Egemenlik, amma kimin ve nasıl?..

15 Nisan 2019 Pazartesi

Bayar ile İnönü bir araya gelerek, egemenliğin kullarım biçimi üzerinde fikir sohbetine başlıyorlar...

İnönü, girişi şöyle açar.

Demokrat Partisi 1924 Atatürk Anayasasına aykırı hareket etmemiştir. Celal Bayar ve arkadaşları anayasaya göre suçsuz idiler. Asılanlar da anayasaya göre suçsuz asıldılar. Hatta devamına girersek, 27 Mayıs hareketi Mustafa Kemal Anayasasının ihlalidir…

Demek ister ki, 27 Mayıs darbesi Atatürk’e ihanettir…

Devam eder.

Biz, Teşkilatı Esasiye Kanunu ile bir anayasa düzeni içinde idik. O anayasa düzeni, “Meclisten çıkacak kanunların anayasaya uygun olması lazımdır”, kaydını koymuştu. Herkes bu kayda riayet edecektir. Amma meclisten çıkan bir kanunun anayasaya uygun olup olmadığına da gene meclis karar verecektir. Çünkü biz, o zaman Anadolu İhtilali’ni yaptığımız zaman Vahdeti kuvva taraftarıydık. Öyle kazai hakim kararı ayrıdır, icra ayrıdır, öyle şey olmaz; millet vardır, seçilmiş meclis vardır; karar onundur. Bütün hak onundur; o ne derse doğrudur. Böyle inandık ve ihtilali yaptık, geçti.

“Cumhuriyet döneminin ilk yılları da bütün yetkilerin Meclis bünyesinde toplandığı “Meclis hükümet sistemi” de böyle idi”… diyor. 

Şimdi gelelim Celal Bayar’ın dediklerine:

“Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir ve bunu millet bizzat kullanır” ilkesinden mi hareket edilecek, yoksa Batı ülkelerinde uygulandığı gibi muhtar kuruluşlara dayanan yumuşak bir halk hakimiyeti gibi mi olacak” der ve birinci şıkkı önemser…

Her ikisi de, halkın doğrudan egemenlik hakkının bir başka kurumla ortaklaşa kullanımına karşı tavır alıyorlar…

İnönü, fikirlerine biraz açıklık getirmek için devam eder,

“Biz bin yıllık devlet geleneğinin içinden gelen devlet anlayışının temelleri üzerinden gideriz. Atatürk Anayasasına göre hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Büyük Millet Meclisi milletin yegane ve hakiki temsilcisi olup, millet namına hakkı hakimiyeti istimal eder…

Son günlerdeki konuşmalarına bakın, Devlet Bahçeli de ayni felsefeden gidiyor. KHK uygulamasını nereye koyacaksınız? Cumhurbaşkanları doğrudan halk tarafından seçilmiyorlar mı?.. 

“1961 anayasasında hakimiyet kayıtsız şartsız millete bırakılmıştır. Amma kullanış biçimi değiştirilmiştir. Millet egemenliğini, anayasasının koyduğu kurallara göre, yetkili organlar eliyle kullanır. 1961 anayasası, ulusal egemenliğin kullanılışına yeni ortaklar getirmektedir. SENATO, ANAYASA MAHKEMESİ, MİLLİ GÜVENLİK KURULU, ÜNİVERSİTE, TRT, PLANLAMA”, gibi…

Anlaşılan, 27 Mayısçılar Atatürk’ü dillerinden düşürmeme örtüsü altında egemenliğin kullanım tarzında Atatürk’ü bir kenara çekiyorlar. Düpedüz ret ve inkâr…

Peygamber Efendimiz’e çöl bedevisi, Kur’an-ı Kerim’e de çöl kanunu gözüyle bakış ve hakareti de, bu inkârcılar zamanında üretildi…

Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini, İnönü’nün, Atatürk Anayasası olarak isimlendirdiği 1924 anayasası ve Bayar-Menderes ekibinin tercihen arzuladığı yönetim sistemiyle birlikte ele alınıp incelendiğinde görülür ki, Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan, halk egemenliğinin idari sistemindeki kullanım tarzında,

Atatürk- İnönü ikilisinin özgül çizgisindedir…

27 Mayıs kadrosu, bu özgül çizgiyi bin yıllık devlet geleneğini tersine çevirip yönetimde bürokrasiyi, egemenliğin gerçek sahibi halkın önüne çekerken, isyanlarında Atatürk karşıtı olmalarına rağmen, darbelerinin ilham kaynağını Atatürk’e bağladılar…

“Politik hünsa” gibi bir şey

Kenan Evren’e ne diyelim?..

Adam, bütün fiziki hareketleriyle kendini Atatürk’e benzetmeye çalışarak, ömür tüketmesine karşın, halkın kayıtsız şartsız egemenlik hakkına el atan 1961 anayasasını, bir de kendi anayasasıyla desteklemesi, Atatürk’e ihanetin şeddeli bir örneğini oluşturmaktadır...

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • davut erdoğandavut erdoğan8 gün önce
    cumhurbaşkanını halk seçiyor, o da KHK çıkartıyor. tavşanın suyunun suyu.meclis ve anayasa bu işin neresinde? cb.'yi denetleme mekanizmaları nerede?
  • Mustafa Mustafa 8 gün önce
    Endonezya ve malezya islamla bir dürüst esnafla yayıldı. Rızkını onda dokuzu ticarette. Allah subhanehu ve teâlâ ile yapılan ticaret mi yoksa beşeri ticaret yalan dolan hile hurda malı teslim etmeme teslim alıp ödememe . Bu mu Rasulullah sav min kârlı ticareti. Bu diyen kurana Rasulullah sav me iftira atıyor. "Hani bizi aldatan bizden değildi." Bu millet kimden.
  • REİSREİS9 gün önce
    Sayın hocam bilirsiniz ki :KİTAB ve sayfaların Allah cc katından indirilmesi İnsanların işlerini DÜZEN'lemek ve ÇIKAN anlaşmazlıkları SULH etmek içindirBu milletin geldiği bu AŞAĞILIK halin tek sebebi MİLLETİ milletadına YÖNETEN BEYAZ TÜRK KAFİR'in KENDİ elleriyle YAZDIKLARI hükümler yasalar kanunlar sonucu aşağılık HAL'dir "Son 80 yıl teşri olan küfür hükümlerinin insanımızı getirdiği hali tahlil etmeliyiz'
  • nusret erisnusret eris9 gün önce
    Atilla Bey bu yazı için sizi tebrik ederim. Halk egemenliği işlerine gelince iyi gelmeyince hooop merkezden yönetim yani emir komuta bende. İşte bizde demokrasinin hali budur.
  • kemalizm laga lugadırkemalizm laga lugadır9 gün önce
    atatürk; onu tavada nasıl pişirip ortaya sunmak isterseniz, istediğiniz o şekilde sunulabileceğiniz bir sebzedir; 5618 öyle öngörüyor çünkü. Sonuçta komünist mehmet ali aybar da atatürkçüdür; faşist türkeş de; anlayın işte..

Günün Özeti