Kraliçe ağzıyla...

22 Nisan 2019 Pazartesi

Şöyle söylendiğinden bahsedilir....

İhtilale merdiven dayatıldığı bir zaman diliminde, açlıktan kurtulma umuduyla saraya baş vuran yoksul halka kraliçenin biri buyurmuş ki,

Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler...

“Düşmeye gör” derler. Devrilen dostlarından en yakınlarına yüz çevirten dünya ihtirası, düşeni daha da derin sulara batırabilmek amacıyla iftira ve hakarette söyleyecek laf bulamaz. Hiç değilse, devrilen başkanın banyosundaki musluklar, som altından yapılmıştır, Muhtemelen hela taşları da altın kaplama...

Zira, alçaklıkta sınır yoktur... 

Mahalli seçimler, bilhassa büyük şehirlerde olmak üzere, pek de hoş olmayan bir sonuçla neticelendi. Zamanı ve ahvali uygun görenler bir mebus efendiye söz konusu seçim neticeleriyle uyumlu bir kraliçe elbisesi giydirivermişler. Neden?..

Güya demiş ki bu mebus efendi;

Asgari ücretle geçinemiyoruz diyorlar ya, aslında bu bir gerçektir. Mebus efendi de, işte bu gerçekten giderek, bir hesap yapmış.

Beş kişilik bir aile her gün üç öğün çay ve simitle doysa, paralarının yeteceği bir yana, ayrıca 1200 lira da biriktirmiş olurlar...

Bu kişi, kim olursa olsun asgari ücretle geçim hesabını böyle tutturup dengelemiş ise, kafayı yemiş demektir. Bu hesabın sağlamasına teşebbüs dahi, klinik bir vakıadır. Gerçek ise, seçildiği beldenin seçmenlerinin, muvakkaten verdikleri teskerenin miadını doldurmadan geriye talep etmeleri gerekir...

¥

Ekmek yerine pasta tavsiyesi, kraliçe Mary Antoinette’in, kocası 16. Luis’den mülhem sevgisizliğinin eseri değildir. Çünkü gerçekte yoktur kraliçenin böyle bir ahlaksızlığı. Evet bir kıtlık vardır, kırklı yıllarda Türkiye’de de milleti kırıp götüren kıtlık gibi...

Aç ve yoksul Fransızlar, buna bir çare aramaya çıkar. Halk, “ekmek” nidalarıyla caddeleri adımlarken, ekmek kıtlığından habersiz kumarbazlar alay edercesine oyun salonundan bunlara karşılık verirler...

Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler”...

Halktan kopuk tok karınlı ahlaksız güruhtan kalma çirkin bir mizansen... 

¥

Bizim matematikçi mebus efendinin iki bilinmeyenli asgari ücret dengesindeki simit hesabı da, behemehal art düşünceli bir karşı taraf şeytanlığının eseri olmak gerekir...

“İşte siz asgari ücretlinin haline karşı ilgisiz kalırsanız, seçimlerde de karşılığını böyle alırsınız” demek isterler gibi...

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Kamil Vehbi Keleşoğlu Kamil Vehbi Keleşoğlu 1 ay önce
    Seni seviyorum Atilla özdür işi dam göbeğini kurcalıyorsun Sizin gibi dahaüniversite mezunları için hiçbir şeyi dile getirmediler teşekkür ediyorum yazdığınız için
  • kartalbeykartalbey1 ay önce
    AK Parti son mahalli seçimlerde her ne kadar birinci parti çıkmış olsa da özellikle İstanbul ve Ankara’da umduğunu bulamamasının başlıca iki nedeninden birisi kibir ve eleştiriye kapalı olması yani insanları küçümsemesi ve AK Parti’nin kimi icraatlarını veya AK Parti içerisindeki konuşmasını bilmeyenleri tenkit edenlerin fetöcü veya hainlikle suçlanmış olmasıdır. Diğer ikinci neden ise var olduğu iddia edilen seçim hırsızlığıdır. Bu ikinci nedenin gerçekleşip gerçekleşmediğine ise YSK karar verecek bizler değil. Ak Parti cumhurbaşkanımızın kişiliğinde var olan bir parti. AK Parti’yi sürükleyen cumhurbaşkanımızın bizzat ta kendisi ama cumhurbaşkanımız da bir insan, yani bir kul hepimiz gibi. Hatadan münezzeh olduğunu kim iddia edebilir? Hiç kimse tabii ki. Ama gel gör ki AK Parti içerisinde bulunup da menfaat veya cahillik sebebiyle gözleri körleşmiş bir kısım insanımız cumhurbaşkanımızın veya partili kişilerin hata yapabileceğini kabul edemiyorlar, etmiyorlar. Etmeyince de bu cahil kesim hataları dile getirenleri hainlikle itham ediyor, fetöcü damgası yapıştırıyor. Adamcağız simit hesabı yapanın hatasını dile getirip nasıl konuşmaması gerektiğini vurguluyor. İnsanları küçümseyerek simit hesabını yapanı tenkit etmek yerine, onu tenkit edeni kalkıp eleştirmek körlük değil de nedir? Simit hesabını yapan acaba kendisi ailesi ile birlikte üç öğün simit yese de kalan bir çuval maaşını her ay Kızılay veya Mehmetçik Vakfına bağışlasa nasıl olur?
  • Mesut SarpMesut Sarp1 ay önce
    SAGOL DOGRULARI YAZIYORSUN. Bir çoğunuz 1970li yılları yaşamadı ve bazılarınızsa kısa pantolonla gezen çocuklardınız. Her gün onlarca yüzlerce yurttaşımız birbirini öldürdü. Ailelere korlar düştü.Ekonomik ve toplumsal Şiddeti körüklemeyin. Rüzgar eken fırtına biçer atasözünü unutmayın. Ekonomi rayından sapmış Amerika sınırda fişi Türkiyeye nasil takarım diye uğraşırken, dangalaklığın bi alemi yok.
  • Ayşe Ayşe 1 ay önce
    Secimde yapılan hırsızlık ve adi kirli tezgâh i görme simit hesabını anlatıyor sun şehitlerimize ALLAH dan rahmet dilemen gerekmiyor mu apo denen alacağın heykelini dikeceklerle ittifak kuran hainlerini sözde kazanmasına sevinmissin