• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
20 Nisan 2020

İBAN’mış dertleri...

İyi kötü, şükürler Elhamdülillah. Yaşayıp gidiyorduk. Allah’ın nimetine dönüşmesini dilediğimiz KORONA, rahat ve düzenimizi bozdu. Yeme içme saatlerimiz değişti. Aradığımızı anında ve istediğimiz formda bulamaz olduk. Geleceğe yönelik endişelerimiz arttı. Minarelerimizden Allah’ımıza yakarışlarla, sela ve ezanlarımız birbirlerine karıştı…

En azından bu kadarcık imkan ve konfordan bile yoksun olanlarımız da mevcut. Yüce Mevlam, kainat çapında cümle kullarına yardımını esirgemesin…

¥

Önümüzdeki günlerde çok zorluklarla karşılaşacağımız kesin. İflaslar, işlerini kaybedenler hatta kafalarını yiyenler olacak. Devletin Hazine ve Maliyesi de büyük tahribata uğrayacak. Bunlar eşyanın tabiatı denilen sosyal determinasyon gereği olacak olanlar..

Devlet, maruz kaldığı kayıplarını, millet de sosyal dengesindeki bozulmayı tamir edecekler…

¥

Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan, verdiği bir İBAN numarasıyla restorasyon tabir edilen ayağa kalkış hareketinin Besmelesini çektiler..

KORONA saldırısının ağır yaralısı dar gelirli vatandaşlar için evvela havuzun temelini attılar. Bu havuzu, Kızılay üzerinden özel vakıflara milyonlarca dolarlık yardımda bulunanların himmetlerine sundular…

Bu hareketler, Türkiye ve Türkler bir yana, tüm insanlar ve insanlık için başta gelen dini ve milli sosyal görev, ayni zamanda bir mecburiyet idi. Şu anda memleketimi, devleti ve milletiyle birlikte vatanımızın idari ve iktisadi sorumluluğunu yüklenenler, isimleri, dinleri ve cinsleri ne olursa olsun, insan olduklarından, İBAN numarası üzerinden yürüyecekler…

Bunun lamı cimi yok… 

¥

Biyolojik aristokrasiden olsa gerek, ülkemizdeki bazı insan gurupları da haricilerle ayni karakterde. Bu yapı irsi midir, çevreden mi? Orasını bilemesem de, üzümün kızarması görüldüğü gibi çevreden. Lakin, hal ve keyfiyette tez ve davranışlarına bakıldığında, insanoğlunun ortak felsefesinde şunlar okunuyor..

“Tüm unsur ve varlıkların belirli bir görevi vardır. İnsanın hayatı, makamı ve mevkii önceden belirlenmiştir..

Peki, eşitlikçilere ne oluyor da, hangi hak ve selahiyetle kainat sahnesindeki bu farklılıkları inkar ederek, insanları eşitlemeye kalkışıyorlar

Demokrasi denilen sahte maymuncuğun, siyasi hakimiyeti en çok layık olanlar yerine, aşağıdaki, vasat insana ve alelade kaba köylüye teslime kalkışıyor. Bu reva mı?.”

Felsefeleri bu…

Yerli ve modern bir Türkiyeli bayanın insanların eşitliğine yönelttiği şu itiraz da ayni şekilde, çevreden.. 

“Dağdaki çobanın oyu ile benim oyum nasıl eşit olurmuş?” gibi..

¥

Politikanın zeminine baktığımızda, bu felsefe kurbanlarını, daimi mekanları olan muhalefet yakasında görüyoruz. Bunlar, kronik muhalifler olarak tanınıyor, resmediliyor. Halk dilinden yapıştırılan isimleri, “İstemezükçüler”..

İnanç ve felsefeleri şöyle..

Devlet adına açılan, Korona Krizinde işsizleşen fabrika işçilerinin, hurda kağıt kıtlığında tekerlekli çuvallarını dolduramaz duruma düşen kağıt toplayıcıların, Korona’ya karşı savunma cephesine çekilen küçük esnafın ihtiyaçlarına yardım amaçlı kampanyaya “istemezük” bayrağı çekerek karşı çıkanlar, açıkça demek istiyorlar ki,

“Uhrevi ya da dünyevi güçler tarafından bir şekilde yaratılmış bu dünyanın farklılıkları, sınırsızlığının yanında, sonsuzluğa dek uzantılıdır, kimsenin bu dengeyi bozmaya hak ve selahiyeti yoktur..

Düzenin muhafazası için gerekçeleri: 

Yardımlaşma kampanyası “Halkın cebine göz dikmektir..”        

Bütün dünya devletleri halka para öderken, bunlar halktan para topluyor..”

Şehir hastaneleri, yollar köprüler satılsın paraları halka dağıtılsın..”

“Saray da hastaneye kalbedilsin..”

Avrupalı yabanharicilerinin Korona’ya karşı savunma silahı da, bir tek formülden ibaret.

“Yaşlıları, acısız ızdırapsız ölümün mutluluğuna kavuşturmak..” 

¥

Haricilik, ayni felsefeden mayalandığından, her zeminde tek boyutludur İspanya ve İtalya yardımlarına yerlilerin haricilikteki gerekçesi de, bu mayanın ürünü. Yardım, Tayyip Erdoğan’ın özel şahsi yardımına çevrilmiş..

Oysa, şahsi özel yardımlar, hediyeleşme türünden hatıra olarak verilir.. 

Yakın bir zaman evvel, Türkiye’ye gelerek büyüklerimizin misafiri olan bir devlet başkanına özel bir hatıra olarak hediye düşünülmüş. Manukyan’a emir ve haber uçurulur. Takdim günü gelir ve taraflar, hediyeleriyle odalarına çekilirler…

Bir süre geçer hediyeyi alan devlet büyüğünden gelen mektupta, misafirin gonore kaptığı esefle bildirilir.

Hükümet de ceza olarak, bir süreliğine Manukyan’ı dostluktan aforoz eder…

Başkanlar arası şahsi hediyeleşme, yapılırsa, işte böyle yapılır. Bunun böyle olacağını bilmezler mi?.. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Benim oyumla dağdaki cobanın oyu ayı olamaz. Şu sözü söyleyene cobandan cevap. Hata bende seninle aynı sandıkta benim işim ne, ELHAMDULİLLAH ben müslümanım.
  • Yanıtla

Ercan Güven

Atilla ağabey kalemine sağlık. Yine döktürmüşsün. Baktım da bu sefer yazdıklarına menfi yorumda bulunan fazla kimse yok. Herhalde yazdıklarınızı hepten anlayamadılar veya bu sefer korona korkusundan cesaret edemediler. Belki de son satırlarda anlatmak istediğinizi kavrayacak bilgi dağarcığı olanlar artık tarih olmaya başlamıştır.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23