Kahraman Özcan

11 Nisan 2019 Perşembe

Memleketimizin süper starlarından Özcan Deniz beyefendileri, İsrail’e gitmişler. Şu sıralarda ülkemizde çeviriyor oldukları bir TV şaheserinden ötürü İsrail’de epeyi nam ve şan sahibi olmuşlar...

İsrail vatandaşları dünyanın diğer ülkelerinden göçerek gelen Yahudiler. Bunların arasında Türk Yahudileri de yer alıyor. Usuldendir, ya da hayatın gerçeklerinden olsa gerek. Bir topraktan bir başka toprağa göçtüklerinde insanlar, beraberlerinde götürdükleri hatıralarını yeni memleketlerindeki vatandaşlarına anlatırlar...

Türk Yahudileri de dünyanın diğer bölgelerinden göçüp gelen yeni Yahudi dostlarına Türkiye’deki gelin güvey, düğün dernek usul ve geleneklerini anlatmış, haylice merak da uyandırmışlar...

İmkanı müsait olan İsrailli Yahudiler için meraklarından kurtulmanın kayda değer bir mali külfeti düşünülemezdi. Oradan Türkiye’ye geliyor ve zamanını denk getirebildiklerinde, Bursa’da kılıç kalkan gösterili düğün merasimlerinde misafir seyirci olabiliyorlar, havaya atış yarışmalarının yapıldığı düğünleri de hayret ve heyecanla seyredebiliyorlardı...

Ne var ki sonraları Türkiye İsrail ilişkileri biraz bozulunca bu imkanları ellerinden kaçırdılar...

İnsanoğlu bir şeye merak bağlamasın, bayağı hastalanır. Türkleri ve Türkiye’nin düğünlerini, bilhassa gelin alma ve kaçırma sahnelerini meraklanarak yatağa düşen Yahudiler, Türkiye’ye giden yollar da kapanınca ne yapsınlardı?...

Türkiyeli Yahudi komşularından sanırız bir fikir desteği aramışlardır... 

Onlar da, “bay Özcan hazır Türkiye’de bir İstanbul düğünü filme alıyor. Davet edelim gelsin buraya eseriyle birlikte, hem çalsın hem oynasın” , denilmiş olabilir...

Niye böyle bir formül düşünülemesindi!...

¥

Özcan bey yeni filminde damatlık falan oynuyorsa, davete icap ederek tutmuş kolundan gelin hanımı da, ver elini İsrail, 

Düğünü orada tamamlamaya...

Zaman da tam müsait, Terör devleti İsrail’in, Suriye’nin bir kısım toprağını kendine ilhak girişimine başladığı bir tarih ve de Müslümanların kitle halinde yere serildiği günlerde Dünya şehinşahı Trump hazretleri de bu ilhak eşkıyalığını onayladığı bir kutsal cumartesi...

İki bayramı bir arada kutlayan on bir bin İsrailli Yahudi seyirci, bu vesileyle Özcan Deniz’e verimli bir hoş geldin çekmiş...

O da, bunların misafirperverliğine karşılık, çok beğenilen filminin gelinli damatlı kahramanları olarak, bilet başına 300 dolar ödeyerek salona giren seyircilerine İstanbul usulü unutulmayacak bir düğün dernek şenliklerini yaşatmış...

Ayni ölçekte bereketli bir ikinci düğün şenlikleri daha ikram edilecekmiş İsrailli Yahudilere. Yakın gelecekte...

Çok güzel, Türkiye döviz dar boğazını aşacak, Özcan’ların yardımıyla... 

Türk dizilerini çok seviyormuş İsrail Yahudileri.

İsrailli Yahudiler seviyor ve beğeniyorlar da, Körfez’in Arap Müslümanlarına ne oluyor da, binleri, milyonları ödüyorlar, aşk-meşk ve fuhşiyat yüklü Türk TV dizilerine? ...

Milyonları milyar dolarları tiko para peşin ödeyerek satın alıyorlar Avrupa’nın kumarhane krupiyesi futbol kulüplerini?..

¥

Her neyse, bizi ilgilendirmez kimin neyi sevip kimin de lanetlediği. “Biz” kendi işimize ve çıkarımıza bakarız. Bu sektörün yani dizi sektörünün ithalat geliri iyi mi, güzel mi, cari açığa şifayap mı, “bizim için” önemli olan budur.

Çıplaklıkmış, fuhşiyatmış, kamu ahlakına karşı projeli bir darbe imiş... 

Bunların hiç biri “Bizi” alakadar etmez ve ilgilendirmez...

Di’mi?...

¥

Buyurun sizlere bir bulmaca. Yazımızda yer alan bu “Biz“ler de nenin nesi diyerek merakınızı mucip olmuştur, sanırız...

Ekran ve beyaz perdelerin dar boğaza girmiş memleket ekonomisine ithalat faslından çuval çuval bunca dolarlık destek getirirken, ahlak ve genel kültürümüzü mahvı perişan ediyormuş “BİZE NE?”

Kimdir bu yumuşak kalpli “Biz“?...

Devlet mi rejim mi?...  

¥

11.000 seyirci başına 300 dolardan üç milyon üç yüz bin dolar hasılat. Bunun üçte biri Özcan’ın ticari kazancı olsa, ithalat faslından bir milyon yüz bin dolar döviz girdisinde matrah olarak kayda alınacak...

Eh, bu kadarcık kahramanlıktan da kaçınmaz sanırız Özcan’ımız...

Olur mu, yapar mı dersiniz, kim bilir belli de olmaz...

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • halil halil 2 ay önce
    Dün bir kıbrıs tv kanalında 5 yıldızlı bir otele oyun salonu olmadan ruhsat almak niye mümkün degil diyor bayan sunucu. Benim oyun salonu derken anladıgım kumar oyunu bilmiyorum bunu faklı anlıyan varmı. Şehitlerimizin oldugu o diyarları kumar ve fuhuş diyarı ile ingilizce kültür fiyarı yaparsak 8-10 tv kanalından hiç birinde ramazan kandil cuma programlarını daha uzun yıllar görmeyecegiz demektir. Birde sahilleri emperyalist ve siyonistlere satatsak vau halimize
  • jakejake2 ay önce
    guldurdun bizi DEDEEE...yazinin tam sonunda :occan'a gosterilen tarife :olum"mu SITma'mi tam anlayamadik dede..ellerine saglik:
  • Büyük şehir ne demek?Büyük şehir ne demek?2 ay önce
    Büyük şehir belediyeciliği kenan evrenin yımırtlamasıdır. E, bizler çok medeni olduğumuz için pis ve iğrenç bir faşistin yasalarını ölesiye koruyup kolluyoruz. Bu ülkede darbe yaptıysan, merak etme seni ilâ nihâye koruyacaklardır; başdarbedarın tüm yasaları yürürlükte degel?
  • DeliDeli2 ay önce
    Zulme destek veren çok yazık eder kendine Allah layigini versin.
  • Ahmet KaragündüzAhmet Karagündüz2 ay önce
    İstaile konser vermeye gitmek ya.şaklıktır. Bu ya.şaklığı 17 Aralık gibi fırsat bilip Başkan' a laf çakmak ise duble ya.şaklıktır; biline.

Günün Özeti