• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
05 Eylül 2019

Hökömete….

İmamoğlu, belediye çorbasına yüzde elli zam yapmış. Bununla da kalınmamış, park ücretlerine de ayni nispette zam...

Cari fiyatlar, raf ömürlerini tüketmişler, zamanı da geldiğinden, yenileştirilerek tahkimlenmiş...

En kolayıma gelen bir kamu hastanesiydi, öğrenmek için oraya koşturduk...

Seçimlerden önce dört liradan satılan bir kase çorba, iki paket Akdeniz ekmeğiyle birlikte altı liraya oturmuş. Belediye otoparkında da ücretlere eklemeler yapılmış. Pek önemli değil, çünkü polikliniklerde muayeneye gelen hastalara yüzde elli tenzilat...

Enayi avuntusu!...

Hastane bahçesinde İstanbul Platformundan bir arkadaşla karşılaştık. Tapu-Kadastro’nun Sultanahmet’li günlerinden bu yana kıdemli bir memuru. Ayak üstü konuşurken aldı beni sürükleyip götürdü hizmet gördüğü devlet dairesine...

İstedi ki, hallerini görelim. İyi de, ayağı kaldırımda yere basan sıradan bir kişiyim. Görsem ne olur, görmesem neye deva...!

İmamoğlu, çorbaya zam yapmışsa, hökömet de maaşlara yapıyor. Amaç, dengeyi sağlamaksa gerisi teferruat...

ÇALIŞMA ve Aile Bakanı’nın başkanlığındaki heyet 2020 ve 21 yılları için memurlara yapılacak maaş zammını yüzde dörde beşe ayarlamış. Bir sonraki seneye de, yüzde dört beş gibi...

Al kullan ve hayrını gör!...

Önümüzdeki bu iki sene fiyatlar genel seviyesi, bugünün çizgisinde kalırsa, yetmez amma evet denilebilir. Halbuki, çalışan kişiler biraz daha yaşlanmıştır, tecrübeleriyle birlikte ailelerinin cari masrafları çeşitlenmiştir, şöyle bir kaplıca keyfini yaşamak isteyebilirler. Lütfedilen bu maaş zammı, muhtemelen sadece yoğurtlu baklanın üzerindeki dere otu’nukarşılar....

Buna da eyvallah...

Politik sağın, sol da buna dahildir, bu uygulaması siyasetin genel kuralıdır, banka/matik sınıfı hariç, çalışma şartları ne olursa olsun vergisi kaynağında kesilen bütün çalışanlara şamildir...

Yiyip içtikleriniz sizin olsun, gezip gördüklerini anlat bakalım” derler. Anlatalım.... 

Derin tarihin karanlık deliklerinde kaybolup giden isimlerin yenilerde ortaya çıkan mirasçıları, aradıkları soy sop bilgilerini buralara gelerek, tapu memurlarının iş yığınını artırıyorlar...

Memurların odasında çöktük bir sandalyanın üzerine. İkram çaylar çayları kovalarken çalışanlar ise, akrep - yelkovan hareketinin farkına varamadan saat 12’yi buluyor...

İş takibine gelenler, müteahhitle anlaşmazlığa düşenler, gününde bitirilemeyecek işlerin ertesi güne sarkıtılmaması için yalvar yakan gidenlerin boğuntusunda öğle paydosunda süre, giderek kısalıyor....

Muameleleri tamamlanmış dosyaları kapatacak memurların beşeri kapasitesi günde beş dosyalık imiş. Bunu öğrendik...

Son günlerdeki otobüs yangınlarında sebebin motorların sürekli çalışma kapasitesini zorlamak olduğunu da, bu arada öğrenmiş olduk. Sürekli çalışma kapasitesi, istirahata çekilmeksizin motorun emniyetli çalıştırılabilme süresi imiş. Aksi halde uzun süre çalışma sonunda yapısına, teknolojisine ve tabiatına uygun dinlendirilmediğinde, motorlar alevlenip can ve mal zayiatına sebep oluyorlarmış...

Tapu dershanesinde epeyi pratik bilgiler edindik...

Peki, memurların, kapasitesi günlük beş dosyalık beşeri gücünün üzerine ilave dosyaları yüklerseniz, bu güc ısınarak patlarsa, nerede ve nasıl patlar?...

Daha doğmamış çocuğa don biçer gibi, memurlar için düşünülen hatta kararlaştırılan yüzde dörtlük beşlik maaş zammı ne işe yarar ve hangi yangını söndürebilir? ...

Çalışma Bakanı, sıradan sivil bir hanım. Vasat kimliğine bürünerek devlet dairelerini, sanki bir işi varmış havasıyla ara sıra ziyaret etmeli. Dün bir bugün iki, İstanbul Belediyesi kendisinin pişirip sattığı çorbasını yüzde elli zamladı...

Buna karşın gelirde yüzde dörtlük dere otu zammı ayıp ve utanç verici olmuyor mu?...

Memur, nereden karşılayacak çorbadaki bu fiyat farkını?...

Öyle uzun vadeli gelecek günler için yüzde üçlü beşli maaş zammıyla çalışanlarınızı önemsememe durumuna düşmeyiniz...

Geçenlerde Türk musikisinin pırlanta eserlerinden. “Akşam oldu hüzünlendim ben yine’ üzerineyalap çalapgitmiştik.. Şimdi ise buyurun Tatyos Efendi’ye...

MANİ OLUYOR HALİMİ 

TAKDİRE HİCABIM...,

ÜZME YETİŞİR ÜZME, firakınla harabım,

Mahvoldu sükunum, beni terk eyledi HABİM,

Üzme yetişir üzme, FİRAKINLA harabım...

Üzmeyin, terk eylemeyin sizleri sevenleri. Kendilerinden kaçarak harap etmeyin maaş ve ücret geliriyle geçinen vatandaşlarınızı...

Koltuklarınız, sizlere mülk değil. Vade tamam olduğunda yırtık çoraplarınızı bile tabutlarınıza alıp götüremiyeceksiniz, unutmayınız...

İnsafı elden bırakmayınız!... 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yasin

İlk kez yazınızı okudum. Gerçekten çok beğendim. Atilla Bey verdiği örneklerle kültürel bilgi anlamında çok ilerde. kaleminize sağlık
  • Yanıtla

saygı

devlet yalan işler üzerine bina edilmemeli. iki yıl içinde fiat artışı %100 altında kalan bir ürün varmı?? halk ekmek in tam buğdayı bile %200 arttı. C. başkanı maaşı da bir kalemde %26 arttı, siyaset politikalar kurulu bile maaşını 18 binden 40 bine çıkardı. 5 liralık sarmısak 25 lira oldu, demir kömür %200, otomobil %200 petrol %250 soğan patates %400, otobüs biletleri %100 vs vs. arttı. hal böyle iken enflasyonu düşük gösterip memura %8 ve gelecek yıl %3 doğrulukla dürüstlükle izah edilmez. bu zülüm olur, ezdirmek olur. adalet reformu sadece avukatlara vatandaşı soydurma, haksızı kollayıp hakkı ayaklar altına alma,taşları bağlayıp köpekleri salıverme, rüşvetçilere yolsuzlara açılacak kamu davasını takdire bırakıp kamudaki hırsızlığı namussuzluğu meşrulaştırmadan ibarettir. millet bunu görüyor ve değerlendiriyor. işte gelinen nokta istanbul gibi bir kale kaybediliyor..ak partiye değil memlekete yazık oluyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23