• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
21 Ocak 2021

Niye Halk Ekmek!..

Zaman zaman duyup işitiriz. Süt üreticileri devletin kendilerine yaptığı üretim desteğini az bulup beğenmemişler. Son yapılan destek, litre başına kırk kuruş idi. Beğenilsin beğenilmesin, pazarda herkes bildiğini okuyor..

Bazı ürün vardır ki, harman sonunda çok kısa süre içinde işlenerek kullanıma sunulması gerekir. Süt, bunların başında geliyor. Domatesi de bunun yanına koyabiliriz. Bunların her ikisi de, üretimin ardından kısa zamanda kullanılmadığı takdirde bozulacaklarından, müşterileri daha hasattan evvel mahsule talip olur ve pazarlıkla fiyatta anlaşırlar. Bu tarz alışveriş, meşrudur değildir, ayrı mesele.. 

Toprak bu, ne vereceği evvelinden pek belli olmaz. “Var yılında” hasat, tahminlerin üzerine çıkar. Üretici köylü, bu fevkalade artışın hasılatını düşünerek sevinir. Salça sanayi patronları ise, mevsim başında köylü ile anlaştıkları fiyatı, elli kuruştan otuza indirmenin hesabını yapar..

“İstersen kardeşim. Bu yıl maşallah verim yüksek. Otuz kuruşla da kazanırsın. Bizde ise toplu sözleşme var. İşçilerin ücretleri artacak. Birbirimize destek olmamız lazım, Hadi hayrını gör. Zaten domateslerinde de haylice harabiyet var. Helalleşelim”, gibi..

Devlet, devletçi olmaya mahkûmdur. Daha işin başında anayasa referandumu, kendisini vatandaşının bedeni ve fikri sıhhatini korumak, insan şeref ve haysiyetine uygun yaşayabilmesi için gereken zaruri ihtiyaçlarını karşılamak ve ömür boyu güvenliğini sağlamakla mükellef kılmış…

Öyle değil midir? ..

Sütlü mamul üreticisinin istismarından koruma amacıyla devlet, inek sahibi köylüye litre başına süt primi veriyor. İşte bu süt pirimi, hükümeti, inek sahibi köylüye ödemekle mükellef kıldığı anayasa hükmündendir. 

Hükümet, ben bu cezayı, bu kararı, bu hükmü tanımam diyemez 

Lakin peynirciler, inek sahibi köylüye nispet okyanuslarda bir damla deniz suyu. Hem sayıları azdır, hem de kasaları yüklüdür. Devletin verdiği süt primini değersizleştirmenin kolayını arar. Bulmuştur da zahir. Litre başına verilen bu ikramiyeyi, kendilerinin köylüden satın aldıkları süt bedelinden mahsubunu rica etse ne olur?

İnek sahipleri sayı bakımından çok kalabalık olsa da, güçleri yetmediğinden, peynircilerin bir ihtimal süt alımından vazgeçme tehlikesini göze alamazlar. Neticede, hükümetin anayasal desteğini süt bedelleriyle kıyısından köşesinden mahsuplaşmayla bu prim, dostça paylaşılır!.. Devletin süt üreticisi köylüye yardımına holdingler de kaşık atar..

Köylü eğer itirazından vazgeçmez de hükümetin prim hediyesine holdinglerin el sürmemesine diretirse, peynirci de bu kez marketler üzerinden hesabını düşünür..  

Son günlerde pazarın sütlü mamullerinde fiyatlar aniden yüzde kırk-elli arttırılıverdi..

Kimisinde üç litre süt 16’laradan 22,5’lara, bazılarında ise, bir litresi 4’lerden 5,65 liralara kendiliğinden yükseliverdiler..

Hep bunlar, “Bırakınız yapsınlar” kuralında ifadesini bulan liberal ekonominin karakterini gösteriyor..

Türkiyeli, yeni muhafazakârlığın bu tarz baskısına layık olmamalıydı...

Halk adına halka rağmen” zihniyeti, zaten Cumhuriyetin başından bu yana halkın siyaseten pestilini çıkarmışken, bir de beslenme kanallarını körletmek, hem de halkın bizatihi kendisinden saydığı klikler tarafından!..

Çok feci…

Lakin beri yandan da muhalefetin ağzına sakız ettiği yoksulluk şamatası, pek de siyasi istismar sayılmamalı. Eti ve yumurtayı ulaşılamaz fiyatlara yükselten faktör, bunların ana girdisi olan yemdir. Erbakan’lı günlerde bu ana girdi, devlet tarafından üretiliyordu. 

Süt, yoğurt ve peynir de, yine bilkuvve halkın kendisi tarafından kamu şirketlerince satılıyordu..

Aslında dua edilmesi gerek, İmamoğlu, sütten sonra talebelere kaynamış lob yumurta kampanyasına kalkışmasın..

Buna da şükretmeli. Talebe sütüne çiftlik kurmayı akledemediği gibi, her halde tavukhaneyi de kolay kolay düşünemezdi.

Düşünemez miydi, yoksa düşündürmezler miydi?..

Zira, CHP de diğerleriyle aynı hamurdan, serbest piyasacı ..

Az mı bağrıştılar, AKP soğan-patates için halk yararına tanzim çadırlarını şehrin böğrüne kuruverince…

Bakmayın siz, AKP’ler olsun, CHP’ler olmuş. Hemen her kasabada bir HALK EKMEK kurmalarına. “Halk ekmek” sola has düşünce pratiği. Hâlbuki Türkiye, dipten doruğa sağın elinde… 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Belediye ekmek ticareti

Halk ekmeğin tanesi 35 kuruşun üzerinde ise eğer bu iş hizmet değil zulmettir. Şu an 1 TL' den alıyoruz.
  • Yanıtla

Mustafa

Ekmek 5 tl olsun ki çöpe ekmek atılmasın
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23