• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
23 Temmuz 2020

İleriye odaklı bir proje…

Biz, ıslahat projesi diyelim, sizler daha münasip bir başka isim bulabilirsiniz…

Siyasi Parti sayısı üçle dondurulmalı. A partisi, B ve C partileri. Bunlar harcadıkları simit parasına kadar açık ve şeffaf olmalı ve harcamalarında da serbest bırakılmalı. Kamu hesabından ikram ve hediye babında eğer çikolata alacaklarsa, isterse kutusu kırk lira olsun, isterse kırk yüz bin lira. Alsınlar, kimse karışmasın, amma herkes bilsin, yediği kazığı..

Halk bunu görür ve kazık yediğini anladığında, ilk seçimde bunun üzerini çizer.

İkinci dönemde gelecek olan, birincinin kazıkçılığı dile düştüğü için gelecektir. Yeni gelenler, hayatın tadını tadınca şaşırabilirler. Her şeyi daha da güzelleştirmeye yönelirler. Millet, beklenti uykusuna yatırılır. Uzunca süren bir uykudan sonra, bir ihtimal yağmurun yağmayacağı düşüncesiyle, ellerindeki şişelere varıncaya dek doldurma gayretiyle, musluklara asılırlar. 

Daha güzeli için, ekonomide tasarrufa geçilir. Müstahdemin ücretine saldırılır. Kılavuz çizgisinde renk değişikliğine giderler. Yasinler okunurken, Cumalara da katılınır. Her şey daha güzel olacakken, belli olmaz, ayaklar taşa takıldığında kösteklenmekten kurtaramazlar..

Beş yıl sonra üçüncüsü devreye girer..

Yeni gelen üçüncü, eskilerden ibret almıştır. Eline ayağına, yemesine içmesine dikkat eder. Ne var ki, beşerin mayası bu, diğerlerinden farkları, Sakarya’nın kıvrım kıvrım akış gibi, her yöne kıvrılarak yürüyebilmelerinde kalır!.

Memleketi ıslah yoluyla memleketi düzeltici hareketin ilk on beş yıllık birinci devresi böyle geçer. Dördüncü perde açılacak amma, elde parti kalmadı.

Ne olacak şimdi?..

Demokrasi kapalı kapıları açabilme sanatıdır. Anayasada bir değişiklik yapılarak, parti sayısında üçlemeden dörtlemeye geçilir. Yeni gelen akıllı, temkinli ve hesabını bilen partidir. Eskilerin neden gittiklerini ve kendisinin var olmak için nasıl hareket etmesini, tarihi inceleyerek görmüş ve okuyarak öğrenmiştir.

Fakat neticede onlar da insandırlar. Sakarya gibi, kıvrım kıvrım akarlar. İşe başlayınca, çeşmelerin gür akışından etkilenmemenin imkansızlığını hissettiklerinde, sallanmaya başlarlar. Her beşinci yıl sonunda partiler zincirine bir yenisinin bağlanması, anayasada, usul ittihaz edilir..

İn advance, iki tanesi şimdiden hazırlandı bile. 

Bu yolun nerede DEAT ZONE çekeceği bilinemediğinden, memleketin kıyameti, cümlesinin başına yıkılır..

Bütün imparatorlukların yere çakılmaları da böyle olmuştur.. Osmanlı niye batmasındı ki?..

Kalemleriyle yazdılar, dudaklarından sesleriyle döktüler..

Niye böyle olduk, neden bu hale geldik? 

Ne var lan, halimizde!.

Bizim çocukluğumuzda, dikkat buyurun, sene 1939 ve 40’lı yılların tek partili dönemi. İlk mektepler ile ortalarda okutulup eğitildik. Oturup kalkarım, o yılların öğretmenlerine, üzerimde hakkı olan öğretmenlerime, mekanlarının cennet olması dilerim..

Öğretmenlerimiz bizlere kitap okuttururdu. Okuruz, ne anladığımızı sınıfımıza anlatırız. Doğru yanlış, amma anlatırız. Kemalettin Tuğcu başta olmak üzere Nat Pinkerton, Şerlok Holmes, Cingöz Recai’ler. Pardayyanlar, Kerime Nadir’ler, Leyla ile Mecnun’lar, Kırk Harami’ler, Kerem ile Aslı’lar ve Hz. Ali’lerle Hüseyin Rahmi’ler, Çakırcalı Mehmet Efeler ve Karamazof Kardeşler vs, vs..

Minareler şenlenince bir ara “Perihan abla” geldi. Ne olurmuş yani “Hoca camide” demişse. Küfrettik kendisine..

Al sana öyle ise, “ Aşk-ı memnu”.. Sokaklarda kimsecikler kalmıyordu, o ekranlara gelince..

Utandınız mı?

Yetmediyse buyurun başınıza taç edin, kendi malınız. Hem yerli, hem de milli. İsmindedir onun milliliği..

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ”

Minarelerimiz, o devrin havasında “tanrı uludurla” kirlendi. Allah diyenin de kafası kırılırdı. Evet öyle idi..

Şimdi tam tersi. Sanki ihtilal oldu ve her şey tepe taklak edildi. 

Minarelerde asli dil.. Camiler hem açık, hem de hep açık. Herkes davasında haklı, hayatından şikayetçi. 

Orospuluk rağbet, soygunculuk hürmet ve saygı görüyor. Millet, büyük küçük, kızlı erkekli, okumuş cahil, seksen milyon kitlenin, okuduğu ve seyrettiği her türlü çirkeflik hali her yerde apaçık pratikte..

Uygulansın için.. 

Açık olalım, utanmayalım. Ve dahi korkmayalım..

AKP’yi götürse götürse,

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ GÖTÜRECEK..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dürüst

Götürürse siz ne yapacaksınız, şu anda kaldırılıyor ama önlem almak amaçlı çok sayıda Diyanetten kişiler çalışıyor şu günlerde dün Çarşamba a haber sabah takvim olabilir yeni Şafak ta okumadım herhalde, ak Parti'nin gitmesi demek dini kazanımların bitmesi demektir.hdp CAMİ yakar,CHP ahır yapar Ezan yerine marş şarkı okutur Ezanimi ıslıklarla protesto etti domuz yediği ile övünür.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23