İmamoğlu’nun gözyaşları, çağladı mı?..

03 Haziran 2019 Pazartesi

Sandıklı demokrasilerde seçimler bir savaştır. Savaş ise hileyi gerektirir. Hile dediğin de ağlatıcı olmalı. Hiç değilse, başlarken güldürse bile, biterken ağlatmalı...

İmamoğlu, sandık çalışmalarında bir ara ağlamaklı. Gözlerini dolduruyor. İnce ruhlu, çok hassas bir insan...

Seçimlerin son tahlilde bir savaş oluşuna ve savaşın da hilesiz olamayacağına bakarsanız, İmamoğlu’nun gözlerini dolduran yaşların da, haziran seçiminde zincirin tamamlayıcı baklası olabilir mi?..

Bu da, küffarın (tears) dediği gözyaşlarının yapısına bağlıdır. Doğal mı, sentetik mi? bir anlamda ısmarlama mı? ....

İmamoğlu, çalışmaları arasında savaşın bir rüknü olarak Zeytinburnu’nda semt pazarına çıkıyor. Bu arada kendisine yaklaşan ya da ortalıkta avara kasnak dolaşan bir çocuk gözlerine çarpıyor...

Başlıyorlar biraz konuşup koklaşmaya...

Gözleri doluyor ve ağlaması geliyor...

Hayrola” çekenlerin heyecanla karışık meraklanmaları üzerine, duygularını açıklıyor...

“Bir evladımızın özel bir durumu. Detaya girmek istemiyorum. Ben duyguları olan bir insanım. Duygulanıp ders çıkarıyorum. Bu derslerden topluma hizmet noktasında kendi yolumu çiziyorum.

“Dolayısıyla bir eksikliği gördüm. O eksikliği zihnimde nasıl kapatırım diye oluşturdum. Toplumu analiz etme gücü ancak toplumla bir arada olursanız olur. Ben hiçbir zaman toplumla arama mesafe koymayacağım. Koyduğum gün zaten siyaseti bırakırım. Zaten şu an en önemli sorun ülkeyi yöneten bir kısım insanın toplumdan uzaklaşması.”

İmamoğlu’nun zihni, çocuğun ayağındaki eski ayakkabılarını nasıl yeniştirebileceğine takılmış. 

İyi de insana “vah yavrum” dedirterek duygularını ayaklandıran bu eskimenin, eskimiş ayakkabılarıyla koşar adım kendisine gelişinin, dinamik etkilerine bir bakalım...

Ekonomik midir politik mi?..

Ekonomik ise, İmamoğlu buna ve benzerlerine karşı hangi araç ve politikalarını kullanacak?..

İlkönce İstanbul çapında ve bilahare Türkiye ve Türkiye geneli için hayallendiği başkanlığında?.. 

Politik ise, zaten yapılagelenler de hep o kanaldan, her şey güzel olmayacak mıydı?..

Daha nasıl güzel olsundu her şey! 

Hiçbir zaman toplumla arasına mesafe koymayacağına göre, çıksın dışarıya kimin ayaklarında tabanı delik pabuç var?. Bulsun bakalım bulabilirse!

Bütün pabuçlar, Uzak Şark mahreçli olup Batılı patronlarının bedelini ödemedikleri köle emeğinin ürünü.....

Var” olanlar da sadece bunlar. Ve sahiplerinin de her birinin ellerinde birer aynalı telefon. Hastalık da işte burada ...

Buna ne çare?.. 

“Ülkeyi yöneten bir kısım insanların toplumdan ne kadar uzakta yaşadıklarını” daha mayası tutmamış şehreminliğinin elinden alındı alınacak ilk günlerinde aşçıbaşıyla tanıştığında, çay ocağında öğrenmemiş miydi?..

“Kör olası her şeyin güzel olacağı” türküsünü terennüm ederken neydi o kendisini süvari üslubuyla emir vermeye zorlayan antrikodlu patlıcan musakkası?..

Bir emirle bu hayali çarpıklık düzeltilmişti amma, çocuğun eski ayakkabılarını ne yazık ki ha deyişle kendi kesesinden yenileşemiyecekti. Bunu için bir şeyler düşünülüp yapılması gerekecekti amma, neler?..

Kutlamalar, bayramlar, tebrikler, kandil simitleri, ikram vs, gibi lüzumsuz harcamalara son verilmeliydi. Güzel amma, şehre faydası olmayan bu gibi harcamalar, ayakkabısı eskimiş küçüklerin hiç değilse akıl ve beden sağlığı için kullanılmalıydı...

Kullanılmalıydı amma, nerelerde ve kimlerin, hangi kurumların uzmanlık alanlarında? Sadece Çağdaş Yaşam, Mehmetçik ve Lösemi Vakıfları sadre şifa olabilir miydi tek başlarına?.. 

Ne mümkün?..

Öf be, bu talihsizlik, alimallah hüzünlenen gözleri çağlayana çevirirdi, çağlayana...

Ne gizli bir haldir ki, çağlamadı,

Çağlamadı mı, çağlayamadı mı?... 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • DüsünCEDüsünCE1 ay önce
    Sayin hocam, bu yasa gelmissiniz, yüzlerce secim görmüssünüz, hangi parti olursa olsun,Secim zamaninda, oy veren vatandaslarin yanina her 4 yilda bir gider, oy alinca, bir daha ki secime kadar gitmez.AKP iktidara gelince cok sevinmistim. Bunlar müslüman insanlar, devleti talan edenlerden hesap sorarlar caldiklari halkin parasini geri alirlar diye düsünmüstüm.17 yil oldu iktidara geleli, bunlar öbürlerini aratir oldu.Hangi parti olursa olsun, yüce dinimizi siyasetlerine alet ettiler.Hic kimsede ses cikmadi, simdi baska partilerde dini siyasete alet etmeye baslayinca AKP itiraz ediyor.Allah askina, Sen yillarca dini siyasete alet edince birsey demiyorsun, Simdi kalkmis laf ediyorsun.AKP girtlagina kadar siyasete batmis, ekonomi cökmüs, etrafimiz sarilmis, BUNU yapan diger parti degil kendiniz yaptiniz.Sanmayin ki chp iyi politika yapip kazanmiyor,En iyi politikayi yapan, domates, biber, sogandir.Mutfaktaki yangin ile aldiklari maasdir. Bunun yüzünden AKP kaybediyor.Etrafiniza bir bakin, tesettürlü, altinda jeep villada oturup sasali yasayis bicimidir.
  • TerganTergan1 ay önce
    Beyim ne yapsaydı milyonluk iftarlar versemiydi acaba
  • Yanlış adresYanlış adres1 ay önce
    Belediye; şehri temizleme, yol, su, elektrik hizmetleri, çöp toplama vs gibi amme hizmetlerine bakar. 10 milyon kişinin eskiyen ayakkabılarını değiştirmek belediyenin işi değildir. Fukara edebiyatı yapan, millete beleş süt dağıtmaya kalkan belediye başkanı adayı bundan vazgeçip gitsin çocuk esirgeme kurumunda çalışsın.
  • Mücahit Mücahit 1 ay önce
    Darül Harb diye diye ortada ahlak bırakmadınız. Yeter yahu. Darül Harb'ın da bir sınırı var. Bu işin sonunu fetö olaylarından biliyoruz.
  • CemaatCemaat1 ay önce
    Yeni YSK kararından haberiniz var mı ilçe seçim kurulu ve müdürleri ile devam çıktı

Günün Özeti