İftar mevsimi...

02 Mayıs 2019 Perşembe

İftar mevsiminin kapıları açıldı...

İftar sofraları, gelenekçi ailelerde yer sofrası biçiminde kurulur. Modernize edilen hanelerdeyse, masa sandalyeli yemek odalarında düzenleniyor. Hane dışındaki iftarlar ise büyük otel, lokanta, meşhur kebapçılar belediye gazinoları ve ramazana hürmeten içki satışına muvakkaten ara veren meyhanelerde sergilenirken, şirketler, partiler spor kulüpleri ve benzeri müesseseler tarafından düzenleniyor...

Hane iftarlarında genellikle sofraya oturanlar, o hanenin mensuplarıdır ve katakulliye kapalıdır. Eti ekmeği kendi paralarıyla almışlardır. Hane dışında tertip edilen müessese iftarlarıysa, melez karakterli alkolsüz ziyafet türünden özel maksat yemekli toplantısıdır..

Tertibinde şematik olarak, davulu ayının omzuna yüklerken, parsayı toplayan ayıcı kurnazlığını simgeler...

Melezliğinde etkin faktör, toplantıya katılanların cünüplükten arınmışlığındaki belirsizlik ve oruca karşı iç dünyasındaki tavrının da bilinmezliğidir...

İftar yemeğinin dini usul, kural, adap ve şartlarından koparıp laikliğin melez toplantılarında ibadete çevrildiğinde, yedirenle birlikte yiyenlerin de kendilerini samimiyetsizlikten koruyabilmeleri imkânsızdır. Ziyafeti tertipleyenler, yapılan masrafları matrahtan düşürdüklerinde, sıfatları hırsıza çıkarken, davetlilerin de her bir lokması, bilerek kul hakkından nasiplenme olup çıkar...

Tekke tarikat ocakları ve hocaefendiler, iftar üzerinden oynanan ali-cengiz oyununa nasıl bakarlar ve hatta, Peygamber hadislerine kıyasen değerlendirirler, bilmiyorum ve sormak da istemem. Niye günaha zorlayalım kendilerini?

Ziyafetin utkusu, parsa toplayıcısı konumundaki tertipçilerindir. Masraflı israf davulu da, devlet üzerinden sırtına vurulan milletin...

Hem de, beş kişilik asgari ücretlinin çay ve simitli ve üstelik bin liralık da tasarruflu aylık geçim hesabında kafası karışan milletin...

İster misiniz davet edildiğiniz melez iftarlarda helalliği meşkuk sofraların toplumdan kaçırılan kul haklarıyla oruç açmayı?

Evet” derseniz, afiyet olsun, hayrını görün....

Gelelim belediye iftarlarına.

Belediye iftarları iki türlüdür. Birisi açık alanlarda orta sınıf alt kademelerinde yaşayanlar için umuma açık çadır iftarları. Diğeri de, davetli misafirlerinin belediye temsilcileri tarafından istikbal edildikleri kapalı mekânlarda yarı melez karakterli özel yemekler...

Kapalı mekanda melez karakterli yemeğin masrafları kamu kaynaklarından karşılanırken, açık alan halk iftarları ise, tek ya da birkaç kişi tarafından halkın eliyle ortaklaşa karşılanır...

Bunlar hoştur, güzeldir, insanları birbirlerine bağlayıcıdır ve ayrıca, bereketlidir de...    

Güvenilirlik bakımından halka açık çadırlı belediye iftarları sağlıklıdır. Kravatlısı, takkelisi, kel kafalısı, çocuğu, delikanlısı, erkeği, kadını, havası ve avamı hep bir arada topluca kardeş kardeş, Kâbe’de namazda gibi, re hoş, ne tatlı... 

HAMİŞ:

70’lı yıllarda Milli Gazete’deki arkadaşlarla birlikte çadırsız iftarımızı biz kendimiz düzenlerdik. Hasan Karakaya, şimdi Ankara’da Abdülkadir Özkan, Başkan’ın mahalle kankası Mehmet Avcı, isimlerini hatırlayamadığım daha bir düzine arkadaş ve İbda’dan dostlar Ramazanın son Cuma iftarını yiyeceklerimiz elimizde, dışarıdan arzu edene buyur çekerek, Sultanahmet bahçesinde Besmele ile başlardık...

Sonra Kenan Evren diye birisi ortaya çıktı, sütün tadı kaçtı, bozuldu. Mehmet Avcı bu işi organize ederse, bu yıldan itibaren yeniden eski mutlu günlerimize geri döneceğiz inşallah...

Haberleşiriz, kapımız açık...

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • SumeyraSumeyra1 ay önce
    Camiye gelene kadar turkiyenin /80 i faize bulasmis niyebulasmis,nasil bulasmis, onunu kim acmis birazda onlari yazarsaniz iyi olur faiz 40musibet getirir biliyorsunuz, sizdemi cektiniz yoksa????
  • Ercan GüvenErcan Güven1 ay önce
    Atilla ağabey kaleminize sağlık yine esaslı bir konuya temas etmişsiniz. Kamu kaynakları kullanılarak verilen iftarlar Allah katında ne kadar makbuldu elbette onu orası bilir. Din konusundaki bilgilerim ancak kendime yetecek kadar ve ahkam kesmeyi de doğru bulmam.Garip gureba bu vesile ile orucunu açıyorsa ve başka da bir imkanı yoksa herhalde onların oruçları sakatlanmaz
  • kartalbeykartalbey1 ay önce
    Ayşe rumuzlu zat-ı muhterem. Atilla Bey’in yazılarına ekseriyetle yorum yazmaktasınız. Ancak yazdığınız yorumlar devamlı surette tenkit edici mahiyette. Atilla Bey “Allah birdir” dese (ki elbette demektedir) utanmasanız bunu bile tenkit edeceksiniz. Öte yandan yaptığınız tenkitlerin hemen hemen tamamı da ipe sapa gelir mahiyette olmayan tenkitler. Atilla Bey ile bir alıp veremediğiniz mi var acaba? Atilla Bey ile aranızda olan problem nedir? Atilla Bey siz veya bir yakınınız hakkında hoşunuza gitmeyen, açığa çıkmasını istemediğiniz doğruları yazdı da bu nedenle mi devamlı olarak saçmalıyor ve saçmaladıkça batıyorsunuz? Anlatır mısınız? Veya aranızda bir sıkıntı var ise bunu hukuk yolu ile halletmeyi neden düşünmüyorsunuz da burasını fuzuli ve aslı astarı olmayan tenkitlerinizle işgal ediyorsunuz? Edep hepimize lâzım, size ise bolca.
  • Yusuf Yusuf 1 ay önce
    Seviliyorsun Atilla baba. Selamlar saygılar hayırlı iftarlar
  • MısafirMısafir1 ay önce
    Ayşe hanım sizden ricam Atillah abinin yazılarını lütfen okumayın , çünkü sizde bu satırlardaki gizemi çözecek beyin yok diye düşünüyorum....
  • Ayşe Ayşe 1 ay önce
    Vatan toprakları haydut zorba siyonist ler tarafından sarılmış senin derdin her daim mide begenmedigin iftarlar vatan elden gidince hiç olmayacak beyim
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Bol harcamaya alışanların en büyük sıkıntısı harcama kısıtlanmasıdır . Uyuşturucu bağımlısı bulamayınca kırıze girer . Çok israf edenler de israf edecekleri ödenek bulamayınca uyuşturucu bulamayan lar gibi kırıze girer ve ilk işi ödenek bulup israf edecek yeni bir partiye gitmek. Buyurun Krallara layık sofralara .Bırakın yüzünde hasır izi olanRasulullah sav mi . Bırakın en fakirin yediğini yiyen ve enfakiri nin giydiğini giyen Hz ömer ranh. Amma her ortamda seviyoruz diye nara atın.

Günün Özeti