıdem tazminatına benzer peştamallık denilen hava parası talep ederlerdi. Halen devam ediyor bu usul..  

Benim bildiğim İstanbul’da şehrin sınırı, Şişli Camiinin daha henüz düşünülmediği şu andaki yerinde sona ererdi. Şimdi uzadı gitti Maslak’lara. Şehrin yaygınlığı ve nüfusun artışı, taksilerin de çoğalmasını gerektiriyordu. Nitekim öyle de olmuştur. Şişli, Sarıyer’e ve Topkapı da Trakya’ya doğru yol alınca, İstanbul’da taksi sayısı da kendiliğinden arttırıldı.

Seksenli yıllardaydı. Taksici esnafı da, her hangi bir sebeple dükkânını kapamaya kalkıştığında, aynı haktan faydalanmak istedi. İyi amma, taksiciler, arabasından inip dükkanını kapadığında, hava parasını kimden alacaktı?..

Haram olan faiz de, paranın emaneten verildiği yerde sahibine, havadan kazanç sağlaması değil miydi?..

Görülüşüne göre efendim, faiz paraları ile hava paraları, aynı kökün iki farklı dallarının meyvesine benziyor.. 

Helal haram meselesi, paranın gelişine göre düşünülmemeliydi. Para faizsiz ev kirasız formülünü bizim muhafazakâr halkımızdan başka kim kullanıyordu şu dünyada?

Taksiciler de düşündüler. Evlerine çekildiklerinde yerlerine gelenlerden hava parasını, peştamalllıklarını alabilmenin tek yolunu, kendi sektörlerindeki dükkân sayısını kilide vurup, dondurmakta gördüler. 

Oysa cuma günleri, camilerin kapılarına kilit vurulamazdı!

Her bir ruhsat, simülatörde bir dükkan hükmündedir, gözden kaçırmayalım..

Şimdi de, İmamoğlu ayağa kalkmış, on altı milyona beş bin yeni taksi daha düşünüyormuş.. 

Demokrasinin kötülüğü ve istenilmezliği de işte burada meydana çıkıyor. Mesela bendeniz ki, ne çulum var ne de çorabım pazarlamada. Buna rağmen yediğim cümle kazıklar, hep demokrasiden.. 

Ülkemizde anayasalı demokrasinin varlığından bahsedilir. Vatandaşın meslek seçme, dükkân açma hak ve hürriyetlerinin var olduğu anayasada yazar. İsteyen kişi, altına bir araba çekip taksicilik yapacak ve idare de buna ruhsat verecek. Büyük lokma ye, büyük yazma demişler. Yazıların da en büyüğü imiş, Anayasa!..

Biz de öyle yapmıştık. Gerekli şartları yerine getirip basın kartı talebinde bulunmuştuk. Neticede, anayasanın büyüklüğünden olacak, yetmişli yıllarda, avucumuzu yalayarak, gerekçesiz oturmaya zorlandık. 

Şimdi kalemimiz ruhsatsızdır, tıpkı korsan taksiler gibi..

Görülüyor ki; demokratik hak ve hürriyetler, egemenlerin eliyle, kolayca erişilemez politik şartlara bağlanabiliyor..

Ne anayasası be… 

Kitabiyatta böyle yazmasa da, korporatizmin gücü, gerektiğinde bu yazılanları silip atabiliyor. Nitekim atmış da ....

İdare, taksicilerden gelen korporativ istekleri kabule zorlandı. Seksenli yıllarda ruhsatlar donduruldu. Kalabalıklaşma karşısında dükkân sayısı yetmez kalınca, ekonominin değişmez kuralları da, piyasada hava parasını yükseltti.

Şimdi, bir plaka iki milyar Türkiş lira..

Helali hoş olsun !.. 

Bu arada geleceğini düşünenler, kapılar açık iken ellerindeki stoklarını genişlettiler. Üç beş ruhsat derken yüzlük filo ruhsatını sahiplenenler oldu. Sektöre yeni girenlere bu ruhsatlarını kiraladılar. Buna da peştamallık derler..

İşçi pozisyonunda çalışan kiracı şoförler de, boğaz tokluğuna yıpranıp giderken, ruhsat sahipleri, beleşinden patronluğun keyfini sürmeye başladılar..        

Şimdi olacak olanlara gelelim…

İmamoğlu, taksicilerle birlikte masaya oturup, “her şeyin güzel olacağından” bahisle bir güzel cilveleşecek. Olurdu olmazdı türünden bir seri “kayıkçı kavgası”. Ardından beş binlik yeni ruhsatlara bir fiyat biçilmesi. Sonrasında da, sıra gelecek hasılatın paylaşımına. Çünkü yeni beş binlik ruhsatnameler de cari hava parası karşılığı serbestçe satılacak..

İmamoğlu, ikinci perdede, müteşebbis ve pazarlamacı rolündedir. Tahsilatın yarısını evvela kendi hakkı olarak (belediye rüsumuna) ayıracak. Yüzde hesabıyla Kızılay, Şoförler Odası, Otomobilciler Derneği, Trafik Polisi Vakfı ve hali hazırdaki taksi sahiplerine eşit miktarda ulufe olarak dağıtılacak. 

Piyasada fiyatların kısa bir süreliğine düşmesinin ardından, borsa yeniden yükselmeye başlayınca, geleceğin başka İmamoğulları da, aynı senaryoyu tekraren sahneye koyacak..

Demokrasi boyunca..        

   

Şimdi geldik peştamalın püskülüne, efendim..

Bu paralar helal midir?

Laik düzende helal haram mı olurmuş!..

Hem sonra efendicağızım, desinler ki haramdır. Peki kime, yiyene mi içirene mi?... 

Bir düzen ki, içeni de yedireni de şikayetçi, düzenle birlikte, düzmek de, düzülmek de haramdır.

Gerisini boş ver gitsin..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ünlü chp figürleri

chp kurultayları sonrası sandalye üzerine çıkıp göbek atanlar neyi kutlarlar bilmem. Üstelik gobek ve basen kısımları aşırı şişiktir bu heriflerin. Koltukaltlarından ise açık unutulmuş musluk gibi habire ter sızar. işte bunlar dansözken püsküllü peştemal giyseler daha bir hoş olurlar belki dediydim.
  • Yanıtla

Ömer

Benim anlamadığım taksi sayısı zamanında yani Ak parti deyken neden çoğaltılmadı . Hem plakalar sizin dediğiniz gibi hava parası da aşırı yükselmez belirli kişilerin kazanç ki buna rant diyelim artmazdı . Bir plaka iki trilyon . Velhasılı deveye sormuşlarki boynun niye eğri o da demiş ki nerem doğru . Evet neremiz doğru .
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23