• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
07 Eylül 2020

Çiğiltepe…

(Günü geçmiş 30 Ağustos yazısı)

Çocukluk dönemimden ilk milli bayramı, 23 Nisan hazırlıklarından hatırlarım. İkinci Cihan harbi en kanlı vahşetiyle sürüp giderken, dört kurranın birden silah altına alınmasıyla başlayan, ekmekte karne döneminin acılı ve sıkıntılı günlerinde gelmişti 23 Nisan..

İlk mektep, üçüncü sınıftayız. Renkli kâğıtlarla süslemeler yapıyoruz. Aile büyüklerinin aksine biz çocuklar, neşe dolup coşuyoruz..

• 

Haydi diyelim ki asker, İnönü’nün, Menderes iktidarına karşı haksızcasına salladığı “sizi ben bile kurtaramam” tehdidinden gazlanarak 27 Mayıs’ta iktidara geldiler. Demokrasi adına belirli bir süre için yönetimi ellerine aldılar..

Anladık da, ömrü billah senatörlük ne oluyordu?. Akabinden, OYAK. Fasıllarının çoğunda da vergiden muafiyetli olarak !..

İsmet İnönü, kara borsaya karşı bürokrasiyi korumaya alırken askere, hem de ikinci bir ilave imtiyaz tanımasına rağmen, sivil memuruna MEYAK’ı çok gördü, neden?..

Niye halk-memur ayırımıyla korunan bürokratlara şeker, 60 kuruşa da, sıradan vasat halka 560 kuruş?..

Hem de sıkıyönetim himayesinde!                                                     

Hükümetler, kazançlı KİT’leri, seri halde özel sektöre hediyesine satarken, gelir dallarının pek çoğunda vergiden de muaf tutulan OYAK, bunların epeyini alarak, Türkiye’nin en büyük holdingi oldu..

Mayısından başlayıp Ekim ve Kasımlara kadar devam eden bayramlar iyidir, güzeldir ve sevilip sayılır. Hem sonra bayramın millisi, dinisi olmaz. Bayramlarda, mutluluk denizinde şükredilerek coşulur. Tamam, özelinde de resmisinde de bu böyle.

Amma, takkeler çıkarılır ve düşünülür. Nedir, nedendir bu bayram.

Evet, nedendir, sebebi hikmeti nedir?..                                                                 

Türkiye’de holdingleşme hareketi İzmir İktisat Kongresinde başlar. Birinci nesil holdinglerin bu kongreye olan şükranlık borcu, gündelikçi sivil halkın bayram resmi geçitleriyle coşan hissiyatına benzemezdi. Ve hiçbir zamanda da benzemedi.

Çünkü bu günün gündelikçi sivil halkından başkaları değildi, kendisine Cumhuriyeti armağan eden. Ne var ki, bunların esamisi bile okunmadı kongrede... 

Anam, kapımızın önünde oyunumuzu bozarcasına kolumdan tutarak, “Yürü, yarın bayram, sana fanila alacağız”!

Hatırlarım, çocukluk halimle anneme haykırdığımı. “Benim fanilam var, bak üstümde işte!” 

 Meğerleyim iki tane imiş fanilamın sayısı. İlk mektebin dördündeyim..

Her milli bayram öncesi Bursa Dağcılık Kulübünün camlarından okurduk. “Sayın valimizin himayelerinde bayram kutlama balomuz ve ilahiri teferruatını…   

Hayat, tek çizgide sür git devam etmiyor, edemiyor. Ekonominin zor şartlar altında normal seyrini değiştirmesi gibi, sosyal hayatın da resmi ve özel ritüellerinde kısıtlamalar mecburen gerekiyor. 

Bir misal;

Bu yılın zafer şenliklerinde, renk, desen ve format değişikliğine gidilişi gibi..                                                             

Benim ilk bayram şenliklerini seyre gidişim, ilk mektepli günlerimde olmuştur. Resmi geçide katılacak askeri birlikler ana caddede yerlerini almış bekleye dursun, sırtlarına ağır makinalı tüfeklerin yüklendiği katır azmanı katanalar önümüzde yer almıştı..

Köyden şehre göç hızlandıkça Türkiye’nin kendine yeterliliği de bir oranda kayboldu. Şehirli gençlerin bu katanasız ortamda, kendi özüne yabancılaşması da, pik noktasına ulaştı..

İstemez miydik askerimiz, hele hele günümüzün şu ateşli günlerinde tanklı toplu birlikleriyle duygularımızı bir kez daha resmigeçitleriyle canlandırsın?..

Amma şer cephesi açtı ağzını yumdu gözünü, 30 Ağustos, neden pas geçilmiş?..

Düşünsenize, kaç cephedeler?

Çiğiltepe’yi duyup işitmemiş, gidip görmemiş ve hayalinde de canlandırmamışların 30 Ağustos hakkında laf söylemeye hakları yoktur…

Kumandan, yardımcısına emrini verir: “Düşmanı temizleyip dört saat içerisinde tepeyi alacaksın”!.. Emir yerine getirilir ve tepe alınırsa da, bir saat gecikerek…

Görevli tabur kumandanı bu gecikmeyi askerliğin izzeti nefsine ve şerefine yediremez. Kendi hatası olarak gördüğü bu gecikmenin cezasını kendi canıyla öder. Çeker tabancasını kafasına, geri aldığı o tepede ruhunu teslim eder..

Ezan okunuyor ve Cumalar da eda ediliyorsa, bunların armağanıdır..

Kutlanası 30 Ağustos da budur, Cumhuriyet de..

Gerisi hainlik ve gevezelik..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kuvvacı Binbaşı Cevdet

Atilla bey güzel yazmışsınız da, İstiklal Savaşı komutanlarından Reşat Çiğiltepe’nin adını taşıyan okulun ismi değişti. Yeni isim okula bağış yapan vakfa ait. Bununla ilgili bir fikriniz var mı?
  • Yanıtla

Mehmet vahi yazar

Türkün. Kahramanligi vaktinde başaramadığı bir iş. için intihar edincemi ortaya çıkıyor İntihar ne olursa olsun ALLAHIN dinine göre haram Haram nasıl mubah oluyo kim söylemiş hadi bunu gavurlar soyler onlarin dinine uygun bezmi alemi bulaştirildığı harami defaatle yazdiniz umarim ne olursa olsun intaharinda haram olduğunu ayrintili bir şekilde yazarsın. 
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23