--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hökömete….

Atilla Özdür
Atilla Özdür
12

İmamoğlu, belediye çorbasına yüzde elli zam yapmış. Bununla da kalınmamış, park ücretlerine de ayni nispette zam...

Cari fiyatlar, raf ömürlerini tüketmişler, zamanı da geldiğinden, yenileştirilerek tahkimlenmiş...

En kolayıma gelen bir kamu hastanesiydi, öğrenmek için oraya koşturduk...

Seçimlerden önce dört liradan satılan bir kase çorba, iki paket Akdeniz ekmeğiyle birlikte altı liraya oturmuş. Belediye otoparkında da ücretlere eklemeler yapılmış. Pek önemli değil, çünkü polikliniklerde muayeneye gelen hastalara yüzde elli tenzilat...

Enayi avuntusu!...

Hastane bahçesinde İstanbul Platformundan bir arkadaşla karşılaştık. Tapu-Kadastro’nun Sultanahmet’li günlerinden bu yana kıdemli bir memuru. Ayak üstü konuşurken aldı beni sürükleyip götürdü hizmet gördüğü devlet dairesine...

İstedi ki, hallerini görelim. İyi de, ayağı kaldırımda yere basan sıradan bir kişiyim. Görsem ne olur, görmesem neye deva...!

İmamoğlu, çorbaya zam yapmışsa, hökömet de maaşlara yapıyor. Amaç, dengeyi sağlamaksa gerisi teferruat...

ÇALIŞMA ve Aile Bakanı’nın başkanlığındaki heyet 2020 ve 21 yılları için memurlara yapılacak maaş zammını yüzde dörde beşe ayarlamış. Bir sonraki seneye de, yüzde dört beş gibi...

Al kullan ve hayrını gör!...

Önümüzdeki bu iki sene fiyatlar genel seviyesi, bugünün çizgisinde kalırsa, yetmez amma evet denilebilir. Halbuki, çalışan kişiler biraz daha yaşlanmıştır, tecrübeleriyle birlikte ailelerinin cari masrafları çeşitlenmiştir, şöyle bir kaplıca keyfini yaşamak isteyebilirler. Lütfedilen bu maaş zammı, muhtemelen sadece yoğurtlu baklanın üzerindeki dere otu’nukarşılar....

Buna da eyvallah...

Politik sağın, sol da buna dahildir, bu uygulaması siyasetin genel kuralıdır, banka/matik sınıfı hariç, çalışma şartları ne olursa olsun vergisi kaynağında kesilen bütün çalışanlara şamildir...

Yiyip içtikleriniz sizin olsun, gezip gördüklerini anlat bakalım” derler. Anlatalım.... 

Derin tarihin karanlık deliklerinde kaybolup giden isimlerin yenilerde ortaya çıkan mirasçıları, aradıkları soy sop bilgilerini buralara gelerek, tapu memurlarının iş yığınını artırıyorlar...

Memurların odasında çöktük bir sandalyanın üzerine. İkram çaylar çayları kovalarken çalışanlar ise, akrep - yelkovan hareketinin farkına varamadan saat 12’yi buluyor...

İş takibine gelenler, müteahhitle anlaşmazlığa düşenler, gününde bitirilemeyecek işlerin ertesi güne sarkıtılmaması için yalvar yakan gidenlerin boğuntusunda öğle paydosunda süre, giderek kısalıyor....

Muameleleri tamamlanmış dosyaları kapatacak memurların beşeri kapasitesi günde beş dosyalık imiş. Bunu öğrendik...

Son günlerdeki otobüs yangınlarında sebebin motorların sürekli çalışma kapasitesini zorlamak olduğunu da, bu arada öğrenmiş olduk. Sürekli çalışma kapasitesi, istirahata çekilmeksizin motorun emniyetli çalıştırılabilme süresi imiş. Aksi halde uzun süre çalışma sonunda yapısına, teknolojisine ve tabiatına uygun dinlendirilmediğinde, motorlar alevlenip can ve mal zayiatına sebep oluyorlarmış...

Tapu dershanesinde epeyi pratik bilgiler edindik...

Peki, memurların, kapasitesi günlük beş dosyalık beşeri gücünün üzerine ilave dosyaları yüklerseniz, bu güc ısınarak patlarsa, nerede ve nasıl patlar?...

Daha doğmamış çocuğa don biçer gibi, memurlar için düşünülen hatta kararlaştırılan yüzde dörtlük beşlik maaş zammı ne işe yarar ve hangi yangını söndürebilir? ...

Çalışma Bakanı, sıradan sivil bir hanım. Vasat kimliğine bürünerek devlet dairelerini, sanki bir işi varmış havasıyla ara sıra ziyaret etmeli. Dün bir bugün iki, İstanbul Belediyesi kendisinin pişirip sattığı çorbasını yüzde elli zamladı...

Buna karşın gelirde yüzde dörtlük dere otu zammı ayıp ve utanç verici olmuyor mu?...

Memur, nereden karşılayacak çorbadaki bu fiyat farkını?...

Öyle uzun vadeli gelecek günler için yüzde üçlü beşli maaş zammıyla çalışanlarınızı önemsememe durumuna düşmeyiniz...

Geçenlerde Türk musikisinin pırlanta eserlerinden. “Akşam oldu hüzünlendim ben yine’ üzerineyalap çalapgitmiştik.. Şimdi ise buyurun Tatyos Efendi’ye...

MANİ OLUYOR HALİMİ 

TAKDİRE HİCABIM...,

ÜZME YETİŞİR ÜZME, firakınla harabım,

Mahvoldu sükunum, beni terk eyledi HABİM,

Üzme yetişir üzme, FİRAKINLA harabım...

Üzmeyin, terk eylemeyin sizleri sevenleri. Kendilerinden kaçarak harap etmeyin maaş ve ücret geliriyle geçinen vatandaşlarınızı...

Koltuklarınız, sizlere mülk değil. Vade tamam olduğunda yırtık çoraplarınızı bile tabutlarınıza alıp götüremiyeceksiniz, unutmayınız...

İnsafı elden bırakmayınız!... 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Hoca

7 Eylül 2019 09:22

Ne hikmetse İstanbul büyükşehir belediyesi nin yaptığı yüzde elli zam hiç sizi rahatsız etmiyor.Mesela hastane hizmetleri de bu oranda görseydi yine böyle masum mu gorecektiniz? Maaş pazarliginda verilen oran tabi ki az,ama onun kesin oranını enflasyon rakamları belirleyecek .Bize salak muamelesi yapmayın.

Ali

5 Eylül 2019 20:50

Kadınlar mı hep şiddet görüyor zülm görüyor. Dostuyla birlik olup kac koca öldürüldü emniyet sayısı kac. Başkasından COCUK peydahlayıp kocasına büyüttüren kac kadın emniyet kayıtlarında var. Kocasına iftira eden kac kadın var.

Hökömete

5 Eylül 2019 20:41

Adam karısını öldürdü adamı asın. Bir hafa sonra kadın kocasını öldürdü haber bile olmadı

...

5 Eylül 2019 17:17

... belediyelerin enflasyonu indireceğine ekonomik kötü gidişe bir dur diyeceğine dair bir inanç gelişmiş. Fakat enflasyon geneldir bölgesel bazda yapılacak önlemlerle engellenmesi söz konusu değildir. Çünkü kullanılan para birimine göre enflasyon ortaya çıkar. Enflasyonla beraber paranın değeri düşer ve alım gücün azalır. Üzülerek söylüyorumki belediyeler istediğini yapsın enflasyona ilişkin düzgün tedbirler hükümet tarafından alınmazsa zamlara engel olmak söz konusu olamayacaktır... Amacımız kimseyi kırmak değildir şurdakini buraya koymak değildir. Arada bir zülfi yare dokunduk. Tam yerine rast geldi manzara koyduk... saygılar sunarım..

Latif EKİCİ

5 Eylül 2019 16:02

Atilla hocam yazınızı zevkle okudum teşekkür ederiz; memur zamlarına'da değinmişsiniz ve dediklerinizden haklısınız. Sayın Ali Yalçın Bakanlık önündeki basın açıklamasında " TM Bankasının verdiği enflasyon kadar zam verinde bari pazarlık payı olsun...." Maalesef Devlet memurlara, Memur-Sene yanlış yaptı. Allah idarecilerimize feraset versin.

Mustafa

5 Eylül 2019 14:30

Kuranı kerim meallerinin dışında kalan din adına yazılmış bütün eserleri bir kenara bırakıp hatta geri dönüşüme gönderip Kurana dönmeden olmuyor olmadı olmayacak. Görünen köyü sormayın........... Kamer suresi 17_22_32_ve 40 andolsunki biz kuranı kolaylaştırdık düşünüp öğüt alan yokmu.

Şirin Aytaç

5 Eylül 2019 11:35

Sayın Hocam, dikkat testi filan mı yapıyorsunuz anlaşılmadı. Bu minvalde bir yazıyı "Tapu dershanesi" başlığıyla geçenlerde de yazmıştınız, sizin kalibrenizdeki bir insan konu sıkıntısı çekmez lakin bir fikir vermesi açısından; dün gazetenizde haber yapılan Ahmet Davutoğlu'nun AKP'den ayrılma nedenleri okuyucular tarafından hakarete maruz kaldı Davutğolu aleyhine oysa pek çok neden takdiri hak eden türden ilkeli davranışlarmış. Konu ile ilgili görüşlerinizi rica etmek abesle iştigal değildir inşallah.

CEVDETT

5 Eylül 2019 11:22

TOK AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ. ÇALIŞMA BAKANI KENDİ MAAŞINI BİLİR. İŞÇİYE %8+4 VERİRKEN MEMURA %4+4 VERMEK AYIP BİR ŞEY. NEREDEN BİLECEK 2000 TL ASGARİ ÜCRETLİNİN HALİNİ? BU VERİLEN ZAM ASGARİ ÜCRETLİYE 80 TL, GENEL MÜDÜRE 400 TL M.VEKİLİNE 800 TL OLUYOR. BU DA İŞİN BAŞKA ACI BİR YANI.

Ömer Tayyar

5 Eylül 2019 11:21

Bence çok gerçekçi bir yazı çalışma hayatını bilmeyen az kişiyle çok is yapılır mantığıyla gidiyorlar. Fakat yanılıyorlar karşısındakinin insan olduğunu unutuyorlar bu kişi yıllık iznine rahat rahat kullanma biliyorum hastalandiginda doktora gidebiliyor mu evine gidince yoğun işten kafasi rahat mi aldığı maaşla geçirebiliyor mu bunu bilen yok. Size bir hikaye ile yazıma son vereyim. Dervisin biri oğluna dugun edecek ama elde avuçta yok seyhime çıkayım durumu izah eder yardım alarmı demiş huzuruna çıkmış durumu anlatmış 5 bin liraya ihtiyacı olduğunu söylemiş şeyhi verin bu muride 2 bin lira demiş adam biraz hiddetle vird verirken 7 bin az 10 bin çeksin paraya gelince 2 bin yeter dediniz bu nasıl adalet demiş. Hükümetin kide o az maaş az kişi ile çok is yapmak üst kademe memurlara gelince yüksek maaşın yanında komisyon üyesi parası temsil parası derken 10 bin liralık maaş oluyor 18 bin garibanin maaşının yani yönü yok.. Selam ve dua ile Allaha emanet olun.

Mustafa Erdoğan

5 Eylül 2019 11:04

Biz Ak Partili bürokratlar dururken ne kadar komünist- kafir varsa boş kadrolara AKP’li bakanlar tarafından atandı. Biz homurdanınca da bize “2 kişiden birinin oyunu aldık, elbette Solcu kardeşlerimize de kadro vereceğiz!”diyerek savunma yaptılar! Biz göreve talip olunca “Görev istenmez verilir!” Dediler. İktidar olduk; boş kadrolara atanan seyyar kıbleli bu şerefsizler yüzünden muktedir olamadık. Bu yüde dörtlük Dere Otu zammını bize uygun görenler bu Kanserli Hücre şeklinde faaliyet gösterenlerdir. Dolayısıyla tüm bu yapılanları biz fazlasıyla hak ettik! Bir şey söylemeye hiç hakkımız yok! Reis yeniden partiye çeki-düzen verecekmiş! Hepsi hikaye, gemi batmak üzere! Sanayi ve Teknoloji bakanlığında 55 yaş altındaki Ak Partili 50 üst düzey bürokratı emekliliğe zorlamak için doğuya sürerken 70 yaşındaki bürokrasiden bihaber adamı Bakan Yardımcısı yaptılar! Bu sürgünlerde AKP’li bakanın imzası vardı, CHP’nin değil! Onlar, şerrinden emin oldukları için, dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakın tuttular. Yakın tuttukları düşmanları dost olmadı. Ama uzak tuttukları dostları düşman oldu. Herkes düşman safında toplanınca yıkılmaları mukadder oldu. Selvi gibi ümitler Döndü birer iğdeye, Geçti Bor’un pazarı Sür eşeğini Niğde’ye!

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle